İktidar devletin uzatmalı ideolojisini de arkasına alarak kürtlere yapılan kıyım, soykırımda nerede kalmıştık dercesine tüm vahşi yüzünü gösteriyor. Yıkım sadece şehirler evlerle kalmadı, batıyla bir köprü kuran HDP'nin de kökünü kazımak için elinden geleni ardına koymuyor.

7 Haziran seçimlerin öncesi ve sonrası Kürtlerin 4500 sivil siyasetçisi gözaltına alındı. 950'den fazlası tutuklandı. Ve bugünlerde de gözaltı ve tutuklamalar yoğun biçimde hala sürüyor. HDP-DBP çizgisinden Belediye Eşbaşkanı seçilen 19 kişi tutuklanmış durumda. Sekizi de aranıyor. Belediyelerin Eşbaşkanlarından 28'i görevden alındı, gözaltına alıp taciz ve yıldırma politikaları uygulanıyor.

Kürt illerinin neredeyse hepsinde sokağa çıkma yasakları, yakılan, yıkılan evler, işkence ile yakılan genç kadınlar... Asker, polis, gerilla, kadın, çocuklar ölüyor. Yetmiyor birde yasal bir parti HDP'ye siyasi kıyım başlattılar. Amaç, Kürt milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırıp, hapse atıp ve Kürt siyasetçilerinden arındırılmış bir parlamento yaratmak. Hem de CHP'nin desteğiyle.

Kılıçdaroğlu; "Anayasaya aykırı ama EVET diyeceğiz" dedi haklısın bir kereden bir şey olmaz. Son günlerin popüler deyimi ile "AKP’nin önüne yattın Kılıçdaroğlu" denilir mi bilemem(?)  Mesele budur işet! Mesele Kürtler, mesele HDP'nin  dokunulmazlığı olunca Evet!

Bu ülkede 6 Milyon oy almış bir iradeyi, dokunulmazlıklarla yasalarla korkutmak geçmişte geri teptiyse bu günde geri tepecektir. Çünkü bilinçli, aydın demokrasiye inanmış insanları korkutamazsınız. Hayat hep kötüler için baki kalmamıştır. Eşyanın tabiatına ters değişmemek.

Kürtlerin nefes borularını tıkadınız, kıyım, soykırım, asimilasyon yaparak siyaset alanlarını da kapatırsanız ne yapacak Kürtler? Dağa çıkmaktan başka seçenek bırakmazsanız, asırlarca yaşanan kısır döngü, kırılamayacak.  Hep sil baştan, kıyım, yıkım şiddet... Ama o coğrafyanın kaderi siz istediniz diye sizin istediğiniz gibi olmayacak. Yüzyıllık serüven gösterdi ki; Sindirme, asimilasyon ve kırma politikalarının karşısında hep yeniden bir başkaldırı oldu, olacakta...