Botan’da bir komutanken Türk medyası haberlerinde şöyle yer veriyordu:

“Şırnak’ın Uludere ilçesinde bir Kürt kadını şu noktaya baskın yaptı. Ve şu kadar malzeme alıp gitti.’ Başka bir haber de ise; “PKK’li Azîme yine bir ilçeye girdi. Orada halkla yaptığı bir toplantıda PKK propagandası yaptı. Konuşmalarından bir grup genç etkilendi. Etkilenen bu gençleri kendisiyle birlikte alıp dağlara götürdü.” 

Duruşu, eylemleri ve savaşıyla düşmanın yüreğinde korku yaratan Azîme, savaşan her Kürt kadın için bir modeldi, efsanevi bir liderdi. 

Gerilla yaşamının hakikat diliydi komutan Azime. Ezberci değil yaşamsal, yaşananların ve yaşanması gerekenlerin diliydi. Bilgili, örgütlü, ölçülü, mütevazı, hitabeti güçlü bir kadın komutandı. Bir öğretmen ustalığıyla hakikati dile getiriyordu, zaten kendisi de bir öğretmendi.

1992 yılında Güney Savaşı’nda bir cephe komutanı olarak savaşı koordine etti, en ön cephede düşmanla göğüs göğse çatışmaya girdi. Savaş sahasında komuta yapısına verdiği moral, motivasyon, güç ve geliştirdiği tarz ve taktiklerle Güney Savaşı’nın başarısında payı çok büyük oldu. Bir kadın komutan olarak kararında net, söylediğini yapan biri olması, örgüt içerisinde hem kadın hem de erkek arkadaşlar üzerinde büyük etki yaratıyordu. O dönemlerde Xakurkê alanında Gülnaz Karataş ihanetçi, teslimiyetçi, işbirlikçi çizgiye karşı gelerek bir destan yazdıysa, komutan Azîme de yaşamı ve savaşıyla Bêrîtan çizgisinin sürdürücüsü oldu. 

1994 yılında geldiği Botan sahasında 15 Ağustos ruhunu yaşatacağı bir hamle başlattı. Komutan Azîme, Botan’a bağlı Garisa alanındaki birlikten sorumluydu. Savaş, Botan sahasında en kızgın haliyle sürüyordu. Düşman Botan’ı çembere almış, sahayı denetime geçirmek istiyordu. Botan gücü ise var gücüyle direniyor ve düşmanı Botan’a sokmuyordu. 7 Ekim 1994 yılında Türk devleti bulunduğu Garisa alanına kapsamlı bir operasyon başlattı. Savaşı komutan Halil ile birlikte koordine ediyordu. Savaş koordinasyonunu sağlayan Azîme, savaşın ve yaşamın en ince detaylarına kadar ilgileniyordu. Yedi gün boyunca süren çatışmada Türk askeri komutan Azîme’nin alanına giremedi. Operasyon büyük bir başarıyla geri püskürtüldü. Bunda Azîme’nin savaştaki tarz ve taktiklerinin payı çok büyüktür. O gerilla yaşamı boyunca bulunduğu her alanda, savaşında başarıyı kendine esas aldı.

Şehadetinin üzerinden 23 yıl geçti. Kadın Özgürlük Hareketi, onun bıraktığı miras üzerinden büyük bir ordu olarak varlık buldu. Bugün Kürdistan’da büyük bir kadın ordusunun varlığından söz edilebiliyorsa onun ve ardıllarının öncülüğü sayesindedir. Azîmelerin savaşçı ruhu bugün Rojava’da, Şengal’de, Kuzey Kürdistan’da büyük bir kararlılık ve cesaretle mücadele veren kadınlarda yaşatılıyor.


Komutan Azime kimdir?

Mihriban Saran (Azîme), 1957 yılında Muş’un Varto ilçesinde dünyaya gelir. Muş’ta öğretmenlik yaptığı 80’li yıllarda, yeni yeni gelişen ve büyük yankı uyandıran PKK hareketine ilgi duyar. Türkiye’de gerçekleşen 12 Eylül darbesinin ardından ağır baskıların sürdüğü 1981 yılında öğretmenliği bırakır ve direniş saflarına katılır. PKK hareketine katılan ilk kadınlardan biri olur. Lübnan’da bulunan Mahsum Korkmaz Akademisi’ne, burada gördüğü eğitim ardından ise dağlara gider. 25-30 Ekim 1986 tarihlerinde gerçekleştirilen PKK 3. Kongresi’nde Parti Merkez Komite üyeliğine seçilir. 1992 yılında Güney Kürdistan savaşında cephe komutanı olarak savaşı koordine eder. Kadın ordulaşmasının pratik adımlarının atıldığı 1994’lerden önce de özgün kadın birlikleri oluşturmuş, komutasını üstlenmiştir. Kadın özgürlük çizgisinin gelişmesinde, savaş içinde kadının büyük bir güç haline getirilmesinde önemli rol oynar ve kadın ordulaşmasının temelini atar. 1994 yılında Botan’da Türk ordusuyla girdiği bir çatışmada yaşamını yitirir. Şehadetinin 1. yılında gerçekleştirilen ilk kadın kongresinde, kadın ordusu komutanlığı onur üyeliğine layık görülür.