
Saldırıya karışan ırkçılardan Servet Karadağ hakkında ise, polis tarafından hazırlanan "Fecri Aydemir'in bıçakla yaralanması olayında şüpheli olan kişi" ve "Elinde açılır kapanır bıçakla beklediği" şeklinde ifadelerin yer aldığı tutanağa rağmen "Olayla herhangi bir bağlantısı bulunamadı" denilerek üniversite yönetimi tarafından hiçbir ceza verilmedi.
Rektörlük de ırkçılık yapıyor
Uludağ Üniversitesi'nde uğradıkları saldırıyı hatırlatan Aydemir, "15-20 kişilik ülkücü grubunun saldırısı sonrası hastaneye kaldırıldım. Yurt reisi olduğu söylenen Servet bıçakladı beni. Zaten raporuma da 'Hayati tehlikesi var' diye geçmiş. Hastanedeyken de kaldığım odaya saldırmışlardı" dedi. Üniversite yönetimi tarafından ırkçı gruptan sadece Servet Karadağ'a soruşturma açıldığını, ancak hiçbir cezanın verilemediğini kaydeden Aydemir, "Bu tamamen kasıtlı bir şey. Somut bir haksızlık. Çünkü savcılığın görüntü tutanağı var. Ben polislerin hazırladığı iddianameye itiraz edeceğim, bunu kabul etsem de polis raporlarında bile elimde hiçbir şeyin olmadığı yazılıyor. Okul yönetimi ise rastgele bu gerekçeyi sunuyor" diye konuştu. Üniversite yönetiminin kendilerine keyfi olarak yönetmeliğin en ağır cezasını verdiğini belirten Aydemir, "Savcılığın hazırladığı rapora göre ise, Servet'in elinde bıçak olduğu yazılıyor. Savcılık 'Kasten yaralama ve faili' belli şeklinde rapor tutarken, okul yönetimi bana saldıran kişi ile olay arasında herhangi bir bağ bulamamış. Bu bizlere karşı aldıkları tavrın göstergesidir" dedi.
Dava açacak
"Hiç suçum yokken uzaklaştırma cezası aldım ve gösterilen gerekçede ilerdeki akademik hayatımı etkileyecek düzeydedir" diyen Aydemir, verilen karara karşı üniversite yönetimi hakkında dava açacağını söyledi. Aydemir, üniversite rektörlüğünün genel anlamda Kürt ve örgütlü öğrencilerin yapmış olduğu eylem ve etkinliklere tahammül etmediğini; daha öncede suçsuz yere birçok öğrencinin keyfi gerekçelerle uzaklaştırıldığını aktardı. Aydemir, şunları anlattı: "Okulda diktatörlük sistemi var. Kimse sesini çıkartsın istenilmiyor. Özellikle Kürt öğrencilere yönelik bu yönlü sert tavırları var. Farklı bir düşünceye tahammül edilemiyor. Biz bu yönetimden dolayı KYK yurtlarına giremiyoruz. Çünkü yurtlarda da ırkçı baskıları var. Rektörlük herhangi protesto yapmamızı istemiyorsa ırkçıları örgütleyip bize yönlendiriyor. Etkinlik düzenlediğimizde cezalar veriliyor."
KADRİ ÖZKAN/DİHA/BURSA