Dolayısıyla son iki haftadır tüm dikkatler bu toplantı ve görüşme trafiğine çevrilmiş durumda.
Peki neler yaşandı?
PYD ve ENKS arasında Duhok’ta 9 günlük toplantı gerçekleştirildi. Masaya yatırılan tüm konularda bir uzlaşma sağlandı. Tüm güçler yönetimde yer alacak, ortak meclis kurulacak, askeri güçler tek çatı altında birleşecek. Duhok toplantısının özeti bu.
Duhok toplantısı sürerken Güney Kürdistan Federe Parlamentosu da Rojava kantonları eksenli özel toplantı yaptı. Toplantıda kantonların resmen tanınması ve Güney Kürdistan Federe Bölgesi'nde kantonların konsolosluk açması kararı alındı. Ardından PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, Federe Kürdistan bölgesinde çeşitli temaslarda bulundu. Bu temaslar sırasında karşılıklı birlik içeren mesajlar verildi. Hewler’de 43 Kürt partisi bir araya gelerek sorunlarını tartıştı ve yapılan açıklamalarda oldukça verimli bir toplantı olduğu deklere edildi. Kobanê'ye açılacak koridordan peşmergenin savaş cephesine geçeceği de bir başka önemli gelişmeydi. Gerilla ve YPG’nin peşmerge alanlarında ortak savunmaya geçişinden sonra peşmerge de başka bir parçada Kürt güçleriyle ortaklaşa Kürdistan'ı savunacak.
Peki tüm bunlar Kürt kamuoyunda nasıl karşılandı?
Bu gelişmelerden ortaya çıkan fotoğraf herkes tarafından Kürtlerin yeni döneme birlik halinde daha güçlü bir giriş yapacakları şeklinde okundu.
Bu fotoğraf Kürtlerde ulusal duyguları daha da kabarttı. Birlik yönünde beklentiler yükseldi. Güney Kürdistan sokaklarında konuştuğunuz herkes bu yönlü beklenti ve umutlarını dile getiriyor.
İşte tüm bu gelişmeler Kürtlere dönük tasfiye amaçlı saldırılar sonrasında yaşandı. Saldırılar Kürtlerin iradesini kırma amaçlı olsa da tersi yönde etki yaptı. “Uzlaşmaz çelişkileri var” denilen Kürt güçleri bir araya geldi. Kürt halkında ulusal duygular tavan yaptı. Gerilla ve peşmerge aynı mevzilerde çatışarak başarı elde edince bu düşünceler daha da perçinleşti. Bitirilmek istenen noktada Kürtler daha güçlü çıkışla karşılık verdi. Bu çıkış Kürtleri Duhok anlaşmasına taşıdı.
Bu anlaşma ve ortaklaşma kararları Kürt güçlerini yeni bir eşiğe taşıdı. Bu eşik ulusal birlik yönünde kalıcı adımlar atmaktır. Bu, zamanın zorunlu kıldığı bir gerekliliktir. Tasfiye konseptlerini boşa çıkarmak kadar doğru stratejide bir araya gelmek daha da önemlidir. Bunun perspektifini ortaya koyacak olan da ulusal kongredir. Bunun için en acilinden yapılması gereken, ulusal kongreyi toplayacak bir mekanizmanın oluşturulmasıdır.
Sokakta, kahvede, pazarda kime beklentilerini sorsanız aynı cevabı alırsınız.
Eğer ulusal kongre etrafında birlik sağlanırsa ne olur, sağlanmazsa ne olur?
Birincisi, bir araya gelinirse, Kürtler kesinlikle yeni dönemde statü sahibi olacak ve halklararası köklü birlikteliğin öncülüğünü yapacaklardır. Kürt demokrasisi ve barışı Ortadoğu demokrasisi ve barışına dönüşecektir.
İkincisi; bir araya gelinmezse, hakimiyet savaşları hep Kürdistan üzerinden gelişecek ve dolayısıyla bundan en fazla da Kürtler zarar göreceklerdir. Kaybeden Kürtler, kaybeden Ortadoğu halkları anlamına gelecektir.
Bunu görmek için geçen yüzyılın başında yaşananlara bakmak yeterli. Zira tarih en iyi öğreticidir.