Başta Kürdistan Ulusal Kongresi, HDP, PYD ve Rusya Demokratik Kürt Organizasyonları 2014 yılının son haftasında yoğun bir diplomasi faaliyeti yürüttüler. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Van Milletvekili Nazmi Gür ve PYD Eşbaşkanı Salih Muslim başta olmak üzere geniş bir delegasyon görüşmelerde yer aldılar. Heyet, Rusya’da başta hükümet, muhalefet partileri, sivil toplum kuruluşları, düşünce ve bilim akademileri ile temaslarda bulundular. Kürt heyetinin Moskova’daki görüşmeleri Rus basında beklenenden hayli yoğun bir ilgi gördü…
Rusya’nın önde gelen gazetelerinden Kommersant, Demirtaş ve Müslim’in temaslarını ‘Moskova’da Kürt Haftası’ başlıklı haberiyle duyurarak, Demirtaş’ın en önemli görüşmesini Rusya Dışişleri Bakanlığı’na yapacağını belirtti. Türkiye hükümet kaynaklarının “Demirtaş’ın ziyaretine şaşırdıklarını“ yazan gazete Türkiye ve Suriyeli Kürtlerin Rusya ile karşılıklı ilişkilerini arttırdığına dikkat çekti. Rusya’ya Bakurê Kurdistan legal siyasetinden ilk defa böylesi bir ziyaretin olmasının Rus basınında oldukça ciddiyetle ele alındığını söyleyebiliriz.

***

Bu ziyaret vesilesi ile Rusların Kürtler ve Kürdistan ile ilişkilenmelerini belli başlıklar altında ele almanın yararlı olacağı kanaatindeyiz. Kürtlüğe ilk ilgi Rusya kaynaklıdır. Ruslar, 1856 Paris Antlaşması ile sıcak denizlere boğazlar yolu ile inme umudunu kaybedince hemen 1860’da St. Petersburg Üniversitesi’nde bir Kürdoloji bölümü kurmuşlar Jaba, Nikitin, Bazinin ve  Minorsky’i Kürtlüğü incelemek için görevlendirmişlerdir.
20. yüzyılda ise Prof. M. S. Lazarev, Sovyetler Birliği’nin en önde gelen Kürdologlarından birisidir. Yine Prof. M. A. Hasretyan aynı yüzyılın önemli Kürdologlarındandır.
Yüzyıl boyunca Kürdistan’ın üç parçasında yaşanan gelişmelerde Rusya’nın çok belirleyici etkileri olmuştur. Sovyetli yıllarda Şeyh Said isyanının Kemalistlerce tasfiyesinden tutalım 1974 yılında Molla Mustafa Barzani’nin Cezayir Anlaşması’yla tasfiyesine kadar Rusya önemli bir aktör olmuştur.
KDP’yi Qazi Muhammed’e kurduran ülke yine Ruslar olmuş, aynı Rusya Qazi Muhammed’e Kürdistan’ı Mahabad’da kurdurmuş fakat 11 ay sonra sırtını dönmüş ve Qazi Muhammed’in Çarçıra Meydanı’nda idamına seyirci kalmıştır.
 1. Yüzyıl siyasetinde ve diplomasisinde Rusya mutlaka dikkate alması gereken bir aktör. Mevcut konjonktürde özellikle Rojava ve Suriye’de Rusya olmadan çözümün sağlanması mümkün görünmüyor. Rusya Kürt meselesinin çözümünde önemli ve belirleyici bir aktördür.
 2. Rojava, Bakur ve Başurê Kurdistan’da yaşanan gelişmeler Kürtleri, başta bölge olmak üzere uluslararası arenada siyasetin ve diplomasinin gözdesi haline getirmiş bulunmaktadır. Kuşkusuz Kürtler, bu düzeye çok büyük bir mücadele ve ağır bedeller ödeyerek geldiler. Birilerinin icazeti, birilerinin desteği veya lütfuyla gelmediler. En son, üç ayı aşan Kobanê ve Şengal Direnişi tüm dünyanın ilgi odağı olmuş, Kürt hareketine hem gönülleri hem de kapıları sonuna kadar açmıştır.

***

Yeniden Kürt heyetinin temaslarına dönersek...
Heyet, Rusya Orta Doğu (Şarkiyat) Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Vitaly Naumkin ile görüşerek temaslarına başladılar. 1818 yılında kurulan bu Şarkiyat Enstitüsü 200 yıla yakın bir zamandır Ortadoğu’da yaşanan askeri, siyasi, ekonomik, dinsel ve toplumsal çelişki, çatışma ve sorunları inceliyor. Akademi aynı zamanda devlet başkanlığının talepleri doğrultusunda bölge hakkında raporlar hazırlıyor.
Profesör Naumkin görüşmede, ‘Rusya için Kürt sorunu her zaman önemlidir. Enstitümüzün Kürtlerle sıkı ilişkileri vardır, Türkiye’de Kürt sorunu barışçıl çözülürse Rusya’ya da yararlı olacaktır’ değerlendirmesinde bulunmuştur.
23 Aralık günü ise HDP heyeti Rusya Stratejik Araştırmalar Akademisi yetkilileri ile sabah saatlerinde bir görüşme yaptılar. Bu kurum Rusya Başkanı’na rapor hazırlayan bir kurumdur ve direkt başkanlık bünyesinde ulusal çıkarlar için çalışmaktadır. Aynı gün Rus Duma’sında (Parlamento) grubu bulunan Liberal Parti ve anamuhalefet Partisi Komünist Parti ile peşpeşe iki görüşme gerçekleştirildi.
Temasların üçüncü günü ise sabah saatlerinde Rusya’nın Sesi radyosu ile bir röportajla başladı. Ardından gezinin en önemli görüşmesi Dışişleri Bakanlığında Putin’in Orta Doğu ve Kuzey Afrika Özel Danışmanı ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov ile yapıldı. PYD ve HDP heyetinin bu görüşmesi oldukça önemli ve kayda değer bir görüşme olmuştur.
Perşembe günü yine basından Kommersant gazetesi ile mülakat yapılmış, akşam üstü ise Amerikan Düşünce kuruluşu olan Carnegie Center Moskova şubesinde bir toplantı yapılmıştır. Önemli bir bileşenle ve basının huzurunda Salih Muslim ve Selahattin Demirtaş; Rojava, DAİŞ ve Bakurê (Kuzey) Kurdistan’da yürütülen çözüm ve müzakere süreci hakkında önemli değerlendirmelerde bulundular.
Selahattin Demirtaş, 26 Aralık Cuma sabahı Rusya Basın Merkezi olan Rio Novosti’de bir basın toplantısı düzenleyerek temaslarını sonlandırdı. Aynı günün akşamında ise PYD Eşbaşkanı Salih Muslim Rusya El Yevm TV kanalına katılmış ve önemli demeçlerde bulunmuştur.

***

Kürt hareketinin bu temaslarının sonuçlarını Selahattin Demirtaş ve Salih Muslim bizlerle paylaştılar. Her ikisinin ayrı ayrı çok önemli tespitleri ve değerlendirmeleri oldu. Demirtaş, özellikle Rusya’ya ilk defa Bakur siyaseti adına gelmelerinin çok önemli olduğunu, gelir gelmez ve yıl sonu olması hasebiyle yine de çok kapsamlı bir görüşme trafiğinin yaşanmasını oldukça önemsediklerini belirtti. Bundan sonra HDP olarak Rusya ile ilişkilerinde partiler, basın, sivil toplum örgütleri ve diğer siyasi kanallar üzeri sürekli bir ilişki ağı içerisinde olacaklarını söyledi. Ayrıca Rusya’nın dünyadaki ve bölgedeki gücünün farkında olduklarını ve bunu önemsediklerini vurgulayan Demirtaş, Rusya’nın 20. yüzyılda uyguladığı politikaların 21. yüzyılda Kürtlere karşı tekrarlamaması gerektiğini önemle vurguladı.
Rusya’nın bölge ülke ve devletler ile olan ilişkilerine karşı olmadıklarını, ama bu ilişkilerin diğer halkların, inançların ve diğer grupların aleyhine olmamasını istediklerini, temaslarında bunun altını önemle çizdiklerini belirttiler. DAİŞ tehdidi başta olmak üzere Suriye, Irak ve Orta Doğu genelinde yaşanan kaosun aşılmasında ve bölgenin yeniden yapılandırılmasında Rusya’nın çok belirleyici bir rolü olduğunu belirten Demirtaş, Kürtlerin kendi mücadele ve direnişleriyle herkes tarafından kabul edilebilir ve ciddiye alınabilir bir aktör durumuna geldiğini, Rusya’nın Kürtlerin bu pozisyonunu iyi değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.

***

PYD Eşbaşkanı Salih Muslim ise Rusya’ya sık sık gelen bir Kürt siyasetçi. Rusya’da önemle takip edilen Muslim’in değerlendirmeleri not edilmekte ve dikkate alınmaktadır. YPG-YPJ’nin üç ayı aşkın bir süredir sergilediği Kobanê direnişi Rus basınında “Stalingrad direnişi” gibi algılanmakta. DAİŞ saflarında Çeçenlerin ağırlıkta olması, orta ve uzun vadede DAİŞ’in Rusya’yı hedeflemesi Salih Muslim’in temaslarını ve Rojava Direnişi’ni daha da önemli kılmaktadır. Bütün bunların sonucunda Salih Muslim bu ziyaretten memnun olduğunu belirtirken, yine de tarihten çıkarılan derslerin ışığında ihtiyatlı olunması gerektiğinin altını kalın çizgilerle belirtmekten geri kalmadı.
Her sohbetimizde, temaslarında ikinci bir Qazi Muhammed trajedisi yaşamak istemediklerini muhataplarına anlatmaya çalıştığını söylüyordu. Salih Muslim, DAİŞ faşizmine ve Suriye krizine karşı en gerçekleşebilir çözümün Rojava modeli olduğunu, Kobanê Direnişi ile bunun artık daha iyi anlaşıldığını ve direnişin bu çözümü daha da görünür kıldığını belirtmektedir. Rusya’nın inisiyatifiyle Ocak ayı sonunda Moskova’da düzenlenmesi planlanan “Suriye Muhalifleri” toplantısının önemli olduğunu vurgulayan Muslim, eğer Rojava Kürtleri ve siyaseti bu toplantıya dahil edilmez ise yeniden 2. bir Cenevre vakasının yaşanacağını, Kürtlersiz Suriye’de bir çözümün imkansız olduğunu büyük bir güvenle ve kararlılıkla dile getirdi. Aynı tutumu basına ve muhataplarına karşı da dile getiren Muslim, ihtiyatlı bir iyimserlik taşıdığını da gizlemedi.


SELAHATTİN SORO