İngiltere Gündemi


Uzun yıllardır İngiltere’de üçüncü büyük parti konumunda bulunan Liberal Demokrat Parti, 2010 yılında yapılan son seçimlerde de yine üçüncü parti olunca ve hiçbir parti tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamayınca, iktidarın sıcak koltuğuna niyetlenip koalisyon hükümetine katılmaya sıcak baktıklarını açıklamıştı. İşin ilginç tarafı ise daha önce sol söylemler kullanan ve birçok insanın Muhafazakar Parti’den çok İşçi Parti’sine yakın olduğunu tahmin ettiği Liberal Demokratlar, kendilerine koalisyon partneri olarak muhafazakarları seçmişlerdi. Tabi kendileri koalisyonun küçük partneri olacak şekilde.
Aradan fazla zaman geçmemişti ki iktidarın sıcaklığı beklenmedik etkiler yaratmaya başladı. Seçim zamanı açıkladıkları manifestolarında üniversitelerdeki öğrenci harçlarının arttırılmasına kesinlikle karşı çıkacaklarını açıklayan Liberal Parti başkanı Nick Clegg, seçimlerden hemen sonra açıklanan ve öğrenci harçlarını üç katına kadar çıkaran yasayı imzalamıştı. Üstelik kendini savunurken daha da saçmalayarak Türkiye’de Gezi protestoları döneminde Necati Şaşmaz’ın Erdoğan ile görüştükten sonraki açıklamalarına benzer manasızlıkta bir şeyler gevelemişti.
Bu hafta Nick Clegg seçim öncesi ‘ideoloji’ lerini tekrar anımsamış olacak ki birden geçici işçilerin kabusu olan ‘süresiz sözleşme’leri (zero-hours contracts) incelemeye alacaklarını belirtti. İşverenler tarafından dayatılan bu sözleşmeler, işverenlerin çalışanları istedikleri zaman işe çağırıp ihtiyaç duymadıkları zamanlarda hiç ödeme yapmadan yedekte bekletebilme hakkı tanıyor. Geçen hafta basında çıkan bazı haberler bu sözleşmelerin Buckingham sarayı da dahil olmak üzere birçok büyük organizasyon tarafından kullanıldığını ortaya çıkarmıştı. Yanlış anlaşılmasın Nick Clegg de bu sözleşmelere tümden karşı çıkmıyor, sadece yoğun bir miktarda kullanılmasının topluma zararlı olabileceğini belirtiyor.
Toplum yapısına zarar vermekten bahsetmişken mevcut koalisyon hükümeti döneminde tavan yapan sağlık hizmetindeki(NHS) özelleştirmeler ve toplumun en alt kesimi için oldukça önem taşıyan hukuki yardım ödeneğindeki kesintilerden de söz etmemek mümkün değil. Daha önce tamamen ücretsiz sağlık hizmeti veren Ulusal Sağlık Hizmeti, bu hükümet döneminde önce ciddi kesintilere uğrayarak birçok hastane ve birimi kapatılmıştı. Daha sonra ise özelleştirmeye ağırlık verilerek yaklaşık 5 milyar Sterlin bedelinde ihaleler açılarak özel sektör adeta davet edilmişti. Üstelik özelleştirmeler de birçok defa başarısızlıkla sonuçlandı. Örneğin yakın bir zaman önce manşetlerde yer alan, telefonla sağlık desteği sunan ‘111’ servislerindeki özelleştirmenin tam bir felaketle sonuçlanması henüz belleklerden silinmedi. Özelleştirilen bu servislerin hastaları gereksiz yere acil servislere yönlendirmesi sonucunda bu servislerde yüzde 50 oranında bir sevk artışı oluşmuştu ve sonuçta bu servisler neredeyse çalışamaz hale gelmişti. Hükümetin NHS’e yönelik şiddetini giderek arttırdığı bu saldırılar karşısında toplum sağlığı riske atılıyor ve rant için her şey mübah sayılıyor.
Özellikte alt kesimden halkın ihtiyaç duydukça kullandığı ve sosyal devlet olmanın gereklerinden biri olan avukat tutmaya gücü yetmeyen insanlara bu hizmetin ücretsiz sunulması (legal aid), artık neredeyse imkansız hale getiriliyor. Hükümet bütçeden bu hizmet için ayrılan 220 milyon Sterlini keserek ciddi kısıtlamalar getirdi. Artık boşanma, ihmal, iş hukuku ve konut gibi birçok alanda hukuki destek almak neredeyse imkansız hale getirildi. Hukuk uzmanları bu kesintilerin özellikte alt kesimden birçok insanın haklarını savunamaması anlamına geleceğini ve bunun da toplumdaki adalet algısına zarar vereceğini belirtiyorlar.
Neo-liberal politikaların tam hızla hayata geçirilmesinde Muhafazakar Parti ile elbirliği yapan Liberal Demokratlar, aslında ideoloji eksikliğinin en iyi örneklerinden birini sergiliyorlar. Belirgin bir siyasal duruşu olmayan bu tip partiler, güncel siyasetin estiği yöne göre duruş sergileyerek yelkenlerini doldurmayı hedeflerler. Bu hedef uğruna seçim vaatlerini iktidar olduktan 3-5 ay sonra bile unutarak tam aksi yönde politikalar uygulayabilirler. İsimleri çeşitli olsa da suretleri benzerdir bu fırsatçı partilerin. Size de tanıdık geldi mi?