Belçika'nın başkenti Brüksel'deki konferanstan sonra kuruluşu ilan edilen Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi, hafta sonu ilk toplantısını yaparak, tüzüğünü hazırladı; yürütme ve komisyon seçimlerini gerçekleştirdi.

Düsseldorf kent merkezindeki Goethe-Hafez Saal'de yapılan toplantıya, aralarında Çerkez, Laz, Rum, Asuri, Ermeni, Kürt ve Türkiyeli sol, demokratik kurum ve kuruluşları ile Alevi, Êzîdî inanç temsilcilerinin de bulunduğu 65 delege katıldı. KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal'ın açılış konuşmasının ardından divan seçimi yapıldı. İki bölüm halinde gerçekleştirilen toplantını ilk gündemi‚ "Son siyasal gelişmelerin değerlendirilmesi" olarak belirlendi. Toplantının ikinci bölümünün gündemi ise Meclis iç tüzüğünün hazırlanması, yürütme ve komisyonların seçimi ile planlama ve kapanış olarak belirlendi.

Delegeler söz aldı
Siyasal gelişmelerin değerlendirilmesi bölümünde konferans delegeleri söz alarak düşüncelerini dile getirdi. Katılımcıların hemen hepsi konuşmasında Rojava'daki Kürt devriminin sahiplenilmesi; Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi'nin harekete geçmesi, halen sürmekte olan çözüm sürecinde ayak direyen Türk devletinin barış için adım atmaya zorlanması gerektiğini ifade etti.
İlk sözü alan Gazeteci Necati Abay, Rojava devriminin emperyalistler tarafından boğulmak istendiğini belirterek, devrimi sahiplenmenin güncel ve tarihsel görev olduğunu söyledi. Kürt sorunu kritik bir evreden geçiyor" dedi.
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Temsilcisi Mehmet Cengiz ise konuşmasında, göçmenler konusunda neler yapılması konusunu daha fazla tartışamaları gerektiğini söyledi ve Avrupa demokrasi güçleriyle ortaklaşmaları gerektiğine vurgu yaptı.
Soykırım Karşıtları Derneği Temsilcisi Ali Ertem de, Türkiye'nin bir soykırım devleti olduğunu, sorunları çözecek bir selahiyeti olmadığını söyledi.
Kürdistan İslam Partisi (PİK) Başkanı Hikmet Serbilind, tarihteki hatalara tekrar düşmemek için hakları gaspedilenlerin biraraya gelerek ortaklaşmalarının oldukça önemli olduğunu vurguladı.
Berlin Eyaleti eski milletvekillerinden Gıyasettin Sayan ise  konuşmasında, PKK yasağının kalkması için daha fazla çalışma yapmaları gerektiğini anlattı.
Mezopotamya Demokratik Değişim Partisi Temsilcisi Yaşar Küçükaslan, Rojava devrimini desteklemenin insanlığı vahşi rejimlere karşı korumak olduğunu ifade etti.
Kürt sorununun uluslararası bir sorun olduğu tespitini yapan Gazeteci-yazar Murat Çakır da "Bu Meclis halka dayalı bir çözüm için mücadele etmelidir" diye vurguladı.
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AveG-Kon) Temsilcisi Mercan Arabacı ise Meclis'in güzel şeyler yapacağına olan inancını beklentileriyle birlikte dile getirdi.
Barış Meclisi'nin ilk toplantısında daha sonra sırasıyla KCD Ewrupa temsilcisi İsmet Kem, Gazeteci Yücel Özdemir, Yazar Haydar Işık, Hev-Kar Başkanı Mehmet Emin Yıldırım, Aveg-Kon temsilcisi Zeynep Güngör, İsveç Kürt-Türk Kadınlar İnisiyatifi temsilcisi Vahide Yılmaz, sendikacı Süleyman Ateş, Almanya ve Orta Avrupa Asuri-Süryani Federasyonu Temsilcisi Şabo Akgül-Hadiko, Avrupa Karerliler Derneği Temsilcisi Mürsel Menteşe, siyasetçi Teslim Töre, Kürdsitan İslam Toplumu (CİK) Temsilcisi Nizamettin Toğuç, Avukat Mahmut Şakar, Demokratik İşçi Dernekleri Federayonu (DİDF) temsilcisi Hüseyin Avgan, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) temsilcisi Hüseyin Mat söz alarak düşüncelerini dile getirdi.

Yeni logo 'ABDEM'

Toplantının öğleden sonraki bölümünde Meclisin tüzüğünü oluşturacak olan ‘Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi Çalışma Prensipleri ve Yönetmeliği' taslağı okundu ve tartışmalara geçildi. Taslakta ABDM kıslatmasını kullanan Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi'nin yeni logosu ve kısaltılmış adı 'ABDEM' olarak değiştirildi.
Daha önce, Hakikat, Yüzleşme ve Adalet Komisyonu, Avrupa Kamuoyuna Yönelik Çalışma Komisyonu, Halkla İlişkiler Komisyonu, Hukuk, Yol Temizliği ve Yeni Anayasa Komisyonu, Kadın Özgürlük Komisyonu, Gençlik Komisyonu şeklinde 6 olan komisyon sayısı, İnançlar Arası Diyalog Komisyonu eklenerek 7'ye çıkarıldı. Daha sonra Meclis yürütmesi için aday tespitine geçildi.

Yürütmesi seçildi
Toplam 21 delegenin aday olduğu Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi (ABDEM) yürütmesi için yapılan seçim sonucunda yürütmeye şu isimler seçildi: Kürt Kadın Hareketi Temsilcisi Rojda Yıldırım, KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal, SKB Temsilcisi Esra Demir, Asuri-Süryani Federasyonu Temsilcisi Şabo Akgül-Hediko, AABK Temsilcisi Zeynel Özen, AveG-Kon Temsilcisi Baki Selçuk, DİDF Temsilcisi Hüseyin Avgan.
13 kişiden oluşan Yürütme Kurulu'nun 7 üyesi seçimle belirlenirken geri kalan üyeleri komisyonların seçecekleri sözcülerden oluşacak.

Komisyonlar belirlendi

Meclis yürütmesinin seçilmesinin ardından komisyonlarda yer alacak isimler belirlenerek yürütmeye bildirildi. Buna göre Komisyonlarda yer alması önerilen isimler şunlar:
Hakikat, Yüzleşme ve Adalet Komisyonu: Dile Akar, Ali Ertem, Ayşe Yumli Yeter, Mahmut Şakar, Haydar Işık, Ayfer Ber, Osman Şahin, Av. Mustafa Demir, Yaşar Ertaş, Cengiz Başkalmaz, Necdal Dişli.  
Avrupa Kamuoyuna Yönelik Çalışma Komisyonu: Düzgün Altun, Yüksel Koç, Songül Karabulut, Murat Çakır, Memo Şahin, İlkay Yılmaz, Atilla Toptaş, Gıyasettin Sayan, Terlim Töre, Mehmet Cengiz, Nurettin Kemanoğlu, Nurettin Kemaloğlu.
Halkla İlişkiler Komisyonu: Yücel Özdemir, Şafak Arabacı, İsmet Kem, Kenan Azizoğlu, Mürsel Menteş, Mehmey Ali Çankaya.
Hukuk, Yol Temizliği ve Yeni Anayasa Komisyonu: Necati Abay, Filiz Kalaycı, Mehmet Ali Yıldırım, Cengiz Başkalmaz, Necla Dişli, Metin Ayçiçek, Enver Aksoy, Fevzi Karadeniz.
Kadın Komisyonu: Neriman Ağaoğlu, Çiğdem Devran, Vahide Yılmaz, Fatma Binici, Zeynep Görgü, Songül Ömürcan
Gençlik Komisyonu: Suzan Ayaz, Fehmi Güven, Mazlum Doğan.
İnançlar Arası Diyalog Komisyonu: İsmail Can, Nizamettin Toğuç, Dimitrios Konstantinidis, Doğan Yeşil, Osman Şahin, Lokman Barış, Ayten Aslaner, Pir Rıza Yağmur.
Meclis toplantısı hazırlanan sonuç bildirgesinin okunmasıyla sona erdi.

Alınan kararlar
Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi toplantısında, 13 kişilik Yürütme Kurulu oluşturulması, bir komisyonunun daha kurulmasının yanı sıra yapılan değerlendirme ve alınan kararlar, sonuç bildirgesine şöyle yansıdı: "Kendisini Türkiye ve Kürdistan'da sürdürülen barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin Avrupa bileşeni olarak gören Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi, AKP iktidarının demokratik güçlere yönelik saldırılarını, tutuklama furyalarını, sürdürülmekte olan barış sürecine bağlı olarak yapması gerekenleri yapmayarak, Kürt hareketinin birinci aşamada gerçekleştirdiği adımlara karşılık yasal planda atması gereken adımları atmayarak süreci tıkadığı görüşündedir.
AKP Hükümeti'nin ne yapacağından bağımsız olarak bizler Avrupa'dan Kürt sorununun demokratik çözümü, demokratik bir Türkiye'nin kurulması için mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz.
İçerde Kürtlere, Alevilere, sol ve devrimci güçlere yönelik inkarcı, asimilasyoncu ve ötekileştirici politikayla yetinmeyen, toplumu kutuplara ayırarak karşı karşıya getirmeyi amaçlayan AKP iktidarı Suriye'ye de müdahale ederek, El Nusra gibi taşeron örgütlere sağladığı her türlü destekle terör ihraç etmekte, yangına körükle gitmektedir.
Tek amacı cihadist grupların Suriye'de iktidara gelmesini sağlamak, Kürtlerin ve diğer halklar ve inanç gruplarının haklarına kavuşmasını engellemektir.
Rojava'da (Batı Kürdistan) Kürt halkının gerçekleştirmiş olduğu devrim aynı zamanda bizlerin de devrimidir. Başta Türkiye olmak üzere bölge gericilerinin ve emperyalist devletlerin  taşeron radikal dinci örgütlerin Kürtlere karşı askeri ve siyasi olarak destek vermesini kınıyoruz. Rojava sınır kapıları bütün uluslar arası yardımlara derhal açılmalı.
Meclisimizin bir araya geldiği 1 Eylül Dünya Barış Günü, bir taraftan geldiğimiz coğrafyada savaş tamtamları, yeni işgal hazırlıkları; diğer taraftan da savaşa ve baskıya karşı mücadele devam ediyor. Suriye'ye yönelik bir emperyalist saldırı, bölgedeki gerilim ve çatışmaları daha da artıracak, savaşın bütün bir bölgeye yayılmasına yol açacaktır. Bu nedenle de Meclisimiz Suriye'ye yönelik bir askeri müdahaleyi kesin olarak reddeder, halkları muhtemel bir işgale karşı mücadeleye çağırır.
Yaşadığımız Avrupa coğrafyasında emperyalist Türkiye ve bölge ülkelerine verdikleri askeri ve siyasi desteğin son bulması için mücadele yürütür.
Türkiye'de Gezi Parkı'yla başlayan ve "Her yer Taksim her yer direniş" şiarıyla yayılan mücadele AKP Hükümeti'ne karşı önemli bir dönemeç olmuş ve halklarımız arasındaki kardeşliğe güç katmıştır. Bu temelde direniş boyunca katledilenleri saygıyla anar, bütün tutukluların derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
1 Eylül Dünya Barış günü vesilesiyle Avrupa barış ve demokrasi güçlerini Türkiye ve Kürdistan'da sürdürülen özgürlük, barış ve demokrasi mücadelesine sahip çıkmaya, Suriye'ye yönelik dış müdahale ve saldırıya karşı seslerini yükseltmeye ve tüm tarafları siyasi bir çözüm için Cenevre 2 Konferansına şans tanımaya davet ediyoruz.



MURAT ALPAVUT/DÜSSELDORF