Medya’yı zindanda öldürmek istiyorlar

Kadın Haberleri —

Medya Aslan

Medya Aslan

  • Saçlarından sürüklendi ve saatlerde işkence gördü. Aramada ise çantasından sadece astım ilaçları çıktı. Hasta tutsak Medya Aslan’ın babaannesi Hafsad Aslan, zindanlardaki tüm hasta tutsakların serbest bırakılmasını istedi.

Kurdistan ve Türkiye’deki zindanlarda tutsaklara yönelik hak ihlallerine her gün bir yenisi ekleniyor. İmralı’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın üzerinde ağırlaştırılan tecrit tüm zindanlara yayılırken, bu politika şüphesiz en çok hasta tutsakları etkiliyor.

İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre zindanlarda 651’i ağır olmak üzere bin 517 hasta tutsak bulunuyor. Bu tutsaklardan biri de Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan Medya Aslan.

Yakılan köyüne yeniden döndü

1990 yılında Mêrdîn’in Nisêbîn ilçesine bağlı Marînê köyünde dünyaya gelen Aslan, ilk ve ortaokul öğrenimini Nisêbîn’e bağlı Girêmîra (Girmeli) köyünde tamamladı. Doğduğu köyün 90’lı yıllarda devlet tarafından yakılması sonucunda köylerine 7 kilometre uzaklıktaki Girêmîra köyüne ailesiyle taşındı. Fakat 2000’li yılların başında yeniden köylerine gelerek yeni bir yaşam kurdu. Ailesi ve yakınları ağır işkencelerden geçen Aslan’ın babası da uzun yıllar işkence görerek hapis yattı.

İşkenceyle gözaltı

Asker ve devlet baskısıyla çocukluğunda tanışan Aslan, 2018 yılında Wan’da işkenceyle gözaltına alındı ve ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Wan’da yargılandığı mahkeme tarafından “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 10 yıl hapis cezası aldı, Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde uzun süre kalmasının ardından Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildi.

Bir yılı aşkın süredir Bünyan’da tutulan Aslan ağır astım hastası olmasının yanı sıra, akciğerinde de sorun yaşıyor. Yine vücudunda henüz teşhisi konulmayan kırmızı benekler de çıkıyor ve tedavi edilmesi gereken tutsaklar arasında.

 

Medya Aslan'ın babaannesi Hafsad Aslan

 

‘Üzerlerinde baskı var’

Medya’nın babaannesi Hafsad Aslan, sadece torunun değil zindanalrda onlarca hasta tutsağın olduğuna işaret ediyor.

“Üzerlerinde baskı var. Kürt olduğumuz için bize baskı uyguluyorlar” diyen Hafsad ana, devamında, “Biz Kürt’üz ne yapalım, dilimizi mi değiştirelim?” sorusunu sordu.

 

 

‘Ölümle kimse bitmez’

Zindanlardaki baskı politikalarına değinen Hafsad ana, “İnsanlar 30 yıl cezaevinde kalıyor. Cezaevinde annelerini, babalarını ve tüm yakınlarını kaybediyorlar. Genç girip yaşlı çıkıyorlar. Tüm bunları hak edecek ne yaptılar ki? Savaşın bitmesini istiyoruz. Yeter artık. Ölümle hiçbir şey bitmez, çözülmez. Bizi yok etmeye, dilimizi bitirmeye çalışıyorlar ama dilimiz yaşayacak. Bin yıl da Kürtleri öldürseler bitmeyecekler. Ölümle kimse bitmez” ifadelerini kullandı.

Cezası bitene pişmanlık dayatılıyor

Konuşmasının devamında torununun sağlık sorunlarına ilişkin bilgi veren Hafsad ana, şunları ekledi: “Medya hasta. Ağrıları çok oluyor. Astımı ileri boyutta olduğu için akciğerine de zarar vermiş. Sürekli tüp kullanıyordu. Tüm hasta tutsakların bırakılmasını istiyoruz. Tüm ihtiyaçlarını kendileri karşılamak zorunda kalıyor. Tedavi de edilmiyor. İçerideki tüm eşyalarını da aramalarda alıp el koyuyorlar. İyi beslenemiyorlar. Hasta tutsaklar bırakılmıyor, cezasını bitiren tutsaklar da pişmanlığı kabul etmedikleri için bırakılmıyorlar.”

Saçlarından sürüklediler

Hafsad ananın anlatımına göre; Eve baskın düzenlendiği dönem Aslan saçlarından sürüklenip odaya kitleniyor ve orada saatlerce işkence ediliyor. Yapılan o kadar işkence ve arama sonucunda ise çantasından sadece astım ilaçları çıkıyor.

O günleri, “Wan’da bir kadının işkenceyle gözaltına alındığını, günlerdir işkencede olduğunu ve ölümün eşiğinde olduğunu söylediler. O kadının Medya olduğunu bilmiyorduk. Öğrendiğimizde ise Medya’nın öldüğünü sandık. Ölümden döndü. Çok ciddi işkenceler gördü” sözleriyle anlattı.

 

 

Ailelere uzak yerlere sürgün

Medya Aslan ise ailesiyle yaptığı haftalık telefon görüşmesinde karşılaştıkları hak ihlallerini şöyle sıraladı: “Hastane sevklerimiz yapılmıyor. Yine ailelerimize yakın Mardin, Amed gibi yerlere sevk yazıyoruz ama sevklerimiz çıkmıyor. Bir gerekçe sunulmadan bizi ailelerimize yakın yerlere göndermiyorlar. Diş sevki de ciddi bir sorun. Arkadaşlarımız diş revirine çıktığında dişleri daha çok zarar görüyor. Dişlerini kaldırıp gönderiyorlar. Adliler için çıkan yasadan biz siyasi tutsaklar yine faydalanamıyoruz. Tecavüzcüler, katiller çıkan yasaylaserbest bırakılıyor ama biz değil serbest bırakılmak, sevklerimiz bile yapılmıyor.”

ÖZNUR DEĞER - JINNEWS/MARDİN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.