Irak gibi Lübnan’da da yüzbinlerce kişi, 17 Ekim’den bu yana sokaklarda. Lübnan Başbakanı Saad Hariri’nin istifası da ülkedeki tansiyonu düşürmedi. Salı günü ayaklanma kapsamında halk tüm yolları kapattı.  Lübnanlılar uzun zamandan beri ülkede meydana gelen ağrı sosyo ekonomik kriz dolayısıyla rahatsız ve bu rahatsızlığı dışa vurdu.

Son protesto eylemleri hükümetin WhatsApp üzerindeki aramalara sürpriz vergi açıklaması ile patlak verdi. Vergiler tepki karşısında hemen çekilse de, gerçekte bardağı taşıran son damla oldu. Krizin daha köklü gerekçeleri var. Ülkede zaten su, elektrik ve sağlık hizmetlerine erişim gibi temel ihtiyaçlar, 1975-1990 iç savaşından sonra 30 yıldır düzenli bir şekilde karşılanmıyor.

ANF’de yer alan bir analize göre sistemin giderek yoksullaştırdığı halk yığınları, bu kez öfkesini benzeri görülmemiş bir ayaklanma ile sokaklara taşıdı. Le Reporter.ma sitesine göre tepkinin hedefi açık: Çok sayıda insanı yoksullaştıran ve küçük bir azınlığı zenginleştiren siyasi ve ekonomik sistem. Lübnan’da 7 milyarder, 13,3 milyar dolarlık servete sahip. Bu da orta gelirli nüfusun yüzde 50’sinin sahip olduğu gelirlerden on kat daha fazla. Lübnan zenginlerinin yüze biri, diğer bir ifadeyle 42 bin kişi, tüm nüfusun zenginliğinin yüzde 58’ini elinde bulunduruyor. Halk temiz su ve elektrik kesintileri ile karşı karşıya kalırken, işsizlik ve fiyat artışları yükselmeye devam ediyor. Yolsuzluk, endemik bir hal almış, kamu alt yapıları çok kötü durumda. Tüm bunlar, halkı sokaklara döken nedenlerin başında geliyor.

Irak’ta olduğu gibi Lübnan’da da İran’a tepki

Ancak sadece bununla da sınırlı değil. Irak’ta olduğu gibi, Lübnan’da da İran rejimine yönelik tepkiler sokaklarda yansımasını buluyor. Hem Irak hem de Lübnan, İran’ın etkisi altında bulunuyor. Washington Post gazetesinde Ishaan Tahroor, “Ya sonunda, Amerikan yaptırımlarının yapamadığını, Ortadoğu halkları, Lübnanlılar, Iraklılar başarırsa?” diye soruyor. Tahroor, bu ifadelerle bölge halklarının İran’ı bölgedeki piyonlarından mahrum bırakarak, siyaseten tecrit edebileceğine işaret ediyor. New York Times ise henüz o noktada olunmadığını ancak Irak ve Lübnan’da beklenmedik halk tepkisini de hafife almamak gerektiğinin altını çiziyor. Yine mezhepçilik de tepkilerin önemli bir siyasi nedenini oluşturuyor. Yüzbinler, farklı dini topluluklar arasındaki denge üzerine kurulu siyasi sisteme son verilmesini istiyor. Lübnan Anayasası’na göre Parlamento başkanı bir Şii, Başbakan bir Sünni ve Cumhurbaşkanı bir Hristiyan olmalı. 1989’da iç savaşın sonlanmasını sağlayan bu anlaşma, bugün adam kayırma ve kendi toplumsal iç yapılarına hapsolmaya götürmekle suçlanıyor.

Öte yandan Fransız Liberation gazetesi, eylemler için “Yeni bir ulusun doğuşu” başlığını kullandı.

 

HABER MERKEZİ