
Mêrdîn’in Şemrex ilçesinde büyüyen Şevket Terkin, uzun yıllardır Hatay'ın İskenderun ilçesinde yaşıyor. Okula gitmeden kendi imkanlarıyla okuma-yazma öğrenen 73 yaşındaki Şevket Terkin, çok sayıda esere imza attı. Kitapları yayımlanmadan Kürdistan’da tanınmış yazarlar kategorisinde kabul gören Terkin, Ömer Altıntop’un hazırladığı 'Kürdistan Antoloji' de yer alıyor. Terkin ilerleyen yaşına rağmen okuma, yazma ile uğraştığı için; yaşadığı mahalle ve aile çevresi tarafından eleştiri aldığını belirtiyor.
Kürtçe yazının keşfi
Tekin'in eserleri arasında 600 sayfalık kendi yaşamını anlatan 'Lawikê Çiyayê Mazî' adlı romanı, Latin alfabesiyle Kürtçe mevlit, 15 bin Kürtçe atasözünü derlediği kitabı ile 43 Kürt yazarının yaşamı ve eserlerinden oluşan antoloji çalışmaları yer alıyor. İskenderun'da 'Kürtlerin Sokratesi' olarak tanınan 73 yaşındaki Terkin, okula hiç gitmemiş ama, okuma ve yazmayı 15 yaşında arkadaşlarından öğrenmiş. Terkin'in ilk okuduğu kitapları ise, develerle Mêrdîn'e giden babasının kendisine getirdiği 'Kan Kalesi' ve 'Kerem ile Aslı' adlı kitapları oluyor. Okumaya başladığı ilk yıllarda Kürtçe yazımından haberdar olmadığını söyleyen Terkin, Kürtçe ile tanışmasını ise şöyle anlatıyor: '1990'lı yıllarda Kürtçe yazı ne okumuş, ne de görmüştüm. İlk olarak bir derginin arka kapağında bulunan bir şiirle Kürtçe yazının varlığını keşfettim. Üzerimde büyük bir etki bırakmıştı. Bundan sonra da 'Mem u Zin' adlı kitapla tanıştım. Ancak Cigerxwîn'ın kitaplarının üzerimde büyük etkisi oldu. Tabii bu dönemde Azadiya Welat gazetesi çıkıyordu ve ben bu gazeteyi almak için her gün 2 km yürüyordum. Halen de aynısını yapıyorum. Azadiya Welat Gazetesi'ne minnettarım, benim en iyi dostumdur. Okuma ve yazma ekmek, su gibidir.'
Kürtçe latin harflerle Mevlit
İlk Kürtçe çıkan gazeteden, Kürtçe kültür-sanat dergilerinin tamamına yakınını ve Kürtçe tüm yayınların isimlerini ezberleyen Terkin, okuduğu her Kürtçe kitap, makale ve romandan notlar aldığını belirterek, o dönemde Kürtçe özdeyişleri yazmaya başladığını da sözlerine ekledi. 'Çünkü özdeyişler bir dilin özetidir, zenginliğini gösterir. Mesela Azadiya Welat Salname, Kürtçe sözlükler ile Pine gibi birçok kaynaktan 15 yıl boyunca notlar aldım' diyen Terkin geleceğe yönelik çalışmalarından söz ederken de, tarihi günlerin tamamını bir araya getirip Kürtçe yazacağını belirtti.
Tıp,geometri ve resimli anlatı
Terkin, yaşamını anlattığı romanında tıp, geometri ve resimli anlatım da kullandığını dile getirdi. 'Özellikle yaşamımı anlatan roman için çalışmaya gittiğim mekanların resimlerini çizdim. Ayrıca yaşamımda geçen birçok anekdotu geometrik çizimlerle de dile getirdim. Yine Kuran-i Kerim’i okuduğum gençlik yıllarımda bir imam ile olan yoğun tartışmamı da resimle dile getirdim. Kitapta hastalıklarım ile ilgili geçen detayları da insan anatomisi, iç organları, her birinin işlevini çizimle anlattım' diyen Terkin, çalışmasını gören ressamlar ve tıp öğrencilerinden olumlu yorumlar aldığını da kaydetti. 'Lawikê Çiyayê Mazi' adlı romanının ilk bölümünde ise, büyüdüğü koşulları anlattığını söylüyor.
Hakikati kitaplarda buldum
Okuma-yazmayı öğrenmeden önce çobanlık yaptığını ifade eden Terkin, kendisine Allah tarafından ‘vahi’ geleceğine inandığını da aktarıyor. Zaman içerisinde inançların felsefesine inmesinden kaynaklı toplum içerisinde büyük sıkıntılarla karşılaştığını da vurgulayan Terkin, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Gençliğimin ilk yıllarında yaptığım ibadet nedeniyle bana vahi geleceğini düşünüyordum. Keçileri otlatırken bile omzumda seccadem vardı. Zamanımın büyük çoğunluğunu ibadet etmekle geçiriyordum. Ancak felsefe ile buluştuğumda kafamdaki soru işaretlerini hiç sakınmadan dile getirdim. Özellikle dini alet eden kişi ve sistemlere çekinmeden karşı çıktım. Bu da toplumda karşıma büyük engellerin çıkmasına neden oldu. Şu anda bile zamanımın büyük çoğunluğunu yazarak ve araştırarak geçirdiğim için yaşıtlarım tarafından yadırganıyorum. Bu muameleyi en yakınlarım dahi yapıyor, beni anlamıyorlar. Toplum Kürt Halk Önderi Öcalan’ı anlayabilseydi şu an hiçbirimiz bu sıkıntıyı yaşamazdık. Eserlerimden dolayı anlam veren bir kesim insan olsa da; yaşadığım sosyal çevre ilimden ve bilimden kopartılmış yoksul bir toplum. Ama ben hakikati kitaplarda buldum.'
Kürtçe antoloji
Kürt yazarların kitaplarını araştırarak antoloji hazırladığını ifade eden Terkin, hazırladığı kitapların basımı için muhatap bulamadığını söyledi. Hazırladığı 60 sayfalık Kürtçe antolojide ise, aralarında Cigerxwîn, Musa Anter, Celadet Ali Berixan, Prof. Qenadê Kurdo, Ehmedê Xanê, Mehmed Uzun ve Feşidê Kurd gibi 43 yazarın yaşamını anlattığını aktardı. Yazdıklarını bilgisayar ortamına kendisinin aktardığını ifade eden Terkin, 'Geçen sene kitaplarımın basımı için İstanbul’a gittim ancak bilgisayar ortamında olmadığı için zaman alacağını ve dijital ortama çekilmesini istediler. Kendim hayatımda kullanmadığım bilgisayara, tüm kitaplarımı aylarca süren çalışma sonucunda kaydettim. Ancak birilerinin uğraşması gerekiyor. Ben de tek başıma İstanbul’a gitmeyi göze alamıyorum' dedi. Hazırladığı kitaplarını bastırmak isteyen Terkin, ömrünün kalan kısmını da Kürtçeye hizmet ederek geçirmek istediğini söyledi.
FERHAT ARSLAN/ANF / ÊLÎH