
Seçim izlenimleri için bu kez Çukurova’dayım. Önce Mersin’e gidiyorum. Sonra da Adana’da olacağım. Adana’daki Şakirpaşa Havaalanı’ndan Mersin, 45 dakika kadar sürüyor. İndiğim Mersin Otogarı‘ndan Akdeniz Belediyesi’nden arkadaşlar, beni alıyor ve hemen bir binanın 46. katındaki bir toplantıya götürüyor. Büyükçe bir konferans salonunda slaytlar eşliğinde, Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) Akdeniz Belediyesi eşbaşkan adayları projelerini sunuyor. Mersin’deki yerel basının temsilcileri, özetle anlatılan projeleri pür dikkat dinliyor. Toplantıya ben de dahil oluyorum. Elbette toplantıdan benim haberim olmadığı gibi, onların da benim ne zaman geleceğim, hatta gelip gelmeyeceğim hakkında herhangi bir bilgileri yok.
BDP’nin Mersin Büyükşehir Belediyesi eşbaşkan adayları Sibel Yiğittekin ve Av. Bedri Kuran; Akdeniz Belediyesi eşbaşkan adayları M. Fazıl Türk ve Yüksel Mutlu; Tarsus Belediyesi eşbaşkan adayları Mehmet Alış ve Seher Peşmen; Toroslar Belediyesi eşbaşkan adayları Bedrettin Gündeş ve Emine Kocadağ; Yenişehir eşbaşkan adayları Hasan Kapıkıran ve Saniye Ağbay; Mezitli eşbaşkanları Muazzez Araç ve Harun Altaş, seçim çalışmalarında yoğun günler geçiriyor.
Mersin’de 2009 yılı yerel seçimlerini CHP kazandı. Demokratik Toplum Partisi (DTP), bu seçimlerde, aldığı 76 bin oyla (yüzde 17.5) MHP ve AKP’nin ardından dördüncü parti olarak çıktı. Mersin’in Akdeniz İlçesinde DTP’ye verilen 42 bin oy (yüzde 30) ile Mehmet Fazıl Türk, -bir dönem aradan sonra- yeniden belediye başkanı seçilirken, bu seçimde kendisini CHP, AKP ve MHP’nin adayları izledi. DTP, 2009 yerel seçimlerinde Tarsus’ta 14 bin, Toroslar’da 24 bin oy, Yenişehir’de ise 12 bin oy aldı.
12 Haziran 2011 günü yapılan genel seçimlerde, Mersin’den bağımsız olarak milletvekili seçilen Ertuğrul Kürkçü’ye verilen 92 bin oyun 42 bini Akdeniz’den, 17 bini Tarsus’tan, 22 bini Toroslar’dan ve 12 bini ise Yenişehir’den geldi. Mersin’den parlamentoya giren 12 milletvekili arasında, AKP’den Zafer Çağlayan, CHP’den İsa Gök ve önce BDP, sonra da HDP Eşbaşkanı olan Ertuğrul Kürkçü en faalleriydi. Bakan da yapılan Zafer Çağlayan’ın adı yolsuzlukla anılırken; Mersin’deki seçmenleri, Ertuğrul Kürkçü’yü meclise gönderdiği için herhalde hiç pişman olmamış; hatta onunla gurur duymakta.
Önemli deneyim: Akdeniz Belediyesi
Akdeniz İlçesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı. Nüfusu 300 bine yaklaşmakta. Mersin Limanı, Mersin Serbest Bölgesi, Şehirler Arası Terminali, Türkiye’nin en büyük gökdelenlerinden olan 52 katlı bir işyeri ve otel burada bulunmakta. Son derece kozmopolit bir demografik yapıya sahip. Yoğun bir Gayrimüslim nüfusa ev sahipliği yapmakta olan Akdeniz’de, çok sayıda kilise ve katedral bulunur. İlçe, ticari hacmi bakımından Türkiye’de ilk 5 büyük ilçe arasında. Türkiye’nin en büyük limanı olan Mersin Limanı’nın etkisiyle de ilçede yoğun tercüme bürosu ve noter var. Resmi daireleri, hastaneleri ve okulları ile Mersin Valiliği ve Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni bünyesinde bulundurmasıyla Mersin’in ve Türkiye’nin en önemli İlçelerinden biri.
Şimdiye kadar BDP, sonra da HDP belediyelerinin en önemli rengi kadın olsa gerek. Mevcut Akdeniz Belediye Meclisi’nde bulunan BDP’li 17 üyenin 5’inin kadın olması dikkat çekerken, mecliste bulunan diğer üç partiden sadece bir üyenin kadın olması çok tuhaf olmalı. Seçimlere girerek halkın oylarına talip olan Akdeniz Belediye Meclisi’nin yarısı kadın üyeden oluşuyor. Diğer partilerde ise bu oran yüzde 1 ila yüzde 4 arasında. Tüm halk kesimleri, BDP listesinde yer almış. 46. kattaki proje sunum toplantısı bitince, önce oradaki adaylarla ayaküstü tanışıyoruz. Elbette Akdeniz Belediye Başkanı M. Fazıl Türk ve bu seçimlerde burada eşbaşkan olarak seçime girecek olan Yüksel Mutlu ile çok eski bir tanışıklığımız var. Ancak diğer adayların -şimdiye kadar- sadece fotoğraflarını görmüştüm. Tanışıyoruz ve herkes bir başka yerdeki randevusuna koşuyor.
Daha sonra, Radyo Ses’te, Diren Keser’in programına katılıyorum. Mersin’deki yayını, Adana’daki Radyo Dünya da canlı olarak ortak yayında veriyor. Böylece, hem Adana hem de Mersin’e sesimi duyurmuş oluyorum. (Umarım bu yayını, Kürkçüler F Tipi Cezaevi’ndeki ve Karataş’taki Kadın Cezaevi’nde bulunan okurlarımız kaçırmamışlardır!) Radyo yayınından sonra belediye eşbaşkan adaylarıyla buluşmak üzere Basın Merkezi’ne geri dönüyoruz. Yoğun programlarından zaman ayırabilenlerin katılımıyla, kısa bir oturum yapıyor ve birlikte fotoğraf çektiriyoruz. Bu kısa gezideki gözlemlerim nedir diye sorarsanız: Akdeniz belediyesi BDP’de kalacak ama durum böyle diye rahatlayıp, çalışmalarda rehavete düşmemek ve sonuna dek yoğun bir şekilde çalışmak gerekiyor. Toroslara (ve hatta Tarsus’a) gelince, her şey hayal ve talep etmekle başlar! Niçin olmasın!!!
Halk hizmetten memnun
Mersin, BDP için önemli; çünkü Akdeniz Belediyesi iki dönemdir BDP’nin elinde ve görünen o ki, halk bu hizmetten memnun görünüyor. BDP, Mersin’de biri büyükşehir olmak üzere altı yerleşim biriminde seçime giriyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Akdeniz, Tarsus, Toroslar, Yenişehir ve Mezitli ilçelerinde yerel seçime katılacak olan BDP’de eşbaşkanlık uygulandığı için toplamda 12 aday bulunuyor. Kimi başka ilçelerde de (örneğin Erdemli ve Silifke’de) adaylar var; ancak seçim faaliyetlerinin yoğunluğu sözünü ettiğim bu ilçelerde ve büyükşehirde.
Büyükşehir Eşbaşkan Adayları:
Sibel Yiğittekin: İzmir’de 1978 yılında doğdu. Kökenleri Rodos’tan Lazkiye ve Artvin’e kadar uzanan sinema yönetmeni Yiğittekin, Memed Uzun’u anlatan “17. Fotoğraf” isimli belgesel filmini çekti. Yiğittekin’in çektiği “Bana Bak Baba” isimli kısa film, Cannes Film Festivali Corner bölümüne girdi. Yiğittekin HDK içerisinde aktif siyaset yapmakta.
Av. Bedri Kuran: Siirtli bir ailenin çocuğu olarak 1974 yılında Urfa Ceylanpınar’da doğdu. 1993 yılından beri Mersin’de yaşıyor. 1999 yılında Hukuk Fakültesi’ni bitirdi ve Mersin’de avukatlık mesleğine başladı. 2004-2009 döneminde Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Akdeniz Belediye Meclis üyeliği yaptı. Kuran evli ve iki çocuk babasıdır.
Akdeniz Eşbaşkan Adayları:
Mehmet Fazıl Türk: Mardin’de 1959 yılında dünyaya geldi. HADEP’ten 1999-2004 yılları arasında Mersin Akdeniz Belediye başkanlığını yaptı ve 5 yıllık belediye başkanlığı döneminde Akdeniz Belediyesi Akdeniz Bölgesi’nde “En Başarılı Belediye” olarak seçildi. 2009 yılında DTP’den Belediye Başkanlığı’na tekrar seçilen Türk, evli ve 7 çocuk babası.
Yüksel Mutlu: Evli ve iki çocuk annesi olan Yüksel Mutlu, 1957 yılında Dersim’de doğdu. Uzun yıllar Eğit-Sen ve Eğitim-Sen’de aktif sendikal faaliyet yürüttü. Daha sonra İHD Genel Merkez yöneticiliği yaptı. Türkiye Barış Meclisi’nin sözcüsü oldu. Bergama Hapishanesi’nde 6 ay tutuklu kaldı. Halen BDP’nin eşbaşkan yardımcılarından birisidir.
Toroslar Eşbaşkan Adayları:
Bedrettin Gündeş: Muş’ta, 1959 yılında doğdu. Önce Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde ve 1999 yılından itibaren de Akdeniz Belediyesi’nde özel kalem müdürlüğü ve başkan yardımcılığı yapan Gündeş, halen 68liler Derneği, İHD, MESİAD gibi birçok vakıf ve derneklerin yönetim kurullarında görev almakta.
Saniye Ağbay: Van’ın Gevaş İlçesi Yemişli Köyü’nde doğdu. 1998 yılında Mersin’e taşındı. 1999 yılından bu yana parti çalışmaları içerisinde yer alan Ağbay; iki dönem DTP ve BDP il, üç dönem de BDP ilçe yönetiminde yer aldı. Evli ve üç çocuk annesi.
Tarsus Eşbaşkan Adayları:
Mehmet Alış: Evli ve yedi çocuk babası olan Alış, 1968’te Siverek’te doğdu. 90’lı yıllarda HEP, DEP ve HADEP’de il yöneticiliği yaptıktan sonra 2002 yılında DEHAP’tan milletvekili adayı oldu. 2004-2009 yılları arasında Akdeniz Belediyesi’nde meclis üyeliği yaptı.
Seher Peşmen: Malatya’da doğdu. 12 Eylül darbesinde 2,5 yıl tutuklu kaldı. 6 yıl aradan sonra öğretmenlik görevine dönen Peşmen, 12 yıl Tarsus’ta Eğitim-Sen yöneticiliğini yaptıktan sonra; Emek Partisi, İHD, Pir Sultan Abdal ve 78’liler Derneği yönetimlerinde çalıştı.
İştar’dan Hrant’a belediyecilik
Akdeniz Belediyesi’nin açtığı parkların çok anlamlı isimleri var: Yılmaz Güney, Ahmet Kaya, Hrant Dink ve Roman Kültürleri... Kadın Danışma Merkezi’nin adı ise İştar. Belediye, Nar-Der Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği ile 700 aileye (bu sayı, son ayda 1000 olmuş) yardımcı olmaya çalışırken, Eğitim Destek Evleri’yle dershanelere gidemeyen öğrencilere girecekleri sınavlarda destek oluyor. Bu yardımdan yararlanan 450 öğrenci var. Bu sayının binleri aşması hedefleniyor. Gerek mevcut Nar-Der, gerekse de yeni kurulacak yardım birimlerinde yardıma muhtaç ailelerle, bu konuda yardım yapanların birbirini görmemesi amaçlanıyor. Yani yardım alanların rencide olması engellenmek isteniyor. Gerçekten de çok alicenapca bir davranış, bu yapılan ve yapılmak istenenler.
HAZIRLAYAN: HÜSEYİN AYKOL
Sınırda kardeşlik köprüsü kurulacak
Halkların alternatifsiz olmadığını söyleyerek kirlerinden arındırmak için özgürlükçü bir seçim iklimi yaratan BDP’nin yarattığı sinerjiyi görmek için Dilok’tayım. Eğer seçim kazanılırsa Urfa, Siirt, Adıyaman, Maraş, Diyarbakır gibi kentlerden yoğun göç alan, farklı halkların buluşma yeri olan Antep’i (Dilok) Sur Belediye Başkanı olarak ilk kez çok dilli belediyeciliği başlatan Abdullah Demirbaş ve Ayhan Ünlü yönetmeye talip. Bu gerçekleşirse Êfrîn sınırındaki Islahiye’de bir gümrük kapısının açılmasını, Cerablus’a bakan Karkamış’ın kirli savaş gruplarının geçiş noktası olmaktan çıkarılmasını iki yaka arasındaki kardeşlik köprülerinin pekişmesini sağlayacaktır. Kent, 30 Mart sonrası “kendi göğünde” BDP’nin eşbaşkanlarının özyönetim modelleriyle ışıldatacağı gökkuşaklarını bekliyor.
Rojava, ayakkabı kutularından taşanlar, bazı yerlerde başlatılan ve halkı süren kentsel dönüşüm (rantsal bölüşüm), fıstık, ceviz kırma gibi işlerde çalıştırılıp emeğinin karşılığının verilmediği modern kölelik uygulamaları halkın gündeminde. Yine Rojava’daki halklara karşı savaştırılan çetelerin kentte barınmasına set çekileceği de kaydediliyor. Halkların kendi kimlikleriyle, özgürlük felsefesiyle buluşması için çağrılar yapılırken, bazı yerlerde Kürtlerin MHP ile çalışmasının utanç verici olduğuna dikkat çekiliyor. Mesela Araban’da MHP ilçe başkanı bile Kürt imiş.
Öze dönüş çağrıları yapılırken, ordayken 100 kadar kişi AKP’den istifa ederek ateş başında coşkulu bir halay eşliğinde BDP’ye katılıyor. BDP PM Üyesi Nihat Akdoğan, partilerinin Nuh’un gemisi olduğunu, birlik olmak gerektiğini söylüyor. Rozet takılan biri geç kaldıklarını ancak gemiye döndükklerini ifade ediyor.
Şehitkamil, Şahinbey, Araban, Islahiye’de ciddi oy artışı bekleniyor. BDP yükselişi karşısında AKP’nin tedirgin olduğunu söylüyorlar. Biz ordayken AKP’nin bazı mahallelerde oy avı için bir torba erzak ve yağ dağıttığını öğreniyoruz. Her halde Dilok’ta kentlileri ikna edecek bir proje bulamadıkları için billboardlarda başbakan fotoğrafıyla “İstanbul’a 3. Köprü” afişleri asılmış. Başbakanın kente geleceği bahanesiyle kimi yerlerde BDP afişleri, bayrakları indirilmiş. Nuri Pazarbaşı, Şahinbey gibi yerlerdeki kentsel dönüşüm tepki çekiyor.
Demirbaş ve Şehitkamil adayı Kemal Şahin ile birlikte mahalleleri geziyoruz, daha önce özgürlükçü partli gelenekleriyle buluşmadıkları halde bu seçimde yakınlaşan yöresel derneklerin toplantılarına gidiyoruz. Demirbaş, Şehitkamil’de hiç atlamadan bütün kuyumcu, eczacı, kırtasiyeci, telefoncu, mobilyacı, giyim mağazası, manav gibi işyerlerine giriyor, desteklerini beklediğini söylüyor. Her yerde birkaç somurtkan yüz hariç güleryüzle karşılanıyor. Başarı dilekleri alıyor. Kadınlara, dünyada bir ilk dediği eşbaşkanlık sistemi ve şeffaf belediyecilik modellerini anlatıyor. Seyyar satıcılar tabla sorunlarının çözülmesini istiyor.
Halfetililer Derneği’nin toplantısında, iktidar blokları arasındaki kavga için “kazanın dibi delik” diyor ve devam ediyor Demirbaş: Başkasının evinin önünde dilenci olmaktansa kendi evimizde kuru ekmek yiyelim. Ya barış ve özgürlükten yana, ya yolsuzluk, yüzsüzlük ve telekulakçılardan yana olacağız. Çalan eller kaybedecek. Biz ev sahibiyiz, hırsızı bırakmayacağız. Alkışlar arasında “kendi evimizde başkasının esiri olmak zor. Her oy barışa, özgürlüğe ve müzakerenin sonuçlanmasınadır. Biz iddialıyız” diyor.
Antep kirinden arındırılacak
Demirbaş ile konuşuyoruz. “Barış, demokrasi, halkların kardeşliği devletlere bırakılmayacak kadar önemli, ve değerlidir. ne kadar az devlet, o kadar çok çözüm diyeceğiz” diyor. Yönetime gelir gelmez halkla birlikte sorun analizi çalışması yapılacak. Önerileri olacak. AKP’nin, paralel devletin, CHP ve MHP’nin statükoculuğuna karşı, halkın güç, yetki ve karar sahibi olmasını istiyor Demirbaş. Amaç belediyeleri güçlendirmek değil, belediyeler de yetkiyi halka devredecek. Yönetime halkı da hatarak söz, yeki ve kararın halka verildiği bir yönetim hedef.
Kardeş belediyecilik projesini uygulayacaklarını söyleyen Demirbaş Antep’i krininden arındıracaklarının altını çiziyor: “Antep bir sınır kenti ve ticareti, sanayisi hayli gelişmiş olan bir kent. Bunu biraz Anteplilik kimliğiyle buluşturduğu için yapmış. Ama malesef kentin yönetimini demokratikleştirememiş. Halkın, demokratik kitle örgütlerinin kentin yönetiminde söz, yetki, karara sahip olma durumu yok. Biz Antepli kimliğini demokratik özle buluşturarak hem barışçıl hem özgürlükçü hem demokratik yanını geliştirerek ekonomi kalkınmasını daha da güçlendirecek çalışmalar yapacağız. Kentin demokratikleşmesi kirli odakların artık rahat edemeyeceği bir ortam yaratacak. Çünkü halk birçok şeyi görecek ve yanlış uygulamalara karşı çıkacaktır. Yönetimdeki problemleri de görecek ve yanlışı düzeltecektir. Örneğin kentim İmar master planının yanlışlığını...”
Sınırlar anlamsızlaştırılacak
Sınırlar konusu nasıl çözülecek sorularına yanıtı şu: Genel analmıyla Kürdistani güçlerin hepsini pozitif etkilemiştir, Antep’i de pozitif etkiliyor. Bu rüzgarı burda hissediyoruz. Islahiye’de sınır Êfrîn’e yakın olduğu için kapalı. Kazanırsak kesinlikle bu sınırların anlamı olmayacak. Sınırların rahatlıkla insanların geçebileceği ve ticaretini yapabileceği bir ortam oluşturacağız. Antep’in demokratik bir yönetime sahip olası Suriye’nin de demokratikleşmesine pozitif etkide bulunacak. Bu mevcut hükümetin yanlış politikaları burda yer bulamayacağı için Suriye’nin demokratikleşmesine ve Rojava’nın da bundan güç almasına neden olacaktır. Bu nedenle Antep seçimleri, ekonomik, demokratik ve sosyolojik gelişmeleri sağlayacaktır. Basit bir belediye kazanmak olarak bakmamak gerekiyor. Farklı etnik, dinsel, inançsal, cinsel bütün kimliklerin kendini var edebileceği demokratik bir sistemden bahsediyoruz. Bu seçim Türkiye’deki bütün halkların ve inançların hakkettiği demokratik bir Türkiye’yi gerçekleştirme anlamıyla referandumdur.”
Kente kadın eli değecek
Ayhan Ünlü, 25 yıldır Antep’te yaşıyor. 2 yıl Londra’da kalmış. Kadın özgür olmadan toplumun özgür olamayacağını kaydediyor. Kadının elinin her yere değeceğini kaydediyor. Bu seçimi barış ve özgürleşme süreci olarak görüyor. Barışı değil savaşı dayatanlara karşı bir seçim olarak değerlendiriyor. Gerilla da asker de ölmesin, anneler ağlamasın diye oy verilmesini istiyor.
Kadınlar için projelerini özetliyor: Belediyelerde kadın daire başkanlığı, kadın müdürlüğü, kadın masası, kadın meclisi kuracaklarını kaydediyor. Kadınlardan işyeri ve ruhsat harçları yüzde 50 indirim yapacak. İşletmesini kadınların yaptığı semt pazarları açılacak. Belediye bütçesinde kadının payı en az yüzde 15 olacak. Bu kadın çalışmaları için kullanılacak.
Şehitkamil yeni döneme hazır
Birçok kentten göçlerin olduğu, yoksulların yaşadığı Şehitkamil’de eşbaşkan adayları Kemal Şahin ve Cahide Mutlu. Her mahallede komiteler kuruluyor. 20 kadar seçim bürosu açılmış, karınca gibi işliyor bürolar. Büyük büro gece yarısına kadar açık, soba etrafında sorunları, yapacakları çalışmaları konuşuyorlar. İlçede kadınlar çok düşük ücretlerle çalıştırılıyor. AKP’den katılımlar oluyor. Daha önce oy vermeyenler bu kez yüzünü BDP’ye dönmüş.
Kemal Şahin, 850 bin nüfusları olduğunu kaydediyor. Yüzde 75’i Kürt olduğunu, sadece Urfalı seçmen sayısının 180 bin olduğunu kaydediyor. Besni’den, Siirt gibi yerlerden seçmen yoğun. Rojava rüzgarının büyük etkisi olduğunu ve demokratik özerklik modelini hayata geçireceklerin kaydeden Şahin çok dilli belediye olacaklarını söylüyor.
Cahide Mutlu 10 ay cezaevinde kalmış. “Kadınların ekonomileri yok. kadın ekonomisini eline almadan bence özgür değildir” diyen Mutlu, fıstık, zeytin, salça, terlik işi yapıldığını, kadınların bin terliği sadece 4 liraya yaptıklarını kaydediyor. Kadınların emeğinin karşılığını alması için ürün satış pazarları açacaklarını kaydediyor. Şiddete karşı erkekleri de eğiten merkezler açacaklarını, sağlık ocakları yapacaklarını kaydediyor. Annelerin çok çektiğini, barış için gözyaşları dinsin diye oy verilmesini istiyor.
M. ALİ ÇELEBİ/DILOK