TEV-DEM, PYD ve Buğday Dalgası Hareketi gibi Suriye'nin gerçek muhalif güçlerini bünyesinde barındıran Demokratik Suriye Meclisi (MSD), Suriye'deki savaşa son vermeyi amaçlayan 25 Ocak'taki müzakerelere katılmak istediklerini açıkladı. MSD Eşbaşkanları Heysam Menna ve İlham Ehmed müzakerelere ev sahipliği yapacak olan Cenevre'de temaslarda bulunuyor. PYD Eşbaşkanı Salih Muslim'in de yarın Cenevre'de olması bekleniyor. 


25 Ocak'ta planlanıyor

Suriye'de çatışan tarafları masaya oturtmayı hedefleyen uluslararası Cenevre 3 Konferansı'nın 25 Ocak'ta yapılması öngörülüyor. ABD ile Rusya'nın öncülüğünde Birleşmiş Milletler'in organizesiyle yapılacak görüşmelerde taraflar; Suriye'de ateşkesin sağlanması, siyasi gücün tam yetkili bir geçiş hükümeti kurularak paylaşılmasını amaçlıyor. 


BM'nin planı masada olacak

Bu hedef de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 18 Aralık'ta onayladığı barış planına dayanıyor. İlk kez Kasım ayında Viyana’daki uluslararası konferansta gündeme gelen plana göre müzakerelerle eş zamanlı olarak Suriye'de ateşkes ilan edilecek ve Mayıs ayında meclis feshedilecek. Takvime göre, ülkede 2017 yılının Ağustos ayında hem başkanlık seçimi hem de genel seçim yapılacak. Bu süre zarfında yeni bir anayasanın hazırlanması da planlanıyor. Plana göre Suriye’yi o döneme dek geçici bir yönetim idare edecek.


Hazırlıklar sürüyor

25 Ocak'ta Cenevre'de başlaması beklenen Suriye görüşmelerine dair BM hazırlıklarını sürdürüyor. BM, Cenevre Bildirisi ve Viyana’daki mutabakat doğrultusunda Suriye'de bir siyasi geçiş sürecine başlanması için Şam rejimiyle mümkün olduğunca geniş şekilde temsil edilecek muhalefeti bir araya getirmeyi amaçlıyor.  


Mistura mekik diplomasisi yürütüyor

BM'nin Suriye Özel Temsilcisi Steffan de Mistura müzakerelere dair yol haritası ile görüşmelere kimlerin katılacağını belirlemek için mekik diplomasisi yürütüyor. Mistura, geçen hafta Suriye, Lübnan, İran, Suudi Arabistan ve Türkiye'de dışişleri bakanları düzeyinde temaslarda bulunarak Cenevre'de yapılması planlanan Suriye görüşmeleri hakkında bölge ülkeleri ile yaptığı görüşmeleri tamamlamış oldu. Mistura bu hafta ise New York'a giderek BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'u temasları hakkında bilgilendirecek ve Cenevre görüşmeleri öncesinde izlenecek yol hakkında görüşlerini alacak.


Kimler çağrılacak belli değil

Esad rejimi müzakarelere katılacaklarını açıklamıştı. Müzakelere muhalifleri temsilen kimlerin davet edileceği ise henüz belli değil. Taraflarla görüşmelerin tamamlanmasının ardından BM'nin davetli listesini açıklaması bekleniyor. 


MSD katılmak istiyor

Rojava Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM), Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve Buğday Dalgası Hareketi gibi Suriye'nin gerçek muhalif güçlerini bünyesinde barındıran Demokratik Suriye Meclisi (MSD) ise görüşmelere katılmaya sıcak bakıyor. 


Eşbaşkanlar Cenevre'de

MSD'nin eşbaşkanları Heysam Menna ve İlham Ehmed bir kaç gündür, müzakerelere ev sahipliği yapacak olan Cenevre'de temaslarda bulunuyor. Eşbaşkanların burada BM Özel Temsilcisi Mistura ile de bir araya gelmesi bekleniyor. Ancak taraflardan görüşmenin zamanlamasına dair açıklama yapılmadı. 


Menna tutumlarını açıkladı

Cenevre'de basına açıklamalar yapan Heysam Menna, Demokratik Suriye Meclisi'nin BM Özel Temsilcisi Steffan de Mistura'nın himayesindeki bütün müzakerelere katılmaya hazır olduğunu söyledi. 


Siyasetçilerle toplantı yaptılar

Eşbaşkanlar Menna ve Ehmed, MSD'nin Dêrik'teki kuruluş kongresine katılamayan parti, örgüt ve bağımsız şahsiyetlerle ile de bir toplantı yaptı.  Cenevre'deki iki günlük toplantının Aralık ayında Dêrik'te yapılan kuruluş kongresinin devamı niteliği taşıdığı açıklandı. 


Merkeziyetçi sistem terk edilmeli 

Dün açıklanan sonuç bildirisinde ise toplantıda Suriye'deki savaşın siyasi çözümle aşılmasına dair değerlendirmelerin yapıldığını belirtilerek, "Katılımcılar çözüm önerisi olarak ise merkezi olmayan demokratik bir sistemin Suriye'de inşa edilmesinin önemine vurgu yaptı" denildi. Bildirgede, Cenevre'deki müzakerelere Suriye'deki tüm siyasi tarafların davet edilmesi gerektiği ifade edilerek, "Müzakerelerde Cenevre Sözleşmesi ile BM Konseyi'nin 2254 numaralı kararı çerçevesinde Suriyeli halkların haklarının korunması gerekir" ifadeleri kullanıldı. 


Muslim de yarın Cenevre'de olacak

MSD’nin üyesi PYD'nin Eşbaşkanı Salih Muslim'in de Suriye görüşmelerine dair temaslarda bulunmak için yarın Cenevre'ye geleceği belirtiliyor. Muslim bir süredir Rojava’da. 


 HABER MERKEZİ





MSD'nin çözüm projesi: Eşit yaşam federal Suriye 


Rojava'nın Dêrik kentinde 9 Aralık 2015 tarihinde kuruluşu ilan Demokratik Suriye Meclisi (MSD), Demokratik Federal Suriye’yi hedefleyen örgütlerin ortak siyasi bir çatıda buluşmasının sonucunda oluşturuldu. MSD aynı zamanda YPG ile YPJ'nin de içinde yer aldığı Demokratik Suriye Güçleri'nin (QSD) de siyasi temsilcisi konumunda. 


Suriye halklarının meclisi

MSD ilkeleri, projeleri ve bünyesindeki çeşitli örgütlerin varlığıyla Suriye'deki durumu tersine çevirebilecek bir oluşum aynı zamanda. Meclis'te ülkenin kültürel ve sosyal zenginliğine yaraşır bir şekilde Kürtler, Asuri-Süryaniler, Türkmenler ve Araplar örgütleri yer alıyor. 


'Üçüncü çizgi'yi benimsiyorlar

TEV-DEM, PYD ve Buğday Dalgası Hareketi gibi Suriye'nin gerçek muhalif güçlerini bünyesinde barındıran Demokratik Suriye Meclisi, ne Baas rejiminin ne de dış güçlerin ajandasını hayata geçirmeye çalışan muhalefetin çizgisini esas alacaklarını belirterek, "Biz üçüncü çizgiyi temsil etmeye devam edeceğiz" diyor. 


Kadın özgürlüğünü esas alıyor

Demokatik Suriye Meclisi, Suriye’deki bütün mezhepsel, dinsel, kültürel ve ulusal tüm kimliklerin uluslararası yasalara göre güvence altına alınmasını savunuyor ve kadın özgürlüğünü esas alıyor.  Meclis, toplumsal adaletin sağlanması ve emekçilerin hakkının teslim edilmesi ile savaş ortamını fırsata çevirmeye çalışan savaş tüccarlarına karşı mücadeleyi de öncelikleri arasında sayıyor. 


Çözüm olmazsa yıkım artacak

TEV-DEM Yürütme Kurulu Üyesi Aldar Xelîl'in MSD'nin kuruluş kongresinde sarf ettiği şu sözleri ise Suriye'de siyasi çözümün aciliyetini vurgulaması açısından önemliydi: "Ortadoğu çok derin bir kriz yaşamaktadır. Suriye’de bu kriz çok daha tahripkar biçimde derinleşerek sürmektedir. Bu kriz çok tehlikeli bir yola doğru ilerlemektedir. Ya Suriye’de yaşayan halklar arasında özgür birlikteliğe dayalı ortak yaşamı koruyup geliştireceğiz, ya da daha büyük bir yıkım olacak."