Leyla Güven, Amed’de düzenlenen mitinge gönderdiği mesajında, talebinin Kürt halkının talebi olduğunu ve tecrit kırılıncaya kadar eyleminden vazgeçmeyeceğini söyledi. Güven, şunun altını çizdi: “İnancımız ve irademizle bu direnişimiz başarıya ulaşacaktır.”

Tecride karşı 73 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven, partisi HDP’nin açlık grevlerine destek için Diyarbakır’da düzenlediğ mitinge mesaj gönderdi. PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılıncaya kadar eylemini sürdüreceğini vurgulayan Güven, “İnancımız ve irademizle bu direnişimiz başarıya ulaşacaktır” dedi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ve buna karşı girilen açlık grevi eylemlerine dikkat çekmek amacıyla “Demokrasi, özgürlük ve adalet” şiarıyla Diyarbakır’ın İstasyon Meydanı’nda düzenlediği miting başladı. Mitinge, Diyarbakır ve bölge kentlerinden on binlerce  kişi katıldı.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven öncülüğünde tecridin kaldırılması talebiyle cezaevlerinde başlatılan açlık grevi eylemlerine dikkat çekmek amacıyla “Demokrasi, özgürlük ve adalet” şiarıyla Amed’de miting düzenledi. İstasyon Meydanı’nda önceki gün yapılan mutunge akıyor. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı miting alanına, “Leyla Güven haklıdır”, “Savaşın, OHAL’in, KHK’lerin karşısında barış kazanacak”, “Halkın iradesi yok sayılamaz, halkın iradesi gasp edilemez”, “Kardeşliğin dünyasını emekle ve mücadele ile kuracağız” yazılı pankartlar asıldı. Mitinge, bölgenin dört bir yanından akın eden binlerce yurttaşın yanı sıra kentte bulunan emek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, barış anneleri, HDP’nin 5 Haziran 2015’te düzenlediği “Büyük insanlık” mitingine yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırıda yaralananlar ve Amedspor taraftar grupları katıldı. Bölgenin dört bir yanından İstasyon Meydanı’na akın eden binler, hep bir ağızdan “Leyla Güven onurumuzdur” ve “Bijî berxwedana zindanan” sloganları ve zılgıtlarla alana girdi.

Miting, şehitlere saygı duruşuyla başladı. Ardından “siyasi tutsaklar onurumuzdur”, “Katil Erdoğan” sloganları yükseldi.

Geri adım atmayacağız

Kurulan sahneye ilk olarak Tertip Komitesi adına Ramazan Kaval çıktı. Miting alanında bulunan kitleyi selamlayan Kaval, “Tecrit ve açlık grevleri için buradayız. Omuz omuza verirsek bu tecridi kırabiliriz. Leyla Güven’in talebi, hepimizin talebidir. Bugün duruşumuz ile bize ne düşüyorsa yapacağız ve tek bir adım geri atmayacağız. Buradan bir kez daha sesleniyoruz; mutlaka kazanacağız. Aksini kabul etmeyeceğiz” dedi.

 Açlık grevine katılanların isimleri ve tutuklu bulundukları cezaevlerinin isimleri okunmasının ardından HDP’li vekiller sahneye çıkarak halkı selamladı.

Mitingde tecride karşı 75 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven’in gönderdiği mesaj paylaşıldı. Güven’in mesajını HDP Amed Milletvekili Dersim Dağ okudu.

Eylemimden vazgeçmeyeceğim

Güven’in mesajı şöyle: “Değerli halkımız ve kadın yoldaşlarım; Botan’ın Serhat’ın aydınlık yüzleri merhaba.

Her birinizi ayrı ayrı selamlıyor ve bu süreci başarıya ulaştıracağımıza inanıyorum. Sayın Öcalan toplumsal barışın öncüsüdür. Bunu pratik ve teorik olarak kanıtladı. Eylemim daha ilk günden 7’den 70’e sahiplendi. Bir açıdan sesimizi duyurduğumuza ve karşılık bulduğuna tanıklık etmekteyiz.

İnancımız ve irademizle bu direnişimiz başarıya ulaşacaktır. Geçtiğimiz şu tarihi süreçte deyim yerindeyse duvarları yıka yıka tutsak edilemeyecek yarınlarda buluşmak moral ifadesidir benim için. Talebim, Kürt halkının talebidi. Bu tecrit kırılmayıncaya kadar eylemimden vazgeçemeyeceğimi belirtiyorum. Sizleri bu direniş günlerinde başarı ile çıkacağımız inancıyla selamlıyorum.”

Kaçarak gidecekler

   

DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk de mitingdeki konuşmasında  AKP-MHP faşist iktidarının, Kürt halkının direnişi karşısında kaçarak gideceğini söyledi. Öztürk, “Sayın Öcalan bir kişi değil, Kürt halkının iradesidir. Tecrit, Kürt halkının iradesine yöneliktir. İrademizi, kimliğimizi kimseye teslim etmeyeceğiz. Kemal ve Mazlumlar nasıl direndiyse Leyla Güven de tecridin parçalanması için tarihi bir direniş sergiliyor” dedi.

Bu zihniyetle kardeş değiliz

Türk iktidar zihniyetiyle kardeş olmadıklarını, bundan sonra da kardeşlik yapmayacaklarını vurgulayan Öztdürk, “Sur, Cizre, Nusaybin, Gever’i yıkarken kardeşliğiniz neredeydi? Cenazelerimiz yerde sürüklenirken, kardeşliğiniz neredeydi? Kürt halkının iradesi ayakta. Leyla Güven ve tutuklu arkadaşlarımız, zafere ulaşacaktır. Zafer Kürt halkının olacaktır” şeklinde konuştu.

  [gallery ids="155791,155790,155789,155788"]  

 Hayal kırıklığına uğrayacaklar

 Ardından Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Mehmet Arslan, halka seslendi. Kürt halkına ve mücadelesine saldırıların hiçbir zaman cevapsız kalmayacağını belirten Arslan, şunları ifade etti: AKP bu faşist anlayışa karşı teslim olacak bir tane Kürt bulamayacaktır. En büyük örneği, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, Sebahat Tuncel ve yüzlerce Kürt siyasi tutsağın eylemidir. Kürtleri teslim almayı düşünenler hayal kırıklığına uğrayacaklardır.”

Zaman kaybetmeden

HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan da miting alanını dolduran on binlerce kişinin alkış ve sloganları arasında konuşmasına başladı. “Leyla Güven sıradan bir tutuklu değildir. Leyla Güven, DTK’nin eşbaşkanıdır, kadındır, Hakkari halkının seçilmiş temsilcisidir, parlamentonun tutuklu tek milletvekilidir. Başlatmış olduğu açlık grevi de öyle duyulmadan, sessizce, kulak tıkayarak görmezden gelinecek bir eylem değildir” diyen Buldan, açlık grevi ile birlikte Ankara’ya, siyasi iradeye, ‘tecridi kabul etmiyoruz, bir an önce kaldırılmalıdır’ mesajı verildiğini söyledi.

75 gündür süren açlık grevinin artık sonlanması için tecridin bir an önce kaldırılması gerektiğini kaydeden Buldan, şunları dile getirdi: “Zaman kaybetmeden, geç olmadan, avukat ve aile görüşmelerinin bir takvime bağlanması ve sağlanması gerekiyor. Bir kez daha bu meydandan Ankara’ya bu mesajı veriyoruz; Leyla Güven’in direnişi onurlu, halkların kardeşliğinin, demokrasinin, barışın, özgürlüğün ve kardeşliğin direnişidir. Tecrit sadece bizi, Kürtleri ilgilendiren bir mesele halinden çıkmalıdır. Türkiye halkları ve toplumunun, kendisine insanım diyen herkesin sorunu olmalıdır. Ülkede aydınlara, sanatçılara, barış yanlılarına, toplumsal kesimlere buradan seslenmek istiyorum; söyleyecek bir sözünüz mutlaka olmalıdır. Çok geç kalmadan, cezaevlerinde olumsuz bir durum yaşanmadan tecridin kalkması için omuz omuza vermenin gerektiği yeni bir sürece girdik.

 Leyla’nın sesine ses olmak, direnişine güç vermek, çığlığını duymak zorundayız. Bunu başarmak bizlerin elindedir. Ya başaracağız ya başaracağız. Ya kazanacağız ya kazanacağız. Mutlaka kazanacağız. Bu gemi mutlaka limana ulaşacaktır.”

Buldan’ın konuşması ardından Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) sanatçıları, milletvekilleri ve HDP’liler sahneye çıkarak halkı selamladı.

Miting verilen konser sonrası sona erdi. İstasyon Meydanı’nı dolduran kitle, mitingin sona ermesiyle sloganlar eşliğinde alandan ayrıldı.

AMED

 
 

Taleplerini dikkate alın

 

Mezopotamya Psikologlar İnisiyatifi,  “Eylemcilerin bedeninde kalıcı hasarlar ortaya çıkmadan talepleri dikkate alınmalı” çağrısı yaptı. Mezopotamya Psikologlar İnisiyatifi, 75 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemini sürdüren DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ve açlık grevindeki diğer tutsaklara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Güven’in sağlık durumuna dikkat çekilen açıklamada, durumunun ciddi bir eşiğe evrildiği, kritik aşamanın geçildiği ve her geçen gün ölüme daha fazla yaklaşıldığı belirtildi.

Talepleri görmezden geliniyor

 Açıklamada, açlık grevi eylemlerinin toplumsal şartların ve kişi koşullarının iyileştirilmesi için yapıldığını ve bunun evrensel bir hak olduğunun altı çizilerek, “Maalesef konu açlık grevi olunca da toplumda uzak bir yerde duruyor. Eylemin nedenleri görmezden geliniyor. İradeleriyle bedenini ölüme yatıran eylemcilerin talebi ısrarla görmezlikten gelmekte ve eylemleri marjinalize edilmekte” ifadelerine yer verildi.

Nedeni üzerinde durulmalı

Hükümetin Güven’in eylemi karşısında sessiz kaldığına dikkat çekilerek, şunlar belirtildi: “Maalesef görüyoruz ki ülkenin aydın, sosyal bilimcileri ve entelektüelleri de bilinçli bir şekilde bu siyasetten uzak bir yerde konumlanıyorlar. Biz psikologlar olarak şunu belirtmek istiyoruz. Sosyal bilimler ve özellikle psikoloji bilimi, insanların kendi iradeleriyle ölüme giden bir eylemi tercih etmelerinin nedenleri üzerinde düşünmelidir.”

İktidar kulak vermeli

Leyla Güven ve 251’i aşkın tutsağın talebinin halkın talebi olduğu kaydedilen açıklamada, “Sağlıklı birey ve toplum için iktidarı bu taleplere kulak vermeli. İnsanların ve toplumun zarar görmesini hiçbir şekilde istemiyoruz. Bundan dolayı iktidara sesleniyoruz. Unutmayın yaşam kıymetlidir. Açlık grevlerini kulak ardı etmeyin. Ölümü durdurun. Artık ölümlerden konuşmak istemiyoruz. Eylemcilerin bedeninde kalıcı hasarlar ortaya çıkmadan umut ediyoruz ki yetkililer bu talepleri dikkate alır.  Ölüme karşı yaşamı savunuyoruz ve her zamanda savunacağız.”