İngiltere Gündemi


İngiltere’de, 8 Haziran’daki erken genel seçimde çoğunluğunu kaybeden Muhafazakar Parti, Kuzey İrlanda’daki Demokratik Birlik Partisi’yle (DUP) azınlık hükümeti için 26 Haziran’da bir anlaşma sağlamıştı. Bu bir koalisyon hükümeti değil sadece hükümeti kurması için Muhafazakarların ihtiyacı olan vekillerin tamamlanması için yapılmış bir anlaşmaydı. Anlaşma 5 yıl geçerli olup 2 yılın sonunda tekrar gözden geçirilecek. 

Muhafazakar hükümeti, bu anlaşmaya karşılık Kuzey İrlanda’ya 2 yıl boyunca 1 milyar sterlin ek mali destek sağlanacağını açıklamıştı. Birleşik Krallık 4 ülkeden oluşuyor. Galler, Kuzey İrlanda, İskoçya ve İngiltere. Bu dört ülkeden neden Kuzey İrlanda’nın sırf hükümeti kurmayı mümkün kıldırdığı için ek ödemeyle torpil geçilmesi hiç kimsenin içine sinmedi. Mesele ek ödemeden çok daha derin. Bu hükümet anlaşmasının Kuzey İrlanda’yla ilgili büyük bir krizi tetikleyebileceği kaygıları gittikçe artıyor. Bu anlaşmayla İngiltere hükümeti, Birlik yanlıları (DUP) ya da Cumhuriyetçiler (IRA temelli Sinn Fein partisi) arasında Birlik yanlıların tarafını tutmuş oluyor. 

DUP ve Sinn Fein’in hemen hemen aynı oranda Kuzey İrlandalı destekçisi bulunuyor. Bu güne dek Britanya hükümeti tarafları bir araya getirmeye çalışan tarafsız bir rol oynadı. 1998’de imzalanan ve Hayırlı Cuma denilen barış anlaşmasının akıbeti için Britanya hükümetinin tarafsız olması gerekiyor. Hükümet için DUP ile yapılan anlaşma bu Hayırlı Cuma anlaşmasının ihlali anlamına geliyor. 

Aynı zamanda DUP, eşcinsel evliliğe, kürtaja karşı olmakla birlikte idamı savunan çok gerici bir parti. Bu parti ile bir anlaşma yapmak Britanya’nın üzerine kurulu olduğu değerleri bir kalemde silmek demek. Hem de ne uğruna, çoğunluğu alan bir partinin hükümet olması uğruna. Muhafazakar vekillerin önemli bir bölümü DUP’un politikalarına karşı. İskoçya’daki Muhafazakar Partinin lideri bile eşcinsel bir kadın. Yani nerden tutsan elde kalacak bir anlaşma. 

Kuzey İrlanda’daki barışı riske attığı gerekçesiyle Başbakan Theresa May hükümetine bir dava açılması için ilk temeller atıldı. Bu hafta mahkemeye başvurunun yapılması bekleniyor. Hukuki masrafları karşılayabilmek içinde bir fon kampanyası başlatıldı. Fonun, Crowdfunding denen bir kuruluş aracılığıyla toplanılması için uğraşılıyor.

Crowdfunding 2008 yılından beri yenilikçi, kişisel, yaratıcı, endüstriyel, yardım kurumu ve toplum merkezlerinin projelerini destekleyen uluslararası bir platform. Bu platform 3’ünün Yüksek Mahkemeye intikal ettiği toplamda 160 farklı davanın masraflarının karşılanması için 3 milyon sterlin toplayabilmiş bir platform. Hükümetin DUP ile anlaşmasını mahkemeye taşıması için ilk etapta 20 bin sterlin gibi bir paranın toplanması gerekiyor. İleride dava masrafları için daha fazla paraya ihtiyaç mutlaka olacaktır, ama Britanya’da hukukun işlediğini görmek isteyenler çoğunlukta. Yani bu paranın toplanması işten bile değil. 

Bu hukuki itiraz eylemi, Kuzey İrlanda’daki Yeşiller Partisinden Ciaran McClean tarafından başlatıldı. McClean bir politikacı olarak değil bir vatandaş olarak yargıya başvurdu. Bu önemli bir dava çünkü, bu dava herhangi bir vatandaşın hükümetin ihlallerini yargıya taşıyabileceği anlamına geliyor. Bir vatandaşın koca bir hükümete sorumluluğunu hatırlatıp hukuki yollarla hak arayışına girişebilmesi için gerekli mekanizmaların olması ve gerektiğinde bu mekanizmaların devreye girmesi çok övülesi bir demokrasi örneği. McClean’ın davası olumlu sonuçlanıp Başbakan May’in yaptığı anlaşmayı fes etmesi durumunda da bu dava ise dünyada eşine az rastlanır bir adalet örneği olacaktır.