Zaten Türk Başbakan Recep T. Erdoğan, daha iki gün önce yaptığı açıklamayla, yapılacağı belirtilen düzenlemelerin ne kadar 'demokratik' olacağını bir kez daha yineledi: “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dedik ya. Bugün de yarın da buna söyleyeceğiz…"
Kürtler, bu ırkçı mantıktan demokrasi çıkmayacağını çok iyi biliyor ve bu mantığın manipülatif gündemlerinin arkasından sürüklenmeyecek kadar da tecrübeli.
AKP Hükümeti, basına sızdırdığı ve çok büyük yenilikler olarak pazarlamaya çalıştığı; bazı yer ismi değişiklikleri ve kamusal alanda Kürtçe'nin kullanımıyla Kürtleri peşinde sürükleyeceğini sanırken, aslında Kürtlerin gündeminden ne kadar kopuk olduğunu ve onları ne kadar geriden takip ettiğini gösteriyor. Ya da aklınca Kürtleri 'aptal' yerine koymaya çalışıyor. Gerek yerelde fiili olarak elde ettiği kazanımlar, gerekse de Rojava başta olmak üzere elde edilen ulusal kazanımlar nedeniyle Kürtler, AKP'nin hayal ettiğinin çok ilerisinde. Hep denir ya; "Kürtler zihinsel bir kopuşu yaşıyor", burada görülüyor ki, Türk devleti ve hükümeti de Kürtlerden benzer bir zihinsel kopuş içinde. Her iki taraf da birbirinden oldukça farklı dünyalar hayal ediyor…
Kürtler artık siyasal statüsüzlük üzerine kurulu hiçbir düzenlemeden ve palavradan heyecan duymaz. Kürtlerin tek paketi, bir siyasal statüyü garanti edecek düzenlemelerdir. Daha dün ajansa düşen, "Farklı tarihlerde yaşamını yitiren 84 PKK gerillasının cenazesi bulundukları yerlerden alınarak, Bitlis merkeze bağlı Olek Köyü'nde bulunan Xerzan Şehitliği'nde toprağa verildi" haberi bile, statü haricindeki paketlerin boş laftan öte anlamının olmadığını ve olmayacağını anlatmaya yeter…
Kürtlerin beklediği tek paket ‘statü’
Türk hükümeti tarafından 'demokrasi paketi' olarak adlandırılan ve bazı yasal değişiklikler içerdiği belirtilen düzenlemelerin bugün kamuoyuna açıklanması bekleniyor. Ancak Türk basını tarafından şişirilen ve Kürtleri beklentiye sokmaya yönelik propagandaya rağmen, Kürtlerin paketten ciddi bir beklentisi görünmüyor. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık'ın da vurguladığı gibi; eğer Kürtler heyecan duymuyorsa, demek ki paket onların taleplerine hitap etmiyor!..