
Şam hükümeti ve muhalif güçler Moskova’da üç gün sürecek Suriye konferansında bir araya geldi. Konferansta Suriye’de beşinci yılına giren iç savaşın sonlandırılmasına yönelik görüşmeler yapılıyor. Dün ikinci gününe giren görüşmelerden kalıcı bir uzlaşının çıkması ihtimali düşük olarak görülüyor. Ama taraflar en azından insani konularda bir ilerleme kaydedilebilmesi umuduyla aynı masa etrafında buluşup, görüş alışverişi yapmak istiyorlar. Çatışmaların ulaştığı ağır boyutlar nedeniyle yaşanan trajedinin önüne geçilmesi sağlanırsa bir başarı elde edilmiş olacak.
Kimler var kimler yok?
Moskova'daki görüşmelere davetli 38 kişi katılıyor. Bu da Ocak ayında yapılan ilk toplantıya nazaran 10 kişinin daha görüşmelere dahil olduğunu gösteriyor. Toplantılar serisine Rojavalı Kürtler de katılıyor. Kürt heyetinde Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Muslim'in yanısıra PYD Fransa Temsilcisi Dr. Halid İsa ile Rojava Demokratik Özerklik Grubu olarak toplantıya davet edilen Cizîrê Kantonu'ndan Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Emine Ossi, İnsan Hakları Bakanı Sanharib Barson ve Ekonomi Bakanlığı'na bağlı Gıda ve Lojistik Konseyi Başkanı Fener El-Kihêt de bulunuyor. Katılımcılar arasında Baggara Aşireti, Barış İçin Değişim Yolu, Asuri Anavatan Birliği, Sivil Toplum, Şetat Aşireti, Suriye Aşiretleri Meclisi, Özgür Yurtseverler Topluluğu, Suriye Cephesi, Suriye Ulusal Kongresi, Demokratik Ulusal Heyet, Suriye Sivil Federasyon ve Suriye Vatan Partisi'nin temsilcileri ile modernist İslamcı olarak bilinen Muhammed Habaş ve Ulusal Çağrı Forumu üyesi, dünyaca ünlü ekonomist Arif Delila gibi tanınmış isimler de var. Sol eğilimli Demokratik Değişim İçin Ulusal Koordinasyon Kurulu Başkanı Hasan Abdul Azim de Moskova'ya geldi. Çünkü Abdul Azim ve taraftarları uzun yıllardır Esad'la pazarlık masasına oturulması gerektiğini dile getiriyor.
SMDK nüfuzunu kaybediyor
İstanbul merkezli Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) ise görüşme masasında yok. Suriye savaşın dışardan yönetmeye çalışan SMDK, uluslararası arenadaki etkisini de yavaş yavaş kaybediyor.
Muhalafet ortak metin hazırlıyor
Moskova'da olan Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve Rojava kantonlarının temsilcilerinin de aralarında bulunduğu muhalefet temsilcileri, iki gündür ortak bir metin üzerinde çalışıyor. Metinde öncelikli konular, silahların susması, girilemeyen bölgelere acil insani yardımın sağlanması ve siyasi tutsakların bir an önce serbest bırakılması. Eğer bir sorun çıkmazsa ortaya çıkan ortak metnin bugün görüşmelere dahil olması beklenen Şam temsilcilerine iletilmesi bekleniyor. Esad rejimini, Beşar Caferi başkanlığındaki bir heyetin temsil edeceği açıklanmıştı. Bugünkü toplantılara Birleşmiş Milletler temsilcisi olarak Anman Laham'ın da katılması bekleniyor. Ortadoğu uzmanı siyaset bilimci Vitaly Noumkin'in moderotörlüğü yaptığı toplantılar serisinin Perşembe günü yapılacak açıklama ile sona ermesi bekleniyor.
'Tüm halklar temsil edilmiyor'
Moskova'daki toplantıları yerinde izleyen Dicle Haber Ajansı muhabiri Güneş Ünsal'a konuşan katılımcılardan insan hakları aktivisti ve politikacı Salim Kheirbele, arabulucu Rusya'yı sınırlı davetli listesi nedeniyle eleştirdi: "İki toplantıda da bütün Suriye halkları temsil edilemedi. Bu da aşılması gereken önemli bir nokta."
'Muhalifler önceliklerde hemfikir'
Öte yandan Cenevre'dekinin aksine Moskova'daki toplantılarda toplantıların gidişatının ve içeriğinin tamamen katılımcılar tarafından belirleniyor oluşunun önemli bir nokta olduğunu ifade eden Kheirbele, "Burada çoğunluk öncelikle acil konuların görüşülmesi gerektiğinde hemfikir. Bu öncelikli konular ise insani yardımın bir an önce ihtiyacı olan her yere ulaştırılabilecek koşulların yaratılması, siyasi tutsakların durumu ve savaş dolayısı ile Suriye'de ortaya çıkan ve insanların hayatını olumsuz etkileyen yolsuzlukların ortadan kaldırılması" dedi.
'Herkes barışa odaklanmalı'
Siyasetçi, ayrıca toplantılara katılımın umut verici olduğunu söylemekle beraber bir karara varmak için henüz erken olduğunu, asıl rejim temsilcileri dahil olduktan sonraki diyaloglarla toplantının akıbetinin belli olabileceğini ifade etti. Salim Kheirbele, şu anda en fazla odaklanması gereken noktanın ise tüm delegasyon için olabildiğince Suriye'de şiddetin ortadan kalkması ve barışın sağlanması için çaba sarf etmek olduğunu söyledi.
'Suriye için büyük adımlar'
Katılımcılardan Suriye Cephesi Genel Sekreteri Lama Atassi ise, pazarlıklar öncesinde taraflar arasında diyalogun olmasının önemli olduğunu ve dışarıdan küçük adım olarak görünen bu safhaların Suriye'nin içinde bulunduğu durum açısından tarihi bir önemi olduğunu söyledi. Atassi, "Önce küçük adımlar atmayı başarırsak, sıra büyük adımlara da gelecek ancak bu konuda acele eder ve temelde kimi şeyleri göz ardı ederek bir yere varmaya çalışırsak, uzun vadede başarısız oluruz ve bizim böyle bir lüksümüz yok" dedi.
'Umudumuzu yitirmemeliyiz'
Özgürlük İçin Değişim Cephesi Temsilcisi Dr. M. Mazen Moughrabieh ise, muhalefetin bu kez bir önceki toplantıya göre daha iyi organize olmasına karşın, sonuç alacak derecede yeterli olmadığını söyledi. Çözüm için kolları sıvayan muhalif kesimin gerçek anlamda Suriye'de temsil ettiği bir halk kitlesi olması gerektiğine, aksi takdirde buna gerçek muhalefet denilemeyeceğine dikkat çeken Moughrabieh, sözlerini şöyle sürdürdü; "Burada mükemmel olmasa da bu gerçek muhalefeti gördüğümü sanıyorum ve bu bizi olumlu bir sonuca götürebilecek en önemli ilk şartlardan birisi. Bu şart kısmen sağlanmış görünüyor. Bu nedenle benim hislerim pozitif. Umutlarımızı hiçbir zaman kaybetmeden çalışmayı sürdürmeliyiz."
Kürt heyeti önerilerini sundu
Kürt heyetinde yer alan Cizîrê Kantonu Dışiişkiler Bakan Yardımcısı Emine Ossi de toplantıya davet edilmelerinin Rojava kantonlarının uluslararası arenada tanınması açısından önemli olduğunu söyledi. Ossi, muhaliflerce hazırlanan ortak metin için yaptıkları önerileri ise şöyle sıraladı: "Taraf ayırt etmeden bir an önce Suriye'ye insani yardımların başlatılması, silahların susması, siyasi tutsakların bir an önce bırakılması ve kantonlardaki özgür, demokratik yaşamın Suriye'de bir model olarak tartışılmaya başlanması, dış müdahalelerin sonlanması, toplantı sonunda karar verilecek bir tarihte tamamen Suriye dinamiklerinin katıldığı bir kongre ile Suriye hakkında değişime yönelik asıl kararın verilmesi ve tüm bunlar için de Suriye yönetiminden gelecek bir iyi niyet adımı beklentisinin yerine getirilmesi."
'Rusya Şam'a baskı yapabilmeli'
Ulusal Çağrı Forumu temsilcisi Samir Aita ise DAİŞ Şam'a varmışken, çatışmalar tüm bölgeye yayılmışken çözüm için Rusya'nın daha fazla sorumluluk alması gerektiğini söyledi. Moskova'nın Esad rejimi üzerindeki etkisine göndermede bulunan Aita, "Rusya, Suriye'yi ilk aşamada saldırıları durdurması ve acil ihtiyacı olanlar başta olmak üzere ayrım gözetmeksizin tüm ihtiyaç sahiplerine ulaşılmasını sağlamak için zorlayabilir. Rusya, Suriye üzerindeki etkisini bunu yapmak için kullanabilir" dedi.
Aita, aksi taktirde bu toplantılardan çok fazla bir beklentiye kapılmamak gerektiğini söyledi. Aita, DAİŞ'in Yermuk Kampı'na girmesinin ise bir başka trajedi olduğuna dikkat çekti.
'PYD hak mücadelesi veriyor'
Esad rejiminin kendine karşı olan herkesi 'terörist' ilan ettiğini dikkat çeken Aita, "Oysa rejim karşıtları kendi haklarını arayan halkların güçleridir. Örneğin PYD böyle bir güçtür. Suriye'nin bunu anlaması gerekir" dedi.
MOSKOVA