Bir süredir İngiltere gündeminde fazlaca yer almayan Kuzey İrlanda, son günlerdeki bayrak kriziyle varlığını yeniden hatırlattı. Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast’ın belediye meclisi, belediye binasındaki İngiltere bayrağının artık sadece özel günlerde göndere çekilmesi yönünde bir karar alınca ortalık yine karıştı. Karardan hemen sonra İngiltere ile bağları sürdürme taraftarı olan Protestan birlik yanlıları, ellerinde Birleşik Krallık bayraklarıyla gösterilere başladı. 10 günü aşkın bir süredir devam eden olaylarda şu ana kadar onlarca gösterici gözaltına alındı ve 30’dan fazla güvenlik görevlisi yaralandı. Geçtiğimiz Pazartesi günü Protestan sokak çetesi olduğu tahmin edilen bir grup, içinde kadın bir polis memuru bulunan sivil bir polis otosunun camını kırarak içine molotof kokteyli atarak kaçtı.
Hem İngiltere hem de İrlanda hükümetleri tarafından kınanarak derhal son verilmesi istenen olaylar hakkında, göstericilerin destek verdiği Ulster Birlik Partisi başkanı Mike Nesbitt’de görüş bildirerek göstericilere şiddeti hemen durdurma çağrısı yaptı. Olayların devam ettiği zamanlarda Avrupa turunda olan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’da Kuzey İrlanda’ya kısa bir ziyaret gerçekleştirerek barış mesajları verdi. Fakat tüm bu çağrılara rağmen gösteriler henüz tam olarak sonlanmış değil.
Olaylar üzerine en ilginç açıklamalardan biri de Kuzey İrlanda polis şefi Matt Baggott’dan geldi. Ayaklanmalarda yaşanan şiddetten birlik yanlısı paramiliter grupları sorumlu tutan Baggott, bir bayrağa bağlı olmanın demokrasiden ödün vermek anlamına gelemeyeceğini, sokak şiddetini kullanarak insanların özgür iradesiyle aldığı kararların değiştirilmeye çalışılmasının mümkün olamayacağını belirtti. Şimdiye kadar genellikle ayrılıkçı Katolik grupların eylemlerini kınamak için kullanılan sözlerin bu defa İngiltere ve statüko yanlısı grupları için kullanılıyor olması ilginç oldu. Polis şefinin açıklaması, ayrıca İngiltere devleti eliyle oluşturulan ve kirli savaş taktikleriyle yıllarca desteklenen paramiliter grupların artık devletin kontrolünden bile çıkmış olduğuna dair bir itiraf içermesi açısından da önemliydi.
Kuzey İrlanda’da on yıllardır devam eden çatışmalarda İrlanda Cumhuriyeti ile birleşme yanlısı Katolik Cumhuriyetçiler, ki İngiltere tarafından yıllarca bölücü olarak nitelendirildiler, İngiltere’nin desteklediği birlik yanlısı Protestanlar tarafından sürekli hedef olarak gösterildiler ve devlet destekli şiddetin mağduru oldular. Dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair tarafından yeniden başlatılan barış sürecine kadar gerek bizzat İngiltere ordusu, gerekse de devletin el altından silah ve para yardımı yaptığı paramiliter gruplar Katoliklere karşı devlet terörü estirdiler. Barış süreciyle birlikte IRA’ya karşı İngiltere medyasında da bir yumuşama dönemi başladı ve artık ‘bölücü teröristler’ tanımlaması yerine daha ziyade ‘muhalif cumhuriyetçiler’ terimi kullanılmaya başlandı.
Bayrak krizi olarak tanımlanan olayların gerçek sebeplerinin farklı olduğuna dair çeşitli teoriler de var. Yakın bir zaman önce Newry’deki bir çocuk parkına 1981’deki açlık grevinde hayatını kaybeden IRA üyesi Raymond McCreesh’in isminin verilmesi ve son olarak belediyede her kesimden insanların kendini rahat hissedeceği tarafsız alanlar yaratmak adına İngiltere bayrağın kaldırılması kararlarının, Protestan kitlenin huzursuzluklarını arttırdığı düşünülüyor. Ayrıca Katoliklerin birleşmek istedikleri İrlanda Cumhuriyetinin ekonomik kriz nedeniyle IMF ile masaya oturması ve ekonomik anlamda parlak durumda olmaması nedeniyle Protestanların daha da kaygılandığına dair görüşler var. Fakat tüm bu gelişmeler, sokak şiddetiyle güç gösterisi yapma aşamasına gelmelerini haklı çıkarmıyor elbette.
Gelinen noktada tek elde ettikleri şey, demokratik yöntemlerle seçilen belediye meclisinin kararlarını beğenmiyorlarsa yine demokratik süreci kullanarak bunu değiştirmeleri yönünde tavsiye almak oldu. Üstelik de yıllardır sırtlarını sıvazlayan kesimlerden bu tavsiyeyi aldılar. Bu süreçten Türkiye’ye dair örnekler çıkarmayı da okuyucularımıza bırakıyoruz.
Kuzey İrlanda’da bayrak krizi
İngiltere Gündemi