Maraş Katliamı’nın Kürt Alevileri kendi öz topraklarından göçertme ve demografik yapının değiştirilmesi planı olduğunu hatırlatan FEDA, bu zihniyetin bugün de devam ettiğini vurguladı. Açıklamada, şunlar ifade edildi: “Cumhuriyet katliamların propagandacısı olmuştur Türkiye’de. Bugün bu hakikat, AKP İktidarı döneminde gözle görülen en yalın haliyle yaşanmaktadır. AKP döneminde tüm Aleviler devletin tehdit ve inkarıyla karşı karşıyadır. Bugün olası bir katliamda en büyük tehlikenin merkezinde yine Aleviler vardır.”

Açıklamada 41 yılı geride bırakan Maraş Katliamı’nın aydınlanmadığına dikkatçekildi.

Farklı planlarla sürdürülüyor

Bugün de bu katliamın, farklı planlarla devreye sokulmaya çalışıldığına işaret edilen açıklamada, şunlar sıralandı: “Maraş’ta mülteci kampı adı altında Terolar köyünde kurulan kamp, Maraş ovasına dökülen kanserojen madde cüruf, çimento fabrikaları bu planların bir parçasıdır. Korku ve göçertme politikaları ile bir kez daha devletin eliyle Alevi Kürtler mecburu iskana tabi tutulmak isteniyor.”

FEDA, açıklamasını şöyle tamamladı: “İnsanlık tarihinin en vahşi katliamlarından bir tanesi olarak hafızalara kazınan Maraş Katliamı’nda katledilen canlarımızı yâd ediyor, devirleri daim olsun diyoruz. Bilinmelidir ki; Alevi toplumu binlerce yıldan bugüne zulüm kimden gelirse gelsin, katliamlar/ sürgünler yapılırsa yapılsın hak yolundan vaz geçmemiş ve vazgeçmeyecektir.”

Unutmadık, unutmayacağız!..

DKP/BÖG Avrupa Komitesi, MKP Avrupa Komitesi, TKP-ML Avrupa Komitesi, TİKB Avrupa Komitesi ve TKEP/L  Avrupa Komitesi tarafından yapılan ortak açıklamada Türk devleti tarafından gerçekleştirilen Maraş, 29 Aralık cezaevleri katliamı ve Roboski katliamı kurbanları anıldı.

Maraş katliamının ne ilk ne de son olduğu vurgulanan açıklamada, 28 devrimcinin katledildiği 19 Aralık 200 tarihinde yapılan katliamın da topluma verilen kanlı bir mesaj olduğu ifade edildi. Açıklamada Türk devletinin kanlı yüzünün Roboski katliamında tekrar ortaya çıktığı vurgulandı ve şunlar ifade edildi: “Sermaye sınıflarının iktidarında katliamlar, gözaltında kaybetmeler, cezaevlerinde işkence, işçi sınıfının hak gaspları, Kürt ulusuna karşı saldırılar dün de, bugün de hızından bir şey kesmeden devam etmektedir.  9 Ekim 2019 tarihinden bu yana Kuzey-Doğu Suriye Kürdistan’ı toprakları işgal edilmiştir.  Rojava devrimi Türk devletinin yok etmek istediği bu kazanımdır. Kürtler ve Rojava’da bulunan devrimci ve komünistler bu bilinçle Türk devletinin ilerlemesine geçit vermemişlerdir. Rojava’da yeni bir direniş destanı yazılmıştır.  Bu büyük kazanımı, ne Türk devleti, ne de emperyalist güçler teslim alamayacaklardır.  Maraş, 19 Aralık Cezaevleri Katliamı ve Roboski’nin Hesabını Soracağız!”

 

HABER MERKEZİ