17 çift göz... Çoğu doğma büyüme, bir kısmı sonradan, ama hepsi de Mardinli... Biri göğe çevirmiş bakışlarını, biri kırık bir aynanın içine, biri uçup giden hayallerine, biri terk edilmiş kapılara... Yıkılıp giden bir sinemaya, bir türlü toprağa kavuşamayan bir tabuta, ya da nereye vardığı bilinmez basamaklara. En genci 12, en büyüğü 40 yaşındaki 17 fotoğrafçı yaşadıkları coğrafyayı görüntülediler.
“Belgeden Kurguya, Atölyeden Müzeye – Mardin’den Fotoğraflar” sergisi, 15 Eylül 2019 tarihine kadar Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi, Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde ziyaretçilerini bekliyor.
Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre çağdaş fotoğraf sanatçıları Murat Germen ve Ahmet Elhan’ın Mardinli fotoğrafçılara yapılan bir çağrı sonrasında düzenledikleri atölyeye katılan 17 genç yeteneğin ürettiği fotoğraflardan bir seçkinin yer aldığı ve açılışına Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk’ün de katıldığı sergi ilk gününde büyük bir ilgiye sahne oldu.
Mardin sokaklarında gezerken bir dükkânda gördüğü kırık bir aynayı çektiği fotoğrafların içine yerleştirerek işler üreten Rojin Aslan Vesek, “Hem hayat hem de Mardin’de yaşadığımız hayat öyle mükemmel bir hayat değil, aynadan yansıyan da öyle olmamalıydı. Kırık bir ayna kullanınca onun verdiği yorum daha bir oturdu sanki buradaki hayata” diyor işlerini anlatırken.
Nurullah Değer’in “Şehrin Hafızası” bir dönem sinema olarak da kullanılan ve Mardin’de herkesin az çok aşina olduğu Melek Kıraathanesi’nin yıkılmadan hemen önceki günlerdeki halini gösteren bir seçki. “Bende anısı çok fazlaydı buranın” diyor Nurullah ve ekliyor: “Bizde tarih bilinci yok, kültür bilinci yok... Burayı sadece yıkıyor ve yerine yeni modern bir bina yapıyoruz. Ama bir zaman sonra insanlar çocuklarına bir şeyler anlatmayı ister, somut bir şeyler göstermeyi ister. İşte bu fotoğraflar kafalarda bir şeylerin oluşması için çekildi biraz da.”
Serginin en soyut işlerinden bazıları mimarlık bölümü öğrencisi Sidar Alışık’a ait. Mimarlıkta röleve alınırken kullanılan bir fotoğraf programından yola çıkan ve “Elimdeki aygıtın yetersizliğinden ne üretebilirim diye düşünüyordum. Aklıma mekânı yeniden üretmek fikri geldi ve atölyedeki sunumların da etkisiyle biraz kendiliğinden çıktı” diyor.
MARDİN