KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, AKP-MHP faşizminin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye son saldırılarıyla bir taraftan Suriye halklarına düşmanlığını ortaya koyduğunu, diğer taraftan Türkiye’de şovenizmi şahlandırarak yerel seçimleri kazanmayı hedeflediğini  belirtti.

Bu iki amaçla saldıran AKP-MHP iktidarının, psikolojik savaş saldırıları ve kirli seçim oyununun hem teşhir edilmesi hem de mücadeleyle durdurulması gerektiğini vurgulayan Eşbaşkanlık, “Tutum almayan tüm devletler ve siyasi güçlerin de destekçisi oldukları gösterilmelidir” dedi.

1 Kasım Dünya Kobanê Günü’nü kutlayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, İstanbul’da düzenlenen dörtlü zirveden sonra Rojava’ya yönelik saldırıların yoğunlaştığına dikkat çekti.

Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından yapılan açıklama şöyle: “Bundan 4 yıl önce dünyanın dört köşesinden demokratlar, sosyalistler, aydınlar, yazarlar, sanatçılar 1 Kasım’ı Dünya Kobanê Günü olarak ilan etmişler; 1 Kasım’da farklı halklardan milyonlarca insan meydanlara dökülerek DAİŞ’e karşı fedaice direnen Kobanê direnişçilerini desteklemişlerdir. 1 Kasım 2014 günü yapılan bu dayanışma ve destek DAİŞ’in sonunun başlangıcı olmuştur. Kobanê direnişçileri bu desteğin moral gücüyle fedai bir direniş ortaya koyarak DAİŞ’i Kobanê’de yenilgiye uğratmışlardır. Böylece AKP iktidarının Rojava Devrimi’ni boğma emelleri boşa çıkmış, Rojava Devrimi halklardan aldığı destekle büyük hamleler yaparak DAİŞ ve El Nusra gibi çeteleri ve arkasındaki güçleri yenilgiye uğratmıştır. 1 Kasım Dünya Kobanê Günü’nü ilan edenleri ve bu günde ayağa kalkanları bir daha saygıyla selamlıyoruz. Bu moralle şehitler ve yaralılar vererek DAİŞ’i ve destekçilerini yenilgiye uğratanları da saygı ve minnetle anıyoruz.

Halkların zaferidir

1 Kasım Dünya Kobanê Günü ruhu ile zafer kazanan Kobanê direnişi, sadece Kobanêliler ve Kürtlerin direnişi ve zaferi değildir. DAİŞ ve destekçilerine karşı kazanılan Kobanê zaferi, aynı zamanda dünya halklarının zaferidir. Kobanê ortak bir dünya şehridir. Özgür ve demokratik yaşamını kurmada ve savunmada tüm dünya halklarının da sorumluluğu vardır. Büyük dayanışma ve destekleriyle özgürleşen Kobanê’ye yönelik her saldırı, tüm dünya halklarına ve demokrasi güçlerine saldırıdır.

Dörtlü zirveden sonra

AKP-MHP iktidarı, Kobanê ve Rojava Devrimi’ne yönelik düşmanlığını artırdığı gibi sınır üzerinden saldırılarını yoğunlaştırarak Kuzey Suriye ve tüm Suriye’nin barış ve istikrarını tehdit etmektedir. Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) yüzlerce şehit vererek DAİŞ’e karşı Dêrazor’da savaş yürüttüğü bir dönemde AKP-MHP iktidarı bu saldırılarıyla DAİŞ’in yanında olduğunu bir daha gözler önüne sermiştir. Bu saldırıların AKP-MHP faşizmine destek toplantısından sonra olması Almanya, Fransa ve Rusya’yı da bu Kürt düşmanı saldırılarının ortağı yapmıştır.

Ahlaki ve vicdani borç

Tüm dünya halklarının dayanışması ve mücadelesiyle özgürleşmiş Kobanê’ye yönelik saldırıya karşı tabi ki dünya halkları ve demokrasi güçleri de seslerini yükseltecektir. Yine DAİŞ’e kimler karşıysa onların da bu saldırıya seslerini yükseltmesi gerekmektedir. Bu saldırıya sessiz kalmak DAİŞ’i yenilgiye uğratan Kobanê ve diğer Kuzey Suriye halkını yalnız bırakmaktır. DAİŞ’e yıllarca açık destek veren AKP-MHP faşizminin saldırılarına göz yummaktır. Bu açıdan bu saldırıya karşı çıkmak DAİŞ’e karşı oluğunu söyleyen herkes için ahlaki ve vicdani bir borçtur.

Saldırıların iki amacı var

AKP-MHP faşizmi, bu saldırılarla bir taraftan Suriye halklarına düşmanlığını ortaya koyduğu gibi diğer taraftan Türkiye’de şovenizmi şahlandırarak 31 Mart 2019’da yapılacak seçimleri kazanmayı hedeflemektedir. Çünkü yerel seçimleri kazanarak faşist diktatörlüğünü tümüyle yerleştirmek istemektedir. Bunun için de tüm faşistler gibi şovenizmi şahlandırarak demokrasi ve özgürlük güçlerini ezmeyi önüne koymuştur. Bu açıdan yerel seçimlere kadar zaman zaman bu saldırılarını sürdürerek, hem Kuzey Suriye’deki barış, istikrar ve demokratik yaşamı tehdit edecek hem de ‘Türkiye’ye saldıran teröristlere karşı operasyon yapıyoruz’, diyerek şovenizm propagandasını yoğunlaştıracaktır.

Mücadele edilmeli

Bu iki amaçla saldıran AKP-MHP iktidarının bu oyunlarını hem Kürtler ve Türkiye halkları hem de dünya halkları tutumlarıyla bozmalıdırlar. Bu faşist iktidarın psikolojik savaş saldırıları ve kirli seçim oyunu hem teşhir edilmeli hem de mücadeleyle durdurulmalıdır. Bu saldırılara karşı tutum almayan tüm devletler ve siyasi güçler de teşhir edilerek, AKP-MHP faşist iktidarının destekçisi oldukları gösterilmelidir.

Önüne geçmeliler

Türkiye halkları ve demokrasi güçleri, AKP iktidarının bu tür saldırı ve propagandalarını seçim taktiği haline getirdiğini görerek tutum almalıdır. Bu saldırılar, Türkiye’yi Ortadoğu’da istikrarsızlık ve savaş batağı içinde tutmaktadır. Türkiye’deki tüm demokrasi güçleri ve muhalif siyasi partileri, bu saldırılara karşı durarak Türkiye’nin faşist bir geleceğe mahkum olmasının önüne geçmelidir.”

ANF/BEHDİNAN


Girê Spî’de bir çocuk katledildi

Rojava ve Kuzey Suriye’ye dönük saldırılarını sürdüren işgalci Türk devleti, Girê Spî’nin Til Fender köyünde Sara Rıfat Resul adında 12 yaşındaki bir kız çocuğunu şehit düşürdü. Sara Rıfat Resul’ün başından aldığı mermiyle şehit düştüğü bildirildi.