Demokrat Senatör Bob Menendez, Trump yönetiminin Türkiye’nin işgal saldırısında ’insan hakları ihlallerine’ dair rapor açıklamak zorunda bırakan karar tasarısı sundu. Onaylanması halinde ABD’nin Türkiye’ye güvenlik yardımlarını sona erdirmeye yönelik ilk adımı teşkil edebilir.

ABD Kongresi’nde Türk işgalciliğine karşı yeni bir hamle, üst kanat Senato’nun Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Bob Menendez’den geldi. Demokrat Parti’nin kıdemli ismi, Trump’ın yönetimini Türkiye’nin işgal saldırısında işlenen ‘insan hakları ihlallerine’ dair rapor hazırlamaya zorlamaya yönelik adım attı.

Senatör Menendez’in sunduğu karar tasarısı, ABD’nin 1961 tarihli Dış Yardımlar Yasası’na atıf yaptığından, sunulmasından 10 gün sonra oylamaya sunulması mümkün. Kararın çıkması halinde Dış Yardımlar Yasası’nı harekete geçirecek olmasından ötürü, hazırlanacak rapor, ABD’nin Türkiye’ye güvenlik yardımlarını sona erdirmeye yönelik ilk adımı teşkil edebilir.

Dış Yardımlar Yasası’na göre Trump yönetimi Kongre’ye 30 gün içinde rapor sunacak, bunun ardından Kongre, Türkiye’ye güvenlik yardımlarının istediği kısmını sona erdirmek için oylama düzenleyebilir.

Erdoğan Türkiyesi müttefik değil

Menendez, Senato’da yaptığı konuşmada, şunları söyledi: “Maalesef Erdoğan’ın yönetimi altındaki Türkiye bir müttefik olarak görülmemeli, Erdoğan’ın yönetimi altındaki Türkiye bir müttefik olarak görülemez. Türkiye’nin NATO’nun değerlerine ihanet ettiğini daha kaç kez görmeye ihtiyacımız var? Putin’in yüzüğünü öpmek için Erdoğan’ın Moskova, Soçi veya başka bir Rus şehrini ziyaret etmesini daha kaç kez görmeye ihtiyacımız var? Türkiye’ye demokrasi demeyi bırakmadan önce daha kaç gazetecinin hapse atılması gerekiyor?

Vicdansız bir vahşet saldırısı

Trump yönetiminin yeşil ışık yakması sayesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizim Kürt ortaklarımıza saldırmak için Suriye’yi işgal etmesi, Kürt dostlarımız ve ortaklarımızda ölüme ve anlatılamaz ıstıraplara neden olan vicdansız bir vahşet eylemidir.

Mezalimin hesabını vermeli

Türkiye bu mezalimin tam manasıyla hesabını vermeli. O yüzden bugün Dışişleri Bakanı‘ndan Türkiye’nin Suriye’deki insan hakları tacizlerinin kapsamına dair Senato’yu 30 gün içinde bilgilendirmesini talep eden hızlandırılmış karar tasarısı sunuyorum.”

Daha fazla yaltaklanmayın

Menendez, Senato’da yaptığı konuşmada, Trump’tan Erdoğan’la görüşmesini ‘iptal etmesini’ ve ‘Erdoğan’ın yönetimi altındaki Türkiye’nin ABD’nin dostu olmadığına dair hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’daki iki partili görüş birliğinin tarafına geçmesini’ talep etti. Demokrat Parti’nin kıdemli senatörü şöyle konuştu: “Bir otoriter lidere daha yaltaklanarak itibarımızı daha fazla mahvetmeyin. Verilen zararı tamir mi etmek istiyorsunuz? Suriyeli Kürtlerin liderliğini Beyaz Saray’daki Oval Ofis’e DAİŞ’in dirilmesinin nasıl engelleneceğini görüşmek için davet ederek müttefiklerimize bağlılığımızı gösterin. Çıkarlarımızı korumanız işte böyle olur, ulusal güvenliğimizi korumanız işte böyle olur.”

 

WASHINGTON

 
 

Senatörlerden inceleme talebi 

 

Senato İstihbarat Komisyonu Başkan Yardımcısı Mark R. Warner ve Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins, Ulusal İstihbarat Dairesi’nden DAİŞ’lilerin Suriye’deki gözaltı merkezlerinden kaçmasının ABD ve müttefiklerinin güvenliği üzerine etkileri konusunda gizli olmayan bir inceleme yapması talebinde bulundu.

Senatörler Ulusal İstihbarat Dairesi Başkan Vekili Joseph Maguire’a hitaben yazdıkları mektupta, QSD’nin gözaltı merkezlerinde 10 bin DAİŞ elemanının bulunduğunu, bunların 2 bin kadarını Avrupa ve Ortadoğu’dan Suriye’ye giden “yabancı savaşçı” denilen kişilerin oluşturduğunu belirtti. Bu kişilerin büyük kısmının bomba yapımı, liderlik ve propaganda konularında uzman, çekirdekten yetişmiş elemanlar olduğunu belirten senatörler, bunun ABD ve müttefiklerini tehlikeye attığını söyledi. Kürtlerin Türkiye’nin işgal saldırısı nedeniyle kendini savunma durumunda kalmasının bu gözaltı merkezlerini korumalarını zorlaştıracağı uyarısında bulunan senatörler, şimdiden basında çıkan haberlerde ABD’li yetkililerin gözaltı merkezlerinden kaçan DAİŞ üyesi sayısını ve kaçının daha kaçabileceğini bilmediklerinin yer aldığını vurguladı.

DAİŞ olarak bilinen çeteyi de zamanında kaçmayı başaran El Kaide üyelerinin kurduğunu hatırlatan senatörler, mektupta “Bu nedenle lütfen Senato İstihbarat Komisyonu’na QSD’nin gözaltı merkezlerinden DAİŞ elemanlarının kaçışının - buna kaçanlar ve hala gözaltı merkezlerinde olanlar da dahil - ABD’nin ve müttefiklerinin güvenliğine olası etkisiyle ilgili incelemelerinizi iletin” ifadelerini kullandı. Mektupta “Amerikan halkını, Kongre’yi, siyasetçileri ve ABD’nin müttefiklerini daha iyi bilgilendirmek için bu inceleme mümkün olduğunca gizlilikten uzak yapılmalı. Gerekirse kaynakları gizli tutulmalı” denildi.

Senatörler Ulusal İstihbarat Dairesi’nden taleplerine iki hafta içinde yanıt vermesini istedi.

 
 

Avrupa Birliği yardım yapmayacak

 

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türkiye’nin oluşturmak istediği güvenli bölgeye AB’nin mali yardım yapmayacağını yineledi.

Avrupa Parlamentosu Dışilişkiler, Adalet ve Kalkınma komiteleri, Türkiye’deki Suriyeli göçmenlerin durumununu görüşmek üzere ortak bir toplantı düzenledi. Toplantıda AB Komisyonu adına konuşan Maciej Popowski, AB’nin, Türkiye’nin işgal saldırısı düzenlediği ve yerleşim birimi kurmak istediği bölgeye insani yardım yapmasının söz konusu olmadığını söyledi.

Popowski, “AB, Türkiye’nin Suriye’de oluşturmak istediği yerleşim birimlerine yardım yapamaz. Suriyeli göçmenlerin ülkelerine geri dönüşü gönüllülük esasına dayanmalı” dedi.

Popowski, AB’nin işgal saldırısıyla ilgili Türkiye’yi kınadığını hatırlattı. Popowski, Erdoğan’ın bazı AB liderlerine yönelik sert açıklamalarının da ilişkilerin gerginleşmesine katkı yaptığını söyledi. AB temsilcisi, birliğin Türkiye’ye Suriyeli göçmenlerle ilgili söz verdiği mali yardımların yaklaşık tamamını ödediğini dile getirdi.

AB Komisyonu’nun insani yardımlardan sorumlu temsilcisi Michael Koehler, AB’nin Türkiye’nin oluşturmak istediği ‘güvenli bölge’ye mali yardım yapmasının hukuki olarak da mümkün olmadığını söyledi.

Toplantıda söz alan Avrupalı parlamenterlerin önemli bir kısmı Türkiye’nin işgal saldırısını kınayan ve Erdoğan’ın Suriye poitikasını eleştiren konuşmalar yaptı.

 
 

‘Petrol misyonu’na onay

 

ABD Başkanı Trump, Kuzey-Doğu Suriye’deki petrol sahalarını koruma gerekçesiyle QSD kontrolündeki bölgeye asker gönderme planını onayladı.

AP’nin ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Cuma günü Trump ve savunma yetkililerinin yaptığı toplantı sonrasında alınan karar uyarınca yüzlerce Amerikan askeri, Dêrazor ve Hesekê arasında uzanan 150 kilometrelik bölgeye konuşlandırılacak. Yetkililer daha netleştirilmesi gereken pek çok detayın olduğuna da işaret etti.

Trump’ın kararı DAİŞ ile mücadeleye devam etmek, İran’ın bölgedeki nüfuzuna karşı koymak ve Kürtlerle ortaklığa devam etmek için Suriye’de kalmayı savunan komutanlar için bir zafer olarak değerlendiriliyor.

Pentagon yeni görev için Suriye’de kaç askerin kalacağı bilgisini vermedi. Ancak ismi açıklanmayan ABD’li yetkililer 200’ü Suriye’nin güneyindeki El Tanf garnizonundan olmak üzere en az 800 askerin bölgeye gönderileceğini aktardı.

AP’ye konuşan ABD’li yetkililer, Amerikan birliklerinin, petrol yataklarının Kürtlerin kontrolünde kalması için ne kadar ileri gidebileceğini belirleyecek düzenlemenin detayları üzerinde çalışıldığını söyledi.

ABD askerlerinin DAİŞ ile mücadele için Suriye’ye gönderilmesinin yasal dayanağını 2001 ve 2002 yıllarında 11 Eylül saldırılarından sonra çıkarılan Askeri Güç Kullanma Yetkisi (AUMF) oluşturuyor. AUMF, ABD birliklerine 11 Eylül saldırılarına dahli olanlara karşı ve gelecekte gerçekleşebilecek herhangi bir uluslararası terörist eylemi engellemek için bütün gerekli gücü kullanma yetkisi veriyor.

Rusya: İşbirliği yapmayız

Bu arada Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Verşinin, Rusya’nın ABD ile Suriye’nin doğusundaki petrolün çıkarılmasında güvenliğin sağlanması konusunda işbirliği yapmaya niyeti olmadığını söyledi.