Fransa, Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçimin ilk turunu geçen Emmanuel Macron’un ikinci tur daha gerçekleşmeden kesin zaferini konuşuyor.  

39 yaşındaki genç bir bankacının, seçilmeden siyaset arenasına dalışı, devamında kısa bakanlığı sürecinde Pazar günü çalışma ve yeni çalışma yasasının alt yapısını oluşturma gibi ülkede çalışma yaşamını patronlar lehine sarsan hareketi, bir süre sonra istifaya ve oradan Yürüyüş hareketine geçişine bir yıllık kısa bir sürede tanık olduk. Yürüyüş hareketi için Macron kollarını sıvadığında mevcut hükümet onun bakanlığı döneminde alt zeminin oluşturduğu ve devamında iş başına gelen El Khomri'nin devam ettirdiği çalışma yasasıyla boğuşuyordu. Sokak gösterilerinin aylar sürdüğü ve toplumsal muhalefetin direncine karşın hükümetin Kanun Hükmünde Kararname ile geçirdiği yasanın Sosyalist Parti'yi yüzde 30'lardan yüzde 6 oy oranına düşürdüğü günlerin mimarı ise "Yürüyor"du. İlk salon toplantılarında, bir yıl önce geleceğin cumhurbaşkanı olmaya aday olduğunu ifade eden Macron'un sırrı neydi?


'Amacım Fransız halkını birleştirmek'

Onun değimiyle "amacım, yalnızca sol ile sağı değil, Fransız halkının tamamını birleştirmek" sözlerinde çok şey gizliydi. Birincisi, ne mevcut sol ne de mevcut sağ gibi bir siyaset yürütmeyecekti Macron. Son otuz yıllık Fransız siyasetine bakıldığında merkez sağ ve sosyalistler arasında her beş yılda değişen bir siyaset bulunuyordu. Mevcut dünya konjonktürü açısından, Fransız burjuvazisinin dönemsel ihtiyaçlarına yanıt verecek ne hıza ne de yeniliğe sahiplerdi. 

Çünkü sermayenin, malların ve iş gücünün serbest dolaşımını destekleyen ve bunun karşısındaki yeni dengeler içerisinde siyaset yapacak bir oluşum ihtiyacı Fransa'nın en temel sorunu haline gelmişti. Neo-liberal kapitalist dünyada Ortadoğu, Asya, Kuzey Afrika, Pasifik'e uzanan yeniden ve yeniden şekillendirme ve sermayenin önündeki engelleri kaldırma noktasında Fransız sermayesinin yeni bir vizyona kavuşması gerekiyordu. 

Son yıllarda AB içerisinde etkinliğini kaybetmiş ki AB'nin kendisinin popülaritesinin giderek düştüğü, Kuzey Afrika sahasında sermaye yarışında alanlarını ABD, İngiliz ve diğer emperyal güçlere kaptırmış Fransa sermayesinin yeniden burjuva siyaset alanını düzenlemeye ihtiyacı giderek yakıcılaşmıştı. Bu sadece Fransa için değil diğer ülkelerde de benzer bir seyrin ortaya çıktığı Donald Trump'un ABD seçimlerinde örneğinde görüldü. Politikaları  hiçbir siyasi şablona tam olarak uymayan, sanki bağımsız bir aday gibi hareket eden Donald Trump, ezberleri bozan yeni siyasi akımların ortaya çıkışının habercisi oldu.  

Genç kuşakları etkiledi

Fransa'da ise yola çıkan Macron, sermaye desteğiyle bir ay içerisinde yüz bin üye tabanına ulaşıp özellikle genç kuşakları kendi açtığı politik kulvarın aktörü haline getirdi.  Onun, uluslararası göç, sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik sistemi, çalışma yasası gbi konulardaki vaat ve görüşlerinden çok, toplumun on yıllardır el değiştirerek iktidara gelen mevcut düzen partilerine olan inanç ve güvenin sarsıldığı, belirsizliğin kol gezdiği Fransa'da geniş kitlelerin içerisinde bulunduğu durum besleyerek Pazar günü birinci sıraya taşıdı. 

Yahudi lobisinin desteği

Fransız medyasını elinde bulunduran Yahudi lobisinin Macron'a desteğini de unutmamak gerekiyor. Macron'un yolunu açan Fransız sermayesinin görünen yüzü medyanın da kararsız kalan kitleleri Macron'a sevk-etme konusunda çizdiği bir yıllık maraton, burjuvazi tarafından "nasıl bir lider yaratılır" konulu özel bir çalışma alanı olur niteliğinde. Medyada "Genç, dinamik ve siyaset alanında yeni bir yüz" imajıyla anket şirketlerince de sürekli yükselen profil desteği azımsanmayacak bir boyutta kararsızları Macron'a doğru sevk etti. İlk anda yola çıktığı toplantılardan, Pazar günü zaferini kutlamak için kitleler karşısına geçen Macron'u basının sunuş biçimine her adımın kitle algısına oynandığı bir süreç işlemeye devam ediyor. 

Yüzde 64’le garantiledi

Anket şirketleri tarafından yapılan tahminlere göre  hem sağa hem de sol seçmene oynayan Macron'un cumhurbaşkanlığını yüzde 64 oyla garantilediği ifade ediliyor.  Aynı siyasetin Haziran milletvekili seçimlerinde de devam edeceği kesin. Şu anki oy dağılımına bakıldığında milletvekili koltuğu olarak kendi başına hükümet kuracak bir parti gözükmüyor. Tıpkı Macron'un değişiyle sermaye ihtiyaçları doğrultusunda hem sağdan hem de soldan isimlerin bileşiminde bir Macron hükümetinin kurulacağı, ihtiyaçlar dahilinde de kabine de hızlı değişimleri sağlayacak, bir "yürüyüşün" başladığı açık!