Meraya işgal halka işkence

18 Nisan 2021 Pazar - 17:01

  • Ceylanpınar TİGEM, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin ziyareti sonrası göçe zorlanan mahallelilerin hayvanlarına el konuluyor.  

EMRULLAH ACAR - MA/URFA

Urfa'nın Ceylanpınar ilçesindeki Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) arazisi etrafındaki mahallelerde uygulanan hayvan otlatma yasağı ile halk göçe zorlanıyor. Yasağa uyulmadığı gerekçesiyle köylülerin hayvanlarına el konuluyor, geri almak isteyenlere ise hayvanlara TİGEM tarafından “Yem verildiği” gerekçesiyle alıkonulduğu gün sayısına bağlı farklı miktarlarda para cezası kesiliyor. “TİGEM arazisine girdiği” gerekçesiyle bir gün boyunca alıkonulan bir koyunun sahibi, geri almak için 250 TL para cezası vermek zorunda kalıyor. 

Alıkonulan ve hala TİGEM’in şantiyelerinde olduğu ifade edilen 80’den fazla hayvanın, bakımları ihmal edildiği için ölmeye başladığı belirtildi. 

Soylu geldi yasak arttı

Köylüler, söz konusu baskıların, Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin 4 Aralık 2020 tarihinde Ceylanpınar'a yaptığı ziyaret sonrası arttığını belirtiyor. Uzun yıllardır meralarda hayvanlarını otlatan köylüler, son 4 aydır artan mera yasaklarından kaynaklı yem satın alıyor ve köyün sokaklarında baharın gelmesiyle yeşeren alanlarda hayvanlarını otlatıyor.

Gasp edilen hayvanlar ölüyor

Circip Deresi kenarında yer alan Ûmeyra (Aşağıdoruklu) Mahallesi’nde hayvancılık yapan ve 500 küçükbaş hayvanı olan İbrahim Çin, TİGEM tarafından Circip Deresi’ni geçen hayvanlara el konulduğunu söyledi. Çin, “Güvenlikçiler bize hakaret edip, kimi zaman asker çağırarak, darp ediyorlar. Hayvanlarımızı alıkoyan TİGEM, geri almak istediğimizde hukuki bir dayanağı olmayan para cezası istiyor. Alıkonulan çoğu hayvanın bakımı yapılmadığı için hastalanıyor ve ölüyor” diye konuştu. 

Hayvancılık yapmasam, göç ederim

Derenin kenarında yer alan mahallelerde yüzlerce kişinin geçimlerini hayvancılık yaparak sağladıklarının aktaran Çin, “Hayvancılık yapmazsak, açlıktan öleceğiz. Eskiden hayvancılık iyiydi. Meraya çıkıyordu hayvanlar, yem almamıza gerek kalmıyordu. Yasaklarla birlikte meraya çıkartamıyoruz. Yem fiyatları ise çok pahalı, her geçen gün artıyor. Kurban Bayramı yaklaşıyor ama bizim yüzümüz gülmüyor. Buralarda çok kişi hayvanlarını satmaya başladı. Bende hayvancılık yapmasam buradan göç ederim” şeklinde konuştu.

Sürekli ceza yazıyorlar 

Xidirxelef (Damlacık) Mahallesi sokaklarında hayvanlarını otlatmak zorunda kalan Temel Aykut, 30 yıldır hayvancılık yapıyor. Bölgede hayvancılığın bitme noktasına geldiğini dile getiren Aykut, “Cezalar yazıyorlar, biz kazanamıyoruz ki cezasını ödeyelim. Hayvancılık yapmak istiyoruz ama böyle devam ederse bırakacağız” dedi. 

Emuşa jêr (Yukarı Polatlı) mahallesinden İsa Yeloğlu (56) da mahallenin 80 hane olduğu bilgisini vererek, her hanede 40-50 koyun olduğunu paylaştı. TİGEM’in, hayvanların “Fıstık ağaçlarına zarar verdiği” gerekçesiyle tel çektiğini söyleyen Yeloğlu, “TİGEM arazisi diye kapattıkları yerlerin büyük bir bölümünde ağaç yok, mera. Hayvanlar o alanda otlansa, daha iyi değil mi?” diye sordu.

Açık cezaevi gibi 

Emuşa jor Mahallesi’nde çocukluğundan bu yana hayvancılık yapan Ali Aslan (50), hayatının kapatılan meralarda hayvan otlatarak geçtiğini anlattı. Kendisine de para cezaları kesildiği bilgisi veren Aslan, “Mecburen köyün içinde otlatıyoruz hayvanları. Devlet bize yardımcı olacağına bizi açık cezaevine koyuyor. Hayatım boyunca ben böyle bir şey görmedim. TİGEM bu araziler bana ait diyor, çıkarsın tapusunu. Merayı işgal edip halka işkence ediyorlar. Birkaç aydır limon gibi bizi sıkıyorlar. Her evin birkaç tane öğrencisi var. Meranın yasaklanması öğrencilerin mağdur olması anlamına geliyor” şeklinde konuştu. 

Göç dayatması

Koçerler tarafından 1932 yılında kurulan, bölgeye 1970 yılından sonra yerleşen TİGEM’in arazisi içinde Offa (Küme evler) Mahallesi, 300 kişinin yaşıyor olmasına rağmen TİGEM tarafından boşaltılması için bildirimde bulunuldu. Mahalle sakinlerinden Ekrem Çakır (20), “TİGEM evlerimizin önündeki hayvanı alıp bize ceza yazıyor. Sürülmemiş arazideki hayvanı dahi alıyorlar, her yeri bize zindan ettiler, artık huzurumuz kalmadı” şeklinde tepkisini gösterdi. 

 Dedelerinin mezarının mahallede olduğunu ifade eden Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu köy kurulduğundan bu yana insanlar geçimlerini hayvancılık yaparak sağlıyorlar. Hayvanlar aç, yem yok. Sadece bizim köy değil, civarda 400-450 köy var hayvancılık yapan, hepsi etkileniyor. Evlerimizin yıkılacağı söyleniyor, kısa sürede çıkmamız istendi ama biz nereye gideceğiz? Buradan göç etmemiz için ellerinden geleni yapıyorlar. Dayanacak gücümüz kalmadı. Süleyman Soylu geldikten sonra baskılar arttı. Artık bize bir çare bulsunlar.”  

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.