Çalıştayda konuşan Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyes Prof. Dr. Nükhet Sirman, "Kadınlar yapısı gereği ne devletin zihniyetinin yürütücüsü oldu, ne de bu sistemi yöneten haline geldi. Devlet nasıl ki kendi Kürdünü, Alevisini yaratmaya çalıştıysa, şimdi de kendi feminizmini yaratmaya çalışıyor. Ama bunu başaramayacaktır. Çünkü feminizmin özü ve yapısı gereği kendi himayesine alamayacaktır" dedi.
'Alternatif oluşturamadık'
"Kadınlar olarak var olan sisteme, erkek nefretine karşı alternatifimizi oluşturmakta eksik kaldık" diyen Sirman, "Ataerkil sistem, sürekli kadınların gündemini meşgul eden şeylerle oyalama yollarını denedi. Bunu kürtaj ve sezaryende de somut olarak gördük" diye konuştu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından oluşturulan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un yürürlüğe girmesi konusuna değinen Sirman, bu yasanın yürürlüğe girmesinde sonra kadınların ihtiyaçlarını tespit edip, danışma hizmeti veren uzman kadroların devre dışı bırakıldığını kaydetti. Kadınlar olarak kurumsallaşma açısından daha çok çaba sarf etmek gerektiğini belirten Sirman, "Devletin dindar nesil yetiştirmek amacıyla kadının bedenini kullanması ve 5 çocuk istemesi kadının sağlığının korunmasıyla hiçbir alakası olmadığı gibi, kadının bedenini tamamen kullanma temelindedir" dedi.
'Kadınlar ŞÖNİM'lerde cezalandırılıyor'
Diyarbakır Kadın Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi (EPİDEM) çalışanı Neslihan Başak ise, devletin kurduğu ŞÖNİM'lerin güvenlik adı altında içerde ve dışarıda kamera sistemiyle izlenmesinin kabul edilir yanının olmadığını söyledi. ŞÖNİM'lerin kadınlar açısından hakaret olduğunun altını çizen Başak, "ŞÖNİM'lerin demir parmaklıklarla kapatılması kadınların erkek egemen sistemden korunması için yapılmıyor, kadın bu yöntemle cezalandırmak amacıyla, kadın terbiye edilmek isteniyor" diye konuştu
'ŞÖNİM'ler değiştirilmeli'
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı aktivisti Deniz Bayram ise şunları söyledi: "AKP Hükümeti yasayı oluştururken kendi iskeletini kurmuş, bizden de onun üzerinde yama yaparak iskeleti süslememizi istiyor. Tabandaki zihniyet aynı olduktan sonra kısmi birkaç isteğimiz bu yasa içerisinde yer alması yasanın kabulü anlamına gelmez. Şu an ŞÖNİM'lerle kadına yapılmak istenenleri kabul etmiyoruz. O nedenle ŞÖNİM'lerin kaldırılmasını değil; ama içeriğinin ve yapısının değiştirilmesini istiyoruz."
Gökkuşağı Kadın Derneği çalışanı Elif Berk de, "Biz kadınlar erkek egemen sisteme karşı fiziksel olarak mesafe koymak yerine zihinsel olarak ataerkil zihniyeti reddetmemiz gerekir. Bizlerin aslında bakanlığın da erkek zihniyetinin bir kurumu olduğunu anlamamız gerekir. Alternatif bir çalışma yürüterek bilinçlenmeliyiz ve örgütlenmeliyiz" dedi.
İSTANBUL