
Tahir Elçi’nin katledilmesi birçok kentte başta hukukçular olmak üzere binlerce kişi tarafından protesto edildi. Amed Barosu’nun 3 gün için almış olduğu “Hiçbir adli işlem yapmama” kararını destekleyen Demokratik Hukuk Platformu, Türkiye ve Kürdistan’da bulunan tüm üye, dost ve hukuk kurumlarını, mahkemeleri boykot etmeye ve duruşmalara girmemeye çağırdı. Dün birçok kentte hukukçular adliye önünde cüppeleriyle açıklama yaptı.
Dava açılan Adliye’nin önünde
Tahir Elçi hakkında dava açılan Bakırköy Adliyesi de birçok eyleme ev sahipliği yaptı. “Bijî aşiti”, “PKK terör örgütü değildir” sloganı atan avukatlar, Elçi hakkındaki iddianameyi hazırlayan Başsavcı Vekili İdris Kurt’un odası önünde açıklama yaparak, “Biz Tahir Elçi’nin mirasını üstleniyoruz. Ölümle korkutamazsınız bizleri” dedi.
PKK terör örgütü değildir
“Hepimiz Tahir’iz öldürmekle bitmeyiz” pankartı açan avukatlar, Elçi’nin tutuklama talebiyle sevk edilip yargılandığı 2. Ağır Ceza Mahkemesi önünde açıklama yaptı. Av. Eren Keskin, “Elçi’yi öldüren AKP değil, devlettir. AKP kontragerilla ile anlaşmıştır. Elçi’nin söylediği şeyi hepimiz savunuyoruz. PKK terör örgütü değildir” diye konuştu.
ÇHD Şube Başkanı Gökmen Yeşil, “Elçi bugünün hukukçusu değil, en karanlık günlerde tehditlere, şiddete maruz kalmış yılmamıştı. Ancak Türkiye Devleti’nin yasaları bir silah, bir kısım savcıları adeta tetikçi gibi çalıştılar ve üstadımızın katlinin yolunu açtılar. Tahir Elçi’nin yürüttüğü mücadeyi biz yürüteceğiz” dedi.
Protestolar sürüyor
Elçi için Kürdistanlılar ve dostları ise 3 gündür ayakta. Amed başta olmak üzere Mardin, Urfa, Batman, Şırnak, Van, Muş, Hakkari, Siirt, Ankara, Sivas, Maraş, İstanbul, İzmir, Edirne, Aydın, Burdur, Kocaeli, Elazığ, Adana, Manisa, Tekirdağ, İzmir, Eskişehir gibi birçok kentte Elçi’ye yönelik suikast yürüyüş ve açıklamalarla protesto edildi.
HABER MERKEZİ
Mücadelesini sürdüreceğiz
Dostları, arkadaşları, yoldaşları, ensesinden tek kurşunla katledilen Baro Başkanı Tahir Elçi’nin mücadelesini sürdürme sözü verdi.
Amed’de önceki gün yüz binlerce kişi tarafından uğurlanan Tahir Elçi’nin cenaze töreni; barış, insan hakları ve demokrasi mücadelesi veren isimleri bir araya getirdi. Elçi’nin infazı, yaratılmak istenen korku dalgasının aksine mücadele azmini perçinliyor. Elçi’yi “Hepimiz için insan hakları mücadelesi veren, adalet arayışı, takipçisi olan, bu konuda hiç gözünü kırpmadan haksızlıkların üzerine giden, katliamları ortaya çıkarmak için mücadele eden çok değerli bir arkadaşımızdı, yoldaşımızdı” diye tanımlayan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak, saldırının çok açık bir cinayet, suikast olduğunu dile getirdi. “Tahir Elçi’nin düşünceleriyle baş edemedikleri için susturmayı tercih ettiler” diyen Kışanak, şöyle konuştu: “Aslında bizim siyasal tarihimizde bazı dönüm noktaları var. Ape Musa’nın katledilmesi, Vedat’ın katledilmesi gibi Tahir Elçi’nin de katledilmesi siyasi dönüm noktasına işaret ediyor. Uzunca zamandır aslında Elçi’yi hak ve özgürlük mücadelesi arayışından vazgeçirmeye çalışan çok yoğun bir saldırı ve baskı vardı. Sivil toplum örgütleri, özellikle baro ve insan hakları kuruluşların yaptıkları çalışmalar, katliamları, cinayetleri göz önüne sermeleri, dosyalar hazırlamaları birini rahatsız etti. Demokratik mücadeleyi susturmaya yönelik bir suikast diye düşünüyorum.”
Sözlerine sahip çıkılmalı
Batman Belediye Eşbaşkanı Sabri Özdemir, “Biz burada ona söz veriyoruz, biz sağ oldukça onun yolunun takip edeceğiz” dedi. Elçi’ye yönelik saldırının derin bir kopuşa işaret ettiğini söyleyen Siirt eski Belediye Başkanı Selim Sadak, sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi. Elçi’nin hedef gösterildiği, “PKK terör örgütü değildir” sözlerine sahip çıkılması gerektiğini belirtti. Elçi’ye yönelik suikastın hükümet tarafından yürütülen savaş politikasının devamı olduğunu söyleyen HDP Amed İl Eşbaşkanı Ömer Önen, Elçi’nin PKK’yi ‘terör örgütü’ olarak görmediği için hedef seçildiğini vurgulayarak, “Herkes bu kirli savaşa karşı koymalı” diye konuştu.
Sözün bittiği yer
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Başkanı Şebnem Korur Fincancı, bir insan hakları ve barış savunucusunun kaybetmenin acısını yaşadıklarını ifade etti. Elçi’nin göz göre göre katledildiğine dikkat çeken Fincancı, Elçi’ye yönelik yapılan yargılamalar, tehditler ve gözdağlarının gelecek olan felaketin habercisi olduğunu söyledi. Kürdistan’da peş peşe ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının, sivillerin devlet tarafından hedef alınmasının da bu zemini hazırladığına işaret eden Fincancı, “sözün bittiği yerdeyiz” dedi.
Barışı inşa hepimizin görevi
KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Elçi’nin suikast sonucu öldürülmesinin devletin karanlık zihniyetini bir kez daha açığa çıkarttığını söyledi. Elçi’nin linç, tehdit ve gözdağı kampanyalarının hedefi olduğunu hatırlatan Özgen, katledilmesinin bu kampanyaların bir devamı olduğunu sözlerine ekledi. Tahir Elçi’nin katledilmesinin demokrasi, barış ve adalet isteyen Kürt ve Türkiye halklarının açısında büyük bir kayıp olduğunu ancak nasıl ki Kürt halkının bu sistematik devlet yaklaşıma karşı yıllarca yılmadan mücadele etiyse tüm muhaliflerin Tahir Elçi’nin herkes için arzuladığı barışı inşa etmek için mücadele etmesi gerektiğini altını çizdi.
Müzakereye dönülmeli
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Ahmet Sayar, barıştan yana irade koyan Elçi’nin ölümünün tesadüf olmadığını belirterek, suikastın aydınlatılmasını istedi. Kürt sorununun müzakere masasında çözülmesi gerektiğine vurgu yapan Sayar, “Tahir çatışmaların, operasyonların durmasını istedi ve bunu canıyla ödedi. Müzakere masasına geri dönülmesi gerek” diye konuştu.
Katliamlara karşı tek ses
Devletin, Elçi suikastıyla katliamlara devam edeceği mesajı verdiğini söyleyen İHD Mardin Şube Başkanı Erdal Kuzu, Kürt halkına katliamlara karşı tek ses olma çağrısı yaptı.
Elçi’nin yakını olan Ramazan Elçi ise “Bu katliamlar son bulsun artık halkımız huzur için de yaşamak istiyor” dedi.
HABER MERKEZİ