
Uluslararası İnsan Hakları ve Demokrasi Derneği (MAF-DAD) Almanya’nın Köln kentinde önceki gün gerçekleştirdiği yıllık üye toplantısıyla yeni dönem hedeflerini belirledi ve yeni yönetimini seçti.
Toplantıda Prof. Dr. Norman Paech, Heike Geisweid, Mahmut Şakar, Dr. Rolf Gössner, Nihat Kaygalak, Aysel (Eylem) Güler ve Filiz Kalaycı yönetime seçildi.
Paris Katliamı’nda sis perdesinin aralanması, Almanya’da tutuklu Kürt siyasetçilerin davalarının daha etkin bir şekilde takibi ve PKK’nin AB’nin terör listesinden çıkartılması, MAF-DAD’ın yeni dönem hedefleri arasında bulunuyor.
MAF-DAD önümüzdeki yıllık planlamasında Kürdistan ve Avrupa’da Kürtlere yönelik insan hakları ihlalleri ve Almanya’da PKK yasağına karşı mücadeleyi gündeme getirecek.
Ayrıca 2017’de başlayacak Paris Katliamı davası izlenecek. İnterpol’deki fişlemelere karşı aktif çalışma, Türk devletinin gerçekleştirdiği savaş suçları üzerine seminerler ve Kürdistan Hukukçular Konferansı da önümüzdeki dönem için planlamada yer alıyor.
Üye toplantısında son bir yıl içerisinde Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik hazırlanan suç duyurusu ve Almanya’da Kürt siyasi tutsakların yargılandığı “anti-terör” yasası 129b maddesi üzerine sempozyumun dış basında önemli bir ses getirdiği dile vurgulandı.
Heike Geisweid: Erdoğan’a suç duyurusu etkili oldu
Onlarca avukat ve misafirin katıldığı toplantıda MAF-DAD Yönetim Kurulu Başkanı avukat Heike Geisweid, kurumlarının bir çok konuda önemli çalışmalara imza attığını söyledi. Geisweid, Alman hukukçuların ortak imzaladığı Erdoğan ve son 10 yılın Genelkurmay Başkanları hakkında kimyasal silah kullanarak savaş suçu işlemek üzerine yaptıkları suç duyurusuna dikkat çekti. Geisweid, “AKP Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun bu suç duyurusunu internet sitesi üzerinde paylaşmasının aslında çalışmalarımızın ne kadar etkili olduğunun kanıtıdır” dedi.
Norman Paech: İmralı Adası’nın önünde durdum
23 yıldır Kürtlerin yanında yer alan Prof. Dr. Norman Paech de toplantının kapanış konuşmasında “Aranızdaki en yaşlısı benim. Bu yüzden de her ‘düğünde dans edemediğim gibi’ her yerde de artık olmam güç” dedi. Paech’in samimi konuşması toplantıya keyifli bir atmosfer kattı.
Paech, 1993’te Kürtlerle tanıştığına değinerek, bir anektodunu paylaştı: “Aslında ben Türkiye’yi sadece Kuzey Kürdistan ile tanıdım. Türkiye’nin de sadece İmralısını bilirim. O adanın önünde durdum. Gitmek istedim… Ama geri çevirdiler.”
DİLAN KARACADAÐ / KÖLN