Birçok ağır hasta arkadaşımız ölümcül hastalıklara rağmen rehin tutulup serbest bırakılmıyorlar. O ağır hasta arkadaşlarımızdan biri şu an yanımızda bulunan Mahut Bilgiç’tir. Bu arkadaşımız kesintisiz 24 yıldır cezaevindedir. Serbest bırakılmaması halinde altı yıl daha cezaevinde kalması gerekiyor. Tabii o zamana kadar yaşar mı, yaşamaz mı dilimiz söylemeye varmıyor ama gerçekten de Mahmut Bilgiç arkadaşın durumu çok ağır. Durumu her geçen gün daha da ciddileşiyor. Şimdiye kadar kaç defa ameliyat olmuş, kaç defa ve kaçar gün devlet hastanelerinin bodrum katlarındaki kör hücrelerde bırakıldığı, değil yanında yaşayan bizler, kendisi bile hatırlamamaktadır.
Cezaevinde de ameliyat olmuş, her ameliyatta da doktorların deyimiyle “ölmüş ve tekrar dirilmiştir.” O kadar ağır ameliyatlar geçirdi ki, vücudunun yarısı felç oldu. Yürürken sadece bir ayağına ağırlık verebiliyor. Düz yürüyemiyor. Yanlamasına küçük küçük adımlarla ancak yürüyebiliyor. O da ha düştü ha düşecek şeklinde yürüdüğü için sürekli bir arkadaşın gözetiminde tutuluyor. Zaten birçok zorunlu gereksinimini tek başına karşılayamıyor. Örneğin yere uzanırsa tek başına ayağa kalkamıyor. Ranzasına uzanırken battaniyesini dahi tek başına düzeltip üzerine atamıyor.
En son geçen yıl ani bir baygınlık geçirip sedye üzerinde acile kaldırıldı. Orada yaklaşık on beş gün hastanede yatırılıp tekrardan ağır bir ameliyat geçirdi. Sırt kemiklerinde kayma olmuştu. Sırtına platin konulup iki hafta sonra mezardan çıkmış gibi yarı ölü şekilde koğuşa getirildi. Adeta bir deri bir kemik kalmıştı. Yüksek dozda ağrı kesici ilaçlar sürekli kullanmasına rağmen yüzündeki kasılmalardan çok acı çektiği anlaşılıyor. Yarası biraz iyileştikten sonra kontrol için hastaneye götürüldü. Bu defa tekrardan ameliyat edilip sırtına konulan platinin çıkartılması gerektiğini kendisine söylediler doktorlar. Ama şu an yarı felç olan bedeni tümden felç olma riski yüksek olduğu kendisine söylendi.
Ameliyat dışında da kalıcı bir tedavi imkanı olmadığı, sadece ağrı kesicilerle acılarını biraz dindirebilecekleri belirtildi. Tümden felç olma riski yüksek olduğu için Mahmut arkadaş henüz karar vermedi. Ailesine de danıştıktan sonra bir karar vermek zorunda. Ameliyat olmazsa acıdan dayanamaz, ameliyat olsa da felç olma yüksek ve ölüm riski var. Bu iki riskli olasılıktan birisini tercih etmek zorunda. Yakın zamanda serbest bırakılmaması halinde bir yoldaşımızın daha cezaevinde şehit düşmesinden korkuyoruz.
Doğrusunu söylemek gerekirse sömürgecilikten hiçbir beklentimiz yok. Onların amacının hasta yoldaşlarımızı katletmek olduğu artık tartışmasızdır. Ama demokratik kurum ve kuruluşların hasta tutsak yoldaşlarımızın özgürlüğü için daha etkin bir mücadele yürütmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Kim ne yapabiliyorsa yarın değil, bugün yapmalarını bekliyoruz. Mahmut Bilgiç gibi ağır hasta olan 600’den fazla yoldaşımız cezaevlerinde rehin tutulmaktadır.
Ahlaksız ve vicdansız bir politika yürütülmektedir. Ama eğer güçlü bir kampanya yürütülürse tüm ağır hasta yoldaşlarımız serbest bırakılmak zorunda kalacaklardır. Çünkü faşizm ses ve ışıktan korkar. Gür bir ses ve güçlü bir ışık, faşizmin karanlığını yırtacaktır. Bunda en ufak bir kuşkumuz yoktur. Yeter ki, herkes üzerine düşen sorumluluğu eksiksiz yerine getirsin. Tüm demokratik kurum ve kuruluşlardan bunu bekliyoruz. Hasta yoldaşlarımızın özgürlüğü için haykırıyoruz.
Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi