Avrupa Demokratik Güç Birliği, Türk devletinin 15 Nisan günü Mexmûr mülteci kampına düzenlediği hava saldırısını kınadı.
Yazılı bir açıklama yapan Demokratik Güç Birliği, “Mexmûr Birleşmiş Milletler’in (BM) denetiminde 12 bin sivilin yaşadığı bir yerdir. Başta BM olmak üzere uluslararası kurumların sessizliği bu katliama onay vermektedir” denilerek uluslararası kurumlara kamp için tedbir alma çağrısı yapıldı.
Mexmûr’da 9 ayı aşan ambargo sürecinde tüm yardımların kesildiği, en temel ihtiyaç malzemelerinin kampa ulaştırılmasının engellendiği belirtilerek “Mülteci kampında bulunanların yaşam hakkı yok sayılmaktadır” denildi.
Açıklamada son olarak “Kürtlerin yaşam hakkına son raddesine kadar saldırmayı kendisine hak gören bu faşist anlayışa karşı, devrimci-demokrat ve yurtsever güçler olarak sessiz kalmayacağımızı belirtirken, halklarımızın ve demokratik kamuoyunun da bu saldırılara karşı sesini yükseltmesini istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Sol Parti vekilinden tepki
Sol Parti Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili Özlem Alev Demirel de geçtiğimiz hafta Çarşamba günü Türk devletinin Mexmûr kampına yönelik düzenlediği hava saldırısını kınadı.
Yazılı açıklama yapan Demirel, Türk devletinin Mexmûr’a saldırılarının uluslararası yasaları ihlal ve Irak topraklarına saldırı anlamına geldiğini belirterek şunları belirtti: “Bu olay Erdoğan rejiminin uluslararası hukuku tanımadığını ve bölgede tehlikeli gelişmeleri tetiklemeye devam ettiğini bir kez daha göstermiştir.”
Türk devletinin saldırısı sonucu 3 kadının hayatını kaybettiğine dikkat çeken Demirel, “Bu korkunç bir olay” yorumunu yaptı. Sol partili vekil “Saldırıların son bulması için NATO’nun üye ülkesi Türkiye’yi uyarmasının zamanı gelmiştir” diye belirtti.
İsviçre gençliğinden UNHCR önünde eylem
Tevgera Ciwanên Şoreşger (TCŞ) ve Jinên Ciwanên Azad (JCA) İsviçre aktivistleri, Türk devletinin Mexmûr’a yönelik saldırısını Bern ve Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) bürosu önünde düzenlenen eylemlerle protesto etti.
[caption id="attachment_244226" align="alignleft" width="485"]
ANF Images[/caption]
Cenevre’deki BM binası önünde bir araya gelen gençler, saldırıya şimdiye kadar tepki göstermeyen BM’yi “Türkiye BM Mülteci kampını bombaladı” yazılı bir pankart ile kınadı.
Bern’de ise öğle saatlerinde İngilizce, “Mexmûr’u Savun” yazılı bir pankart asıldı.
Bern’de ayrıca çok sayıda noktaya üzerinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarının ve sözlerinin olduğu afişler asıldı.
Alman hükümetinden ambargoya kamufleli yanıt
Temmuz ayından bu yana Mexmûr Mülteci Kampı’nda devam eden ambargo için Alman hükümeti “Öyle bir şey yok” ve 2015’ten bu yana kesilen UNCHR yardımları için ise “Yardım sürüyor” iddiasında bulundu.
Alman Federal Meclisi’nde grubu bulunan Sol Parti, Mexmûr’a uygulanan ambargoyu meclisin gündemine taşıyarak, hükümetin yanıtlaması talebiyle bir dizi soru yöneltmişti.
Hükümet adına soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı müsteşarı Andreas Michaelis, “Hükümetimizin elinde bu konuda bilgi ve belge yoktur” veya “devlet sırrı” diyerek birçok soruya yanıt vermezken, “Mexmûr halkının sağlık sorunlarını gidermek veya okul/üniversite eğitimi için Hewlêr’e gidip geldiği, Mexmûr halkının Ninova’ya, Kerkük ve Süleymaniye’ye sorunsuzca seyahat edebildiğini” öne sürdü.
UNCHR’nin kamp halkına yardımı neden kestiği sorusuna da Alman Dışişleri Bakanlığı, yine UNCHR’yi kaynak göstererek söz konusu yardımın sürdüğünü iddia etti. Fakat UNCHR’nin Mexmûr’a yardım ettiğini gösteren belgeler bu bilginin de doğru olmadığını gösteriyor. BM’nin mülteci yardım kuruluşun en son 13 Ağustos 2015’te kamp sakinlerine yardım ettiği ortaya çıktı.
Ambargo 9 aydır sürüyor
17 Temmuz 2019 günü Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde MİT’in bölgedeki sorumlularından Osman Köse’nin öldürülmesi ardından KDP, bu olayı bahane ederek Mexmûr Mülteci Kampına ambargo uygulama başladı. Bu süre zarfında ağır hastalar, hamile kadınlar, öğrenciler ile çevre yerleşim merkezinde çalışanlar dahil hiç kimsenin kamptan çıkmasına izin verilmiyor.
HABER MERKEZİ