Rahim ve Rahman olan Allah'ın selamı ve bereketiyle insanlığı ve İslam alemini Civaka Îslamiya Kurdistan adına selamlıyoruz.

Değerli müslümanlar, Allah-u Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de Bakara Sûresi’nin 183’üncü ayetinde, "Ey iman edenler sizden öncekilere oruç farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki (günahlardan) korunursunuz" diye buyuruyor. Allah-u Teâlâ, Hz. Muhammed'in ümmeti olarak, bizi mutmain (Kalben iman) etmek için ayette bizden önce diyerek peygamber ve ümmetlerine de orucun farz kılındığını beyan ediyor. Günahlardan korununuz, mesajı müslümanlara veriliyor. Oruç tutmakla yetinmeyip tüm günahlardan uzak durmamız isteniyor.

Öncelikle nefsimizi terbiye edebilmemiz için farz kılınan bir ibadettir. Allah-u Teâlâ bizi imtihan etmek için nefis vermiştir. Biz oruçluyken aç, susuz kaldığımız zaman ne kadar zayıf olduğumuzun göstergesidir. Bütün vücudumuzu günahlardan arındırıp, zulüm haramdır, yapmayacağız; yalan, iftira, gıybet, fesatlık, haramdır dilimizi koruyacağız; kul hakkının diğer haklarını da, kimsenin malına namusuna insanın kendisine ait olan değerlerine zarar verilmeyecek. Hz. Muhammed buyuruyor ki: "Bazı namaz kılanlar vardır ki, sadece eğilip kalkarlar. Namazından bir sevabını alamazlar. Bazı oruç tutanlar vardır ki aç ve sussuz kalmaktan başka kârları yoktur."

Allah'ın insanların ibadetine ihtiyacı yoktur. İbadetler, müslümanların kendine çeki düzen vermeleri açısından anlam taşımaktadır. Nefsimizi olgun bir hale getirmek içindir. Oruçlu bir insan dilini, gözünü, ellerini, kulaklarını ve bütün bedenini günahlardan uzak tutmalıdır.

 Oruç tutan zengin fakir herkes aynı seviye seyrindedir. Ramazan ayı aynı zamanda Allah ile kul arasında bir alıp verecek ayıdır, günahların için Allah'tan af dile Allah icabet eder. Yoksul kardeşlerine ekmeğini suyunu paylaş, onların ihtiyaçlarını karşıla, onları sevindirip ve mutlu et. Allah da sizin hem dünya ve ahirette ihtiyaçlarınızı karşılar, sizi mutlu edecek, işlediğin her hayır ve hasenata sevapla karşılık verecektir.

Oruç, aynı zamanda insanlara sabrı, şükretmeyi, merhametli olmayı öğrettir. Ramazan'da müslümanların diğer dini vazifelerini de yerine getirmesi gerekir. Malının zekatını, sadaka ve Ramazan'a mahsus fitrelerini ihtiyaç sahibi olan kendi yakınlarına, insanlarına ulaştırması lazım. Sen kendi fakirine göndermeyip başkalarına gönderirsen Allah'ın emrine uymamış olursun. Allah bize Nahil Sûresi ayet 90'da, adaletli, güzel ahlâk sahibi ve kendi yakın ve akrabalarına yardım etmeyi emreder. Bizim yardım edeceğimiz çok perişan durumda olan kardeşlerimiz var, onlara yardım edersek adalet ve hak yerini bulur.

Kur'an-ı Kerim bu ayda gökyüzünün birinci tabakasına indirilmiş, 23 sene zarfında da ayetler şeklinde Hz. Peygambere indirilmiştir. Bakara Sûresi ayet 185 "(o sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, Kur'an insanlara bir Hidayet ve hakka ulaştıran, hakla batılı ayıran açık ayetler halinde bu ayda indirildi" der.

Allah'ın bize indirdiği din (Kur'an) yolundan hareket edersek bir birimizi sevmemiz, değerlerine saygı duymamız, hakaret değil yardımcı olmamız lazım, çünkü Kur'an müslümanların değerlerini koruduğu gibi, gayri müslimin değerlerini de korumaktadır. Oysa bugün din alet edilerek çirkin ve ahlaksız işler yapılıyor. Bunlar indirilen dine iman etmemişler, kendi ahlaksızlıklarını din adı altında müslümanlara dayatarak uydurdukları sistemlerini meşrulaştırıp saltanatlarını sürdürmek istiyorlar. Bu tür sahte ve dinin içine hurafe yerleştiricilerden uzak durmalıyız. Zira zulüm, hakaret, katliam, gasp, talancı, hırsız, yuva yıkan, yalan söyleyen, Firavun ve Nemrut'un yolunda gidenlerden değil, Muhammed'in, Musa'nın, İsa'nın, İbrahimlerin zulme ve diktatörlere karşı çıkanlardan, insanın insanı değerlere sahip çıkmak, insanları sevmek hakaretçi olmamak, yıkıcı değil yapıcı olmak, gasp, talancı, hırsız değil, verici ve yardımcı olmak, bizi ancak dinimizin emrettiği bu şekilde bağlı tutabilir. Şîrazî diyor ki; "İbrahim'in kendi eliyle yaptığı kaybeden bin kat daha değerlidir insanların göğsündeki Kabe. Çünkü kabeyi bir kul, kalbi ise Allah kudretinden yaratmıştır."

Ramazan ayı bizi tekrar uyarmak ve canlı kılma amacını taşıyor. Biz de mübarek Ramazan ayı münasebetiyle kendimizi terbiyeyi; sabırlı, merhametli, yardım sever, orucunun sevabını koruyan olmayı seçmeliyiz.

Bu mübarek Ramazan ayı hürmetine Allah-u Teâlâ, Kürtleri Türkiye, İran, Irak ve Suriye’deki zalimlerden muhafaza, haklarına kavuşturup azad eylesin. Tekrar hayırlı ve bereketli Ramazanlar geçirmenizi diliyorum.

Mele Kasım ULUSOY - Civaka Îslamiya Kurdistanê Şûra Üyesi