Çıkarılan yasaya tepki gösteren Pedagog Derya Koptekin, yasayı ve doğuracak sonuçları değerlendirdi.
Cinsellik suç sayılacak
Çocuk ve gençlerin birbirleriyle yaşayacakları cinsel deneyimler ile yetişkinlerin çocuklara yönelik cinsel istismarına aynı düzenlemede yer verildiğini kaydeden Koptekin, bunun toplumda cinselliğin suç ile eşitlenmesine yol açacak oldukça vahim bir algı yaratılmış olduğuna dikkat çekti. Koptekin, "Dolayısıyla, istismar ve taciz ile gençlerin kendi rızalarıyla yaşadığı, tam da o yaş aralığında sağlıklı cinsel gelişimin göstergeleri sayılan cinsel deneyimler arasında ayrım gözetmeyen bir iktidarın, kadınları, çocukları ve LGBT bireyleri cinsel suçlardan koruyabileceğine nasıl ikna olabiliriz ki? Cinsel özgürlüklerin sınırlandırılmasının, daha büyük suçların ve mağduriyetlerin ortaya çıkmasından başka bir sonuç doğurmadığını zaten biliyoruz" diye kaydetti.
Suçu hastalık gören eril akıl
Toplumda cinsellik algısının bir hayli katı ahlaki yargılarla biçimlendiğini dile getiren Koptekin, "Çocuk ve gençler için cinselliğin, bırakın deneyimlemeyi, hakkında konuşmalarının bile ayıplandığı bir alan olduğunu düşünürsek, bir de bunu yasal cezalandırmalara tabi kılmak demek, kuşakların ruhsal ve cinsel gelişimlerini sakatlamak demektir. Bunun çok ciddi sonuçları olacaktır elbette. Burada da payın daha çok kadına düştüğünü, 'kirli-tekinsiz-baştan çıkaran kadın' kalıplarının diriltilip, 'haz alan ve buna da hakkı olan kadın' kabulünün reddine dönüştüğünü söyleyebiliriz" şeklinde ifade etti.
Yasa bir bütün olarak değerlendirildiğinde, cinsel özgürlükleri suç, suçu da hastalık olarak gören eril, sağ, muhafazakar bir aklın ürünü olduğu anlaşıldığını ifade eden Koptekin, yasanın bu haliyle sorunların çözümüne ilişkin uzak kaldığını belirtti.
HANDAN TUFAN/DİHA/İZMİR