• MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetki alanının genel kurulun seçim maddesine kadar olan işlemlerle sınırlı olduğunu belirterek, yetki alanının aşılmasına dikkat çekti.

 

CHP Kurultayı’na yönelik 'mutlak butlan' kararının ardından CHP Genel Başkanlığı görevine Kemal Kılıçdaroğlu getirildi, CHP Genel Merkezi polis zoruyla boşaltıldı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda mahkemenin mutlak butlan kararı ile yetki sınırlarını aştığını belirtti. “2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesi, 11. fıkrası mevcutken, medeni kanun ve dernekler kanununun uygulanması mümkün değildir” diyen Yıldız, "Asliye Hukuk Mahkemesinin yetki alanı genel kurulun seçim maddesine kadar olan işlemlerine ilişkindir. (Örneğin, mali raporların ibrası gibi)” diye ekledi.

İşaret ettiği 11. fıkra

Feti Yıldız’ın işaret ettiği 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesinin, 11. fıkrasında şu ifadeler yer alıyor: “Hakim (ilgili seçim kurulu hakimi-YSK) seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veya kanuna aykırı uygulama nedeniyle seçimlerin iptaline karar verdiği takdirde bir aydan az ve iki aydan fazla bir süre içinde olmamak üzere seçimlerin yenileneceği tarihi tespit ederek ilgili siyasi partiye bildirir. Belirlenen günde yalnız seçim yapılır ve seçim işlemleri bu madde ile kanunun öngördüğü diğer hükümlere uygun olarak yürütülür.”

***

Yargıtay yanlıştan dönmeli

DEM Parti Hukuk Komisyonu Eşsözcüsü Öztürk Türkdoğan, CHP'ye yönelik ‘mutlak butlan' kararının Türkiye siyaset tarihinde bir ilk olduğunu belirterek, "Umarım Yargıtay bu yanlıştan döner" dedi.

Bir hukukçu olarak da 'mutlak butlan' kararını okuduğunu belirten Türkdoğan, MA'daki söyleşisinde, şunları söyledi: "Yılların tecrübeli hukukçusuyum. Bölge Adliye Mahkemesi’nin gerekçesi olmamış, yani uydurulamamış. Özel hukuk sözleşmelerine uygulanan maddeleri bir siyasi partinin kongresi için uygulayamazsınız. Böyle bir şey yok. Siyasi partiler çok nettir. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) gözetimindeki seçim hukukuna tabidir. Siyasi partilerin işleyişi anti demokratikse ve demokratik kuralların dışına çıkmışsa artık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı üzerinden Anayasa Mahkemesi’ne açılacak kapatma davasının konusu. Siz hem YSK'nin hem de Anayasa Mahkemesi'nin yetki alanına giren bir noktaya girdiğiniz anda o işin içinden çıkamazsınız. Türkiye siyaset tarihinde bir ilktir. Umarım Yargıtay bu yanlıştan döner. 

 Siyaseti bu şekilde yargısal müdahalelerle dizayn etmek tehlikeli sonuçlara sebep olabilir. Öngörmediğiniz şeyler çıkabilir. Hani bir siyasi hareketi dağıtayım derken tam tersi onları birleştirebilirsiniz. Adaletle bu kadar oynanılmamalı. 

 'Mutlak butlan' kararının zamanlama açısından öne çekilmesi, süreç birkaç ay daha mı bu tartışmalar ekseninde yürütülecek sorusunu bize sorduruyor.

Anladığım kadarıyla devlet içinde bazı kesimler veya siyasi iktidar içinde bazı kesimler, sürecin toplumsallaşmasını çok fazla istemiyor."

***

AKP fail değilmiş havasında

Yargıyı ve polis gücünü kullanan AKP iktidarı, CHP yönetimine yapılanlardan sorumlu değilmiş havasında.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, dünkü açıklamasında, “CHP’lilerin kendi içindeki bu çatışma birilerinin kasti biçimde AK Parti üzerinden yürütülen bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda" diyebildi. Çelik, olanlardan çok açıklama ve protestolar sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ifadelere tepki gösterdi.

Çelik, hiçbir partinin “bu olayın tarafı” olmadığını ileri sürerek,  şöyle konuştu: “Bugün gelinen nokta, CHP’lilerin, CHP’lilerin iç mücadelesiyle ortaya çıkmasıdır. Hiçbir parti bu olayın tarafı değillerdi. İlk iddialar CHP milletvekilliği yapmış kişiler tarafından gündeme getirildi. Özgür Özel, bu iddiaları ciddiye alıp değerlendirmek yerine başka işlerle ilgilendi ve yargı harekete geçti. Yargının değerlendirmesi sonucu da bu tablo ortaya çıktı. Sık sık şunu söylüyor Özel, ‘Siyaset, yargı üzerinden dizayn ediliyor.’ AK Parti, askeri vesayete karşı olduğu gibi yargı vesayetine de karşı durmuştur. Bunun mücadelesini biz verdik. Biz siyasetin ekonomik yolsuzluk yoluyla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Bir siyasetin oyunlarla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Delilleri yargı inceliyor ve bir neticeye varıyor.”

Özgür Özel'in devletin parti merkezini basmasıyla oradan ayrılmak zorunda bırakılmasını değil de TOMA’nın üzerine çıkmasını eleştiren Çelik, “Bir siyasetçinin TOMA’nın üzerinde ne işi var? Bir parti lideri ya parti otobüsünde ya kürsüde konuşur. Polisimiz oraya can güvenliğini sağlamak için gelmiş. Kürsüde var olamayanlar TOMA’ların üzerine tırmanıyorlar. Bizim Türkiye Yüzyılı, Terörsüz Türkiye gibi ilgilenilmesi gereken birçok gündemimiz var” diye konuştu.

***

Enternasyonal, Kılıçdaroğlu'nu tanımadı

Sosyalist Enternasyonal, CHP Genel Başkanı olarak Özgür Özel'i resmen tanımayı sürdürüyor.

Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki yönetimi yeniden göreve iade eden yargı eliyle darbeye karşı, dünya çapındaki sosyal demokrat partilerin çatı örgütü olan Sosyalist Enternasyonal’den sert bir bildiri geldi. Örgüt, mahkeme kararını "demokratik sisteme bir darbe" olarak nitelendirerek "seçilmiş" Özgür Özel ve yönetimine tam destek verdi. YSK'nın da seçimi onayladığını hatırlatarak, Kılıçdaroğlu'nu tanımadı.

Sosyalist Enternasyonal yayımladığı "Demokrasi ve Özgür Özel ile Dayanışma Bildirisi"nde, Özgür Özel’in meşruiyetini tanıdığını tescilledi. Bildiride Türkiye’deki istinaf mahkemesinin Kılıçdaroğlu'nu yönetime geri getiren kurultay sonuçlarını iptal etme kararı "açıkça hukuka aykırı ve yasa dışı bir durum" olarak tanımlandı.

Hukuk uzmanlarının görüşlerine dayandırılan bildiride, Türkiye Anayasası uyarınca siyasi partilerin iç seçimleri hakkında karar vermeye sivil mahkemelerin değil, sadece Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) yetkili olduğu ve bu kurulun Özgür Özel’in seçimini zaten onaylamış olduğu hatırlatıldı.

Seçilmiş bir genel başkanın yerine eski yönetimi getirme girişiminin kabul edilemez olduğunu belirten Sosyalist Enternasyonal, "Temel ilkelerimize yönelik bu bariz saldırı karşısında Özgür Özel ve CHP'nin seçilmiş yönetimi ile tam dayanışmamızı ifade ediyoruz" dedi.

Sosyalist Enternasyonal, CHP'ye yönelik yargı kararlarını "Ekrem İmamoğlu'ndan rekor sayıdaki muhalif belediye başkanına kadar siyasi rakipleri hedef alan sürekli bir anayasal boğma ve sistematik zulmün bir parçasıdır" diyerek eleştirdi.