CHP ve TBMM içinde böyle düşünen bir tek Birgül hanım mı var? Keşke öyle olsaydı.
BDP-Blok vekillerini çıkarırsak bütün partilerde ve TBMM çatısı altında çoğunluğun Birgül hanım gibi düşündüğüne şüphe yok. Bunlar her fırsatta bu kinlerini kusuyorlar. Zaten sorun da burada. Hüseyin Aygün, Paris’te Sakine Cansız’ın ailesine taziyeye gidince karşılaştığı tepkiler yenilir yutulur cinsinden miydi?
Uluslaşma kapitalistleşmeyle ortaya çıkmıştır. Ulusalcılık-milliyetçilik ise kapitalistleşmeyle ortaya çıkan bir burjuva ideolojisidir. Burjuvazinin ulusal sınırlar çizerek kendi pazarını gümrük duvarlarıyla korumasını güvenceye alır. Bu sınırlar da dar gelince işgal-yayılma ve sömürgecilik çağı başlamıştır. Tekelci kapitalizm aşamasında ise milliyetçiliğin vardığı nokta ırkçılık ve faşizmdir. 20. yüzyıl Hitler-Mussoloni-Franko ve nice ırkçı-faşist diktatörlerin insanlık dışı zulmüne tanık oldu.
Avrupa’dan 300 sene sonra kapitalistleşen Türkiye burjuvazisi, ideolojik olarak da onu takip etti. Osmanlı’nın son dönemlerinde İttihatçılıkla başlayan Turancılık-Türkçülük akımları Osmanlının çöküşüne yol açtı ama yok olmadı. Osmanlı enkazı üzerinde kurulan TC’nin ideolojik temeli de milliyetçilik oldu. Açıkça Turancılık-ırkçılık savunulmasa da ırkçılık devletin ideolojik temeli oldu. TC tarihi boyunca Türk ulusu diğer milliyetlerle eşit görülmedi. Tersine hepsinden üstün ve hepsinin efendisi olarak gösterildi. TEK-TEK-TEK denilerek her kes bir tek Türk kavramı içinde eritilmek istendi. Halen de bu politika “entegre strateji” olarak sürdürülmektedir. Milliyetçilik sadece MHP-BBP benzeri partilerden ibaret değildir. Soldan sağa tüm siyasi partilerin, dini akımların ruhu milliyetçilik ve ırkçılıkla iğdiş edilmiştir. Bundan dolayıdır ki çok farklı şeyler savunuyormuş gibi görünen örgüt ve kişiler somut olarak bir Ermeni soykırımı ya da Kürt sorunu deyince aynı telden çalmaya başlarlar. Türk milliyetçiliği Sünni İslamla da sentezlendiğinden Alevilere, diğer dinlere karşı da tek vücuttur.
Türkiye’nin içinde kıvrandığı sorunların hem nedeni hem de çözümün önündeki en büyük engel bu Türk-İslam sentezcisi milliyetçi ideolojidir. Bu ideoloji Türk ve Sünni İslam olmayanları asla eşit olarak görmez. İşte eşit görülmeyenlerin isyanı da bunadır. Ama kendilerine milliyetçiliği, başkaları üzerinde tahakküm kurmayı hak olarak görenler ezilenlerin eşitlik talebini ise azınlık ırkçılığı, ayrımcılık ve bölücülük olarak görürler. Bu nedenle bir daha ezmeyi ve yok etmeyi denerler.
Her gün Kürtlere tehditler yağdıran, şantaj yapan, emir veren ve inkar-imha kampanyasını sürdürenlere bakın: Hiç birisi Kürtlerin eşit yurttaş olarak yaşamasını kabul etmeye yanaşmaz. Kürtler onların istediği kadar özgür olmalı, dilini bile onların istediği kadar-istediği yer ve zamanda-üste para vererek kullanabilmelidir. Yani Kürtler onların istediği kadar ve istediği biçimde Kürt olmalıdır. Meşhur deyişle “Kürtlük kanun dairesinde serbest” olmalıdır.
Hala “Kürtler daha ne istiyor?” diyenler anlasın ki Kürtler ve tüm ezilenler işte bu eşitsizliğe isyan ediyorlar. Kürtler, işte bu cilalı sözler altındaki ırkçılığa, adaletsizliğe, sömürgeci kafaya ve düzene isyan ediyorlar. Eşitsizlik-ırkçılık sürdürüldükçe, kaba ya da ince yöntemlerle sürdürülmek istendikçe hiçbir sorun çözülemez. Barışçı çözüm gerçekleşemez.
Devlete ve siyasete egemen olan anlayışlar hala “Herkes eşittir ama Türkler daha çok eşittir” ya da “Herkes eşittir ama Sünni Müslümanlar daha çok eşittir” kafasıyla ırkçı düzeni sürdürmeye çabalıyorlar. Gün boş cilalı laflarla ırkçılığı sürdürmek değil, her alanda ve her anlamda, sözde değil özde eşitliği savunma ve kazanma günüdür. Bugüne kadar ezilen-horlanan ve tahakküm altına alınanlar eşit ve özgür olmadıkça ne barış ne de demokrasi olur. Türkiye’de herkesin bunu anlaması şarttır.
Milliyetçilik ve eşitlik
CHP İzmir milletvekili Birgül Ayman Güler’in TBMM kürsüsünden söylediği “Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eş değerde gördüremezsiniz” sözleri gündeme damgasını vurdu. Bayan Güler sözlerini düzeltmeye kalkışıp kendisini eleştirenlerden özür beklese de “zırva tevil kaldırmıyor”. AKP’liler başta olmak üzere Birgül Ayman Güler’e vur abalıya deyip saldıranlara da bakmayın. O sadece kendisinin değil, egemen Türk siyasetinin bilinçaltını açıkça ortaya koymuş oldu. 90 senedir şişen ırkçı cerahati patlatmış oldu.