Ulusların özgürlük tarihleri yazılırken, bazı olaylar var ki damgasını vurur. Her ulusun kurtuluş tarihinin yazılmasında, yaratılmasında, kahramanlık tarihinde, savaşlar ve olaylar vardır. Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nin ilanı, 15 Ağustos başkaldırısı, 19 Temmuz 2012'de Kobanê'de başlayan destansı direniş ulusal bilinci, belleği, ruhu en fazla sembolize eden günlerdir. Minbic’in özgürlüğüne kavuştuğu 13 Temmuz 2016’da yeni bir gündür.

Özgürleşen Minbic halkının yaşadığı sevinç görülmeye değerdi. Sadece Kürdistanî halklar için değil, tüm dünyada büyük bir sevince yol açtı. Minbic’ten gelen görüntülere bakınca özgürlüğün ne kadar kıymetli olduğunu hep birlikte gördük.

İnsan; anlam ve hislerin bütünüdür. İşte insanlık bu ortak paydayı Rojava da görüp birleşiyor. Rojava devrimine dünyanın her tarafından katılım bu nedenledir. 1 Kasım Dünya Kobanê günü bu enternasyonal ruhun simgesidir. YPJ'nin kadın özgürlüğünün simgesi durumuna gelişi bu nedenledir. Çünkü insanlık; Mezopotamya devriminde kaybettiği geçmişini, köklerini görüyor. Toplumsallığın ilk tarım ve köy devrimlerinin, tanrıça starların ilk büyük buluşlarını, ilk mitolojileri, İbrahimi dinlerin ilk doğuş mekanlarına, Zerdüştçülük felsefelerine uzanan o zaman tüneline dönüyor. Toplumsal hafıza zikrediyor, ne kadar sanal hayallerle unutulmaya çalışılırsa çalışılsın, kültürel toplumsal hafıza eski kodlarına dönüyor. Çünkü geçmiş ve günümüz ve gelecek arasında sürekli işleyen bir bağ var. Zaman ve mekan ne olursa olsun tekrar açığa çıkıyor.

Minbic’teki ilk kareler bu özgürlüğü simgeliyor. Karalara büründürülen kadının, çarşaftan kurtulmasındaki ilk gözlerdeki ışıltılar, ilk haykırışları tümü özgürlük eğilimi ve seçeceğinin asla IŞİD vahşetine teslim olmadığının göstergesidir. Çocukların özgürce oynamalarına, nine ve dedelerin hasretle YPJ ve YPG özgürlük savaşçılarıyla kucaklaşmasında hepsinde ortak payda toplumsal gelişmelerin özgürlük modunda gizli. Özgürlüğe ulaşmak tarih boyunca hep zorlu acılı olmuştur. 280 evladını bedel veren insanlık, onurunun savunucularının kanları üzerine ancak zaferler yaratabildi. Bunun kıymetini bilmek bu değerlere sahip çıkmaya, Rojava devrimi korumaya geliştirmeye, her türlü destekle katılım sağlamaktan geçer. Halla zulüm cenderesi altıda olan Minbic'teki bu zaferin kendilerine ne zaman nasip olacağını bekleyen halklarımız var. Şehpa'daki halkı, her gün SUK çeteleri ve hain ENKS katilerinin saldırısı altında. Halep'teki halk, Suriye Baas rejiminin zulmünün altında yaşamaya devam etmektedir. Bu umudu sağlayacak özgürlükçü devrimci güçlerdir. Bu görev bugün YPG, YPJ'nin öncülüğündeki tüm QSD güçlerinindir. 

İnsanlık, halkların döneminin geldiğini, Ortadoğu devriminin bu enternasyonal birliktelikten geçtiğini görmekte. Rojava devrimi, Kuzey Suriye demokratik devrimine, o da zincirleme domino gibi Suriye devrimi, Ortadoğu devrimine yol açacaktır. 

Minbic'teki özgürlük ruhu Öcalan'ın paradigması ile ortaya çıkardığı halkların özgürlük ruhudur. Bu ruh demokratik ulus ruhu olarak Kürdistanî halkların kimliği, iradesi ve eylemsel duruşu olarak ortaklaşıp sahiplenilmektedir. Amed’den, Hewler’den, Süleymaniye'ye, Mahabad’a Kobanê’ye, Avrupa’dan, Afrika'ya, Amerika'ya tüm dünya halkları bu ortak ruh etrafında buluşuyor, birleşiyor. Bu bilinç  ve duygular içinde ayağa kalkan halklar sevinçlerini, coşkularını meydanlarda tüm insanlıkla paylaşıyor.

Bu özgürlük ruhunu her an, her gün yaşamak ve yaşatmak için sürekli, hakikatin yılmaz savunucusu Reber Apo etrafında kilitlenmeden geçeceğini gördüler.

Minbic'teki özgürlük ruhu ve çoşkusunun yeni zaferlerle, Reber Apo'nun özgürlüğü ile taçlandırana kadar, sürekli özgürlük ruhu ile meydanlarda olalım. Özgürlük kazanacaktır.