“Yerelden Evrensele” sloganıyla yayın hayatını sürdüren Siirt’ten Öte Kültür ve Edebiyat Sitesi, Kürt dili açısından önemli bir projeye imza attı. 22 Mart’ta başlayan proje kapsamında, “Guldexwîn” adlı Kürtçe çocuk hikayesi sitede yayınlanmaya başlandı. Guldexwîn’i dünya ülkelerini gezerek kaleme aldığı gezi edebiyatı ve farklı dillerde yazdığı şiirleriyle bilinen şair ve seyyâh İbrahim Sediyani yazdı. Kürtlerin Heidi’si olarak tanımlanan ‘Guldexwîn’in resimlerini de ressam Zişan Özeke çizdi. Alman medyasının “Doğu’nun Karl May’ı” lakabını taktığı Sediyani’nin projesi, Kürtçe çocuk edebiyatı açısından da önemli bir gelişme. Öykü, çocukların anlayacağı bir dilde kaleme alınmış. “Guldexwîn”, www.siirttenote.com adlı siteden okunabilir.

Doğa sevgisi aşılayacak
Sediyani, İsviçre’nin çizgi film kahramanı Heidi’nin hayranı. „İsviçreliler’in Heidi’si varsa Kürtler’in de Guldexwîn’i olsun“ diyerek, Guldexwîn’i yazmaya başlar. Sediyani için doğa sevgisi, çevre bilinci ve ekolojik duyarlılık, dünyadaki her şeyden daha önemli. İsviçreli Heidi’nin de doğa sevgisi ve çevre bilincine önemli katkı sunduğunu düşünüyor.
Proje ile ilgili Siirt’ten Öte sitesine bir açıklama yapan Sediyani, Guldexwîn’i yazma nedenlerini şöyle anlatıyor: “Projemizin üç amacı vardır. Birincisi, bu öyküde mümkün mertebe çocuklara doğa sevgisi ve çevre bilinci aşılamayı hedefliyoruz. İkincisi, Kürtçe Çocuk Edebiyatı’na ölümsüz bir eser kazandırmayı amaçlıyoruz. Üçüncüsü ise anavatanı Hakkari, Zağros dağları olan ve dünyada sadece bizim topraklarımızda açan Guldexwîn çiçeğini dışarıya tanıtmak istiyoruz. Kısacası kendi topraklarımıza, kendi doğal güzelliklerimize, kendi halkımıza, kendi çocuklarımıza ve kendi dilimize hizmet etmek istiyoruz. Dünyanın en zengin dillerinden biri olan Kürtçe’ye hizmet etmek, şu fani dünya hayatında insana nasip olabilecek en onurlu gayretlerden biridir.“

‘Guldexwîn’in hedefleri büyük
Yaklaşık bir yıldır ön hazırlıklarını yaptığı “Guldexwîn” için “Hayatımın projesi” ifadelerini kullanan Sediyani, bu öykünün kitabından çizgi filmine kadar her şeyinin yapılacağını, tiyatro oyununun hazırlanıp tüm kentlerde oynanacağını, hatta okullara kadar gireceğini, bütün bu hedefleri belirleyerek projeyi başlattığını belirtiyor.


‘Guldexwîn’in öyküsü
“Guldexwîn” öyküsü, Colemerg’in Şemzînan ilçesinin bir dağ köyünde geçiyor. Guldexwîn, şirin mi şirin ama bir o kadar da yaramaz bir kız çocuğu. 4 yaşında. Çok sevimli, tıpkı Heidi gibi. İki dakika yerinde durmuyor. Bütün gün köyde yaramazlık yapıyor; danalarla, kuzularla ve sıpalarla oyun oynuyor. Bir küçük kedisi, bir kuzusu, bir sıpası, bir de sarı kuşu var Guldexwîn’in; bu hayvanlar onun arkadaşları. Arkadaşlarını çok seviyor.
Guldexwîn’in annesi ve babası yok. Yaşlı bir çiftin yanında kalıyor; onları dedesi ve ninesi sanıyor. Anne babasının kim olduklarını, ölüp ölmediklerini kimse bilmiyor. Bunu sadece yanında kaldığı yaşlı çift biliyor, ama kimseye söylemiyorlar. Guldexwîn’in gerçek ismi Elif. Ama herkes onu Guldexwîn diye çağırıyor.
Yanında kaldığı yaşlı adam bir gün Şemzînan’dan Wan’a gidiyor ve orada bir ay kadar kalıyor. Döndüğünde ise yanında bu küçük kız, Elif var. Elif yeni geldiği bu ortamda, hiç tanımadığı insanların arasında ilkin çok korkuyor ve utanıyor. Sürekli boynunu büküyor ve ağlıyor. İşte bu küçük kızın yeşil elbisesi üzerindeki sarı saçları ve hep boynunu büküp ağlama hali, köylüler tarafından guldexwîn çiçeğine benzetiliyor. Bu yüzden köylüler ona “Guldexwîn” adını takıyorlar.  Zamanla köylüler onun gerçek ismini bile unutuyor. Guldexwîn’i büyüten yaşlı adam ise, bir âlimdir. Konuştuğu her sözde, ağzından çıkan her cümlede bir hikmet, bir öğreti vardır.
Peki Guldexwîn’in gerçek anne-babası kim ve onlara ne oldu? Bu yaşlı adam onu Wan’dan nasıl getirdi, niçin getirdi? Burası bir sır. İbrahim Sediyani bunu şimdi açıklamıyor. Öykünün en sonunda ortaya çıkacak bu soruların cevapları sürpriz. Sadece küçük bir ipucu veriyor Sediyani: „Öykü her ne kadar çocuklara yönelik ve baştan sona neşeli bir öykü ise de, öykünün en sonunda büyük bir aile dramı var.“

‘Guldexwîn’ ne demek?
“Guldexwîn”, Kürdistan topraklarında açan bir çiçeğin ismi. Anavatanı, Colemerg’in Şemzînan ilçesi ve Zağros dağları. Kürtçede “Kan ağlayan gül” demek. Latince adı “Fritillaria Kurdica” yani „Kürt Çiçeği.” Türkçede „Ters Lale“ olarak da biliniyor. Bu gülün özelliği, yukarıya değil aşağıya bakması, sürekli boynubükük durması. Eğik olan başının içinden de su damlacıkları oluşuyor. n

KÜLTÜR SERVİSİ