Ortadoğu’da mezhep savaşları patlak verdi. Savaşın başladığı günden bugüne hep Hıristiyanlar da öldürüldü. IŞİD ve benzeri din örgütleri farklı olan herkesi yok etmek istiyorlar. Biz Kürtler ise ölen her kesimden insanlar için üzüldük. Ve elimizden geldikçe de mazlum halkları korumaya çalıştık. Rojava’da kardeşlik sınavını başarıyla geçtik. Şimdi sıra Güney Kürdistan’dadır. Ülkemizin güneyi de mazlumlara kucağını açmış bir durumda. Bir Kürt olarak bu durumdan gurur duydum. Çünkü her şeyden önce insan olmak gerekiyor.

Çağdışı zihniyetin infilak etmesi beklenen bir durumdu. Ve beklenen gerçekleşti. Kelleler kesiliyor, kadınlar tecavüze uğruyor, çocuklar öldürülüyor ve hatta kameraların önünde kalp bile yemişlerdi.

Tam bir vahşet örneği

Bu canilere insan demek istemiyorum. Evet, bu mahlûkatlar T.C başta olmak üzere birçok ülkeden destek alıyorlar. Türk devletinin amacı Kürtlerin kanla yaratmış oldukları kazanımları gasp etmektir. Yalnız, yanlış bir hesap içerisindeler. Kürtlere yapılan bu saldırı, yüz yıllık rüyalarını gerçekleştirecektir. Kürtleri bu saldırı birleştirecektir. Birliğe gelmeyen her yapı da yok olup gitmek zorundadır. Tam bir vahşet örneği olan IŞİD’de yok olup gidecektir. Tarihin akışını döndüremezsin. Buna kimsenin gücü yetmez. Çağın gereklerini yerine getirmek zorundayız. Zorunlu bir dönüşümdür bu.

Dönüm noktası

Kısacası Kürtler de bir dönüm noktasına geldiler. Ya birleşip bağımsız bir Kürdistan’a doğru yol alacaklardır. Ya da tarih sahnesinde yok olup gideceklerdir. Çünkü yapılan hesaplar Kürtlerin bitişi üzerinedir. Kararsızlık ve içine girilen bu ara dönem Kürt halkına büyük kaybettirecektir.
Eğer Kürtler bu duruşlarını devam ettirirlerse, Ortadoğu yangınında kazançlı çıkacaklardır. Çünkü Kürtlerin arasında din ve mezhep ayrımcılığı yoktur. Milliyet ayrımı da yapmazlar. Ülkemizde yaşayan Süryani ve Ermeniler de ülkemizin gülleridir. Evet, bunu herkes böyle bilsin. Gerektiğinde tek bir yürekte olabiliriz. Sadece Kürtler de örgüt ve parti sorunu vardır. Parti ve örgütlerin çıkarı ulusal çıkarlarımızın üzerinde olmamalıdır.

Dörde parçalanan yürek

Hep derim Amed, Kerkük, Afrin’le birlikte Şengal ve Dersim’de Kürtlerin birer kalbidir. Şengal’ı korumayan Kürtler, inanız ki insanlığını, özünü ve kimliğini de yitirecektir. Süryani ve Ermenileri korumayan Kürtler, ülkemizin en güzel renklerini yitireceklerdir. Halkımızın bu bilince ulaştığına da inanıyorum. Dörde parçalanan bir yürekti Kürdistan. Çok acılar çekildi. Acılar çekildikçe de insani duyguları gelişti. Vahşetle aralarına mesafe koydular. Çünkü vahşete maruz kaldılar. Tam bin yıldır bu vahşet devam ediyor. Ama iyi bir mücadeleyle tüm bu acılara son nokta koyulacaktır. Yeter ki Kürt partileri halka kulak versin. Gerisi çok çabuk gelecektir.
Kürtler doğru bir karar içerisindeler. Ülkemize gelebilecek her türlü saldırıya karşı koymak ve birleşmek elzemdir. Partilerin ve örgütlerin halkın birlik istemini iyi okumaları gerekiyor. Birlikten yana tavır koyan kazanacaktır. Birlikten yana tavır koyamayan da yok olup gidecektir, eminim bundan.
Geçmişte yaşanan tüm tatsızlıkların üzerine çizgi çekmek zorundayız. Birlik yönünde görevlerin çoğu PKK ve KDP’ye düşüyor. Bu iki partinin de tarihi rollerini iyi oynamaları gerekiyor. PKK’nin birlikte mücadele etme çağrıları olumluydu ve bizi sevindirdi.