
247 kadın avukat, Fethiye davasında tecavüzden yargılanan sanıkları savunan Muğla Barosu Başkanı Mustafa İlker Gürkan hakkında Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) karar duruşması öncesinde yaptığı açıklamaları düzeltmeye veya geri çekmeye çağırdı.
Kadınların tüm çabalarına rağmen Fethiye’deki dava sanıkların beraatıyla son bulmuştu. Fethiye Baro Başkanı Mustafa İlker Gürkan, sanıkları savunmakla kalmamış, tecavüze uğrayan kadının geçmiş hayatı, ailesi, ilişkilerinin araştırılmasını isteyerek, mahkeme heyetini ikna etmişti. Yapılan şikayet üzerine Türkiye Barolar Birliği (TBB) de, Muğla Baro Başkanı’na sahip çıkmıştı. Bunun üzerine TBB’ye 247 kadın avukatın imzasını taşıyan bir yazı gönderildi.
5 yıldır bu davayı takip ettiklerini belirten kadın avukatlar, “Türkiye Barolar Birliği ve Muğla Barosu Kadın Komisyonu, İzmir Barosu Kadın Komisyonu davaya müdahale talebinde bulundular, ancak ne acıdır ki bu dava Baronuzun/Birliğin gündemine Mustafa İlker Gürkan vesilesiyle girdi. Oysa kadın kurumlarının özel bir önem vererek takip ettiği bu davada, davanın başından itibaren, kadına yönelik suçlarda kadından yana taraf olarak, söz söylemenizi beklerdik” dedi. Açıklamada, ayrıca her gün 5 kadının öldürüldüğü, yüzde 16.3’ünün aile içi tecavüze uğradığı, cinsel saldırıya uğrayan kadınlardan yüzde 40’ının şikayetçi olmadığı/olamadığı, şikayetçi olduklarında da aynı travmayı tekrar yaşadıkları, hakimlerin-savcıların suçlayıcı tutumlarına maruz kaldıkları bir tablonun olduğu hususlarına dikkat çekildi.
Cinsiyetçilik ispat gerektirmez
Muğla Baro Başkanı Mustafa İlker Gürkan’ın başından itibaren bu önyargılı tutuma ortak olduğuna işaret eden kadın avukatlar, “Nitekim savunmanlığı üstlenmesinden itibaren müvekkilimizin tüm özel hayatını, anne babasının boşanmış olmasından, kullandığı ilaçlara kadar didik didik etmiş, yaşadığı psikolojik sorunlar nedeniyle böyle bir suç uydurduğunu ima etmiş, tanık sıfatıyla dinlenecek olan annesini tehdit etmiş, müvekkilimizin sol siyasi yapılara üye olmasını, çeşitli gazete ve dergilere cinsel şiddet suçları ile ilgili yazılar yazmasını bir savunma argümanı haline getirerek, Mahkeme nezdinde beyanların geçerliliğini çürütmeye çalışmıştır” ifadesine yer verdi.
Cinsiyet ayrımcılığı ispat gerektirmeyen bir vaka iken kadınların mahkemelerde, adliyelerde bu ayrımcılığa maruz kalmadıklarının iddia edilemeyeceğini belirten kadın avukatlar, “Bu memleketin yargısı ‘kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin’ diye karar yazan hakimler de gördü” diye konuştu.
Düzeltme için çağrı yapıldı
Kadın avukatlar, “Bu vesileyle tekrar ediyoruz, yüzyıllar boyunca efendisi de kölesi de olmayan, boyun eğmeyen, boyun da eğdirmeyen avukatlık mesleğinin ve kadınlara yönelik suçların cinsiyetçilikle/erkek egemenliği ile doğrudan bağlantısına ilişkin politik görüşlerimizin bir gereği olarak Mustafa İlker Gürkan’ı ve onun şahsına, mesleki ve politik duruşuna destek olan herkesi eleştirmeye, ikna etmeye çalışmaya devam edeceğiz. Avukatlık Kanunu gereğince insan haklarını gözetmek ve işlerlik kazandırmak görevi olan meslek birliğimizi ve ilgili baroları; biz kadın avukatların takip ettiği onlarca davayı, bu ülke topraklarında kadınların yaşama hakkı başta olmak üzere, bedensel ve ruhsal bütünlüğü için, hukuk mercilerine etkili başvuru hakkı için, ekonomik ve sosyal hakları için verdiği onca mücadeleyi ve kadınların yargı süreçlerinde maruz kaldığı mağduriyetleri görmezden gelerek, Fethiye davası karar duruşması öncesinde yaptıkları açıklamaları düzeltmeye ve/veya geri çekmeye çağırıyoruz” dedi.
DİHA/ANKARA