AİHM, Öcalan’a ‘şartlı tahliye’ imkanı vermeyen ömür boyu hapis cezasını ‘insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele’ olarak değerlendirdi. Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecrit ve yeniden yargılama konusunda ise AİHM’in politik davranarak, Türkiye’yi mahkum etmemesi dikkat çekti. Karara tepki gösteren Asrın Hukuk Bürosu, İmralı cezaevinin lağvedilmesi gerektiğini bildirirken, Portekizli yargıç Paulo Pinto,  “Öcalan’ın pek çok haktan mahrum edilişini uygun görmüyorum” diyerek, mahkemenin diğer maddelerden ihlal bulmamasını eleştirdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AHİM), Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a İmralı‘da uygulanan tecrit, adil yargılanma hakkının ihlali, zehirlenme iddiası, iletişim kanallarının kapatılması gibi hak ihlalleri konusunda yaptığı başvurulara ilişkin kararını açıkladı. AİHM, avukatların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7, 3, 8, 5, 6, 13 ve 14. maddelerinin ihlal edildiğine dair yaptığı başvuru sonucunda sadece kötü muameleyi yasaklayan 3. maddesinin ihlal edildiğine karar verdi.

‘Yasal düzenleme yapmalı’
AİHM, Öcalan’ın ‘’bir gün serbest kalma ihtimali olmaması insan haklarına sözleşmesine aykırıdır’’ itirazını haklı buldu ve ömür boyu hapis cezası verilmesiyle ilgili Türkiye’nin yasal bir düzenleme yapması gerektiğini de belirtti.
Mahkeme, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleyi konu eden 3’üncü maddesi kapsamında, bazı noktaları ihlal ettiğine, bazılarını ise ihlal etmediğine karar verdi. Öcalan’la ilgili verilen kararın birçok noktasında  yargıçların görüşlerinin birbirinden ayrışması dikkat çekti. AİHM’in ilgili dairesi bu konudaki kararını 4’e karşı 3 oyla aldı.
İsviçreli yargıç Helene Keller ve Macar Anras Sajo adlı yargıçlar, Işıl Karakaş’ın da dahil olduğu 4 yargıç, AIHS’nin 8. maddesinin ihlal edilmediğine karşı çıkarak, yazılı muhalefet şehri koydu. Söz konusu iki yargıç, Türk devletinin sürekli güvenlik gerekçesi göstererek 1999’dan itibaren Öcalan’ın ailesi ile periyodik görüşmeler yapmaktan alıkonulduğunu, çeşitli engeller çıkarıldığını ve bu tür uygulamaların uygun görülemeyeceğine vurgu yaptı.

‘Cezaevleri cehennem olmamalı’

Mahkemenin kararında İtalyan yazar Dante’nin ‘Siz ki, buraya girenler, bütün umutlarınızı geride bıraktınız’ sözlerine gönderme yapılarak, “Cezaevleri, cehennem olmamalıdır” vurgusunda bulunması dikkat çekti. AİHM, Öcalan’ın 2009 yılından önceki dönemdeki tutukluluk koşullarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğu sonucuna vardı. 


‘Şartlı tahliye imkanları oluşturulmalı’
“Ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezasıyla ilgili olarak ise şartlı salıverme olanağı tanınması gerektiğini belirten Mahkeme, Öcalan’ın sadece cezaevi koşullarının iyileştirilmesi, aile üyeleri ve avukatlarının ziyaretlerini kolaylaştırmasıyla tıbbi olanaklar sağlamasının yeterli olmayacağı belirtti. Kararda, ‘’başvuruyu yapanla (Öcalan) aynı koşullar altındaki tutuklular için ‘şartlı tahliye’ imkanları sağlayacak yasal mekanizmaların oluşturulması gerektiği’ kaydedildi.
Karar, ayrıca ‘Türkiye’nin cezai ehliyeti olan suçlular için ömür boyu hapis cezasını kaldıran ülkeler arasına katılarak bir adım daha ileri gidebileceği’ ifadesini de içeriyor ve bunun ‘insanlık adına güçlü bir örnek oluşturacağı’nı belirtiyor.

AİHM tecridi savundu

AİHM, “Özel hayatın korunmasını” düzenleyen 8’inci madde ile “cezaların yasallığını“ düzenleyen 7’inci madde konusunda bir ihlal olmadığını savundu. AHİS’in “özgürlük ve güvenlik hakkı”nı düzenleyen 5’inci maddesi, “Adil yargılama hakkını” düzenleyen 6’ıncı maddesi, “Etkili başvuru hakkını“ düzenleyen 13’üncü madde ve “Ayrımcılık yasağını” düzenleyen 14’üncü maddesi, uyarınca yapılan şikayetler hakkında hüküm vermeye gerek olmadığına karar verdi.
AİHM, Öcalan’ın avukatları talepte bulunmadığı için, maddi tazminata gerek görmedi. AİHM, bununla birlikte, mahkeme masrafları olarak 25 bin euro ödenmesine hükmetti.

Yargıç Pinto’dan Nazi benzetmesi

Bu arada mahkemenin diğer maddelerden ihlal bulmamasına itiraz eden Portekiz yargıç Paulo Pinto, Apartheid ve Nazi benzetmesinde bulunarak, “Öcalan’ın olağanüstü özel yasalar ile pek çok haktan mahrum edilişini uygun görmüyorum” dedi.
Yargıç Pinto, AİHM’in 2003 ve 2005 öncesi kararlarında Sayın Öcalan davalarında “adil ve bağımsız bir yargılama olmadı” kararlarına rağmen ne Avrupa Konseyi Bakanlar komitesinin ne de Türkiye’nin yeniden yargılama konusunda hiçbir değişikliğe gitmediğini ve tedbir almadığına dikkat çekti. Pinto, ‘halk düşmanı’ kavramı arkasına gizlenerek cezalandırmanın Nazi ve Hitler Almanyası ve Güney Afrika’nın Apartaid rejimi döneminde Nelson Mandela’ya karşı verilen cezalarda kullanıldığını ve AIHM’in bu tür yorumlara meyil göstermemesi gerektiğine işaret etti. Yargıç Pinto, “Ben 4 yargıç arkadaşımın Türk devletinin Sayın Öcalan’a ömür boyu hapsi ve olağanüstü özel yasalar ile diğer tutukluların Türkiye’de sahip olduğu pek çok haklardan mahrum edilişini uygun görmüyorum” diyerek karara muhalefet şehri koydu.

 HABER MERKEZİ