GÜL GÜZEL / STUTTGART
6 Şubat 2016 tarihinden beri 'Yurt dışındaki terörist bir örgüte üyelik' suçlamasıyla Almanya'nın Stuttgart kentindeki Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde yargılanan Kars- Kağızman doğumlu Kürt aktivisti Muhlis Kaya'nın duruşmasında Başkomiser Wagner dinlendi.
Daha önce 19 Ocak 2017 şahit olarak dinlenen 48 yaşındaki Wagner, Kaya'nın 4 Nisan'daki 29'uncu duruşmasına ikinci kez duruşmaya katıldı. Wagner, 14 yıldan beri Nordrhein Westfalen Eyaleti Federal Kriminal Dairesi'nde PKK masasında görev yürütüyor.
Wagner, şimdiye kadar Almanya'da anti terör yasasının 129 maddesi çerçevesinde yargılanan Kürt siyasetçilerin duruşmasına katılıp eskimiş bilgilerinin, yenisiyle harmanlayan bir tanık görünümünde. 4 Nisan'daki duruşmada, Kürt Özgürlük Mücadelesi'nin tarihi ve Almanya'daki Kürt kurumlarını anlatmaya çalıştı.
İki tespitte bulundu
Savunma avukatlarında Carl W.Heydenreich ve Ana Busl'un soruları karşısında zaman zaman zorlanan "Bunu bilmiyorum; buna cevap veremem..." gibi ifadelerle geçiştirdi.
Ancak 2013 Newroz çağrısı, barış süreci ve sonrasında gelişen Türkiye siyaseti konusunda iki tespitini söylemekte sakınca görmedi. Birincisi bütün Kürt kurum altyapısı, ideolojisinin PKK tabanlı olduğunu söyleyerek PKK yapısında ordu gücü, yerel yönetime dair alt yapı, öz yönetimin oluşmasına kadar, bir devlette neyi varsa PKK'nin de olduğunu söyledi. Başkomiser devamla ikinci tespitinde ise 2014 yılındaki Kobanê sürecinde DAİŞ'e karşı verilen mücadeleyi olumladı, Kobanê direnişinin dünyada büyük sempati aldığını belirtti.
Savunma avukatı Heydenreich'ın "Müvekilimiz Muhlis Kaya hakkında para topladığı, örgüte insanları katmak için pasaport temin ettiği iddiası var. Bu konuda sizde bu verilere dair kanıtlar var mı?'' sorusuna "Hayır" diye cevap verdi. Ama kendi varsayımına dayanarak Avrupa'da 11 bin 500 ile 50 bin kişiye varan bir kitle tarafından desteklendiğini olduğunu ve 30 bin kişinin finans desteğinde bulunduklarını düşündüklerini dile getirdi.
Soru rahatsızlık yarattı
Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi’nin (KCD-K) yapısı hakkında savunma avukatlarının "Bu örgüte herkes üye olabiliyor ve isterse yönetime aday olup kongrede seçiliyor. CDU, SPD, Yeşiller ve benzeri partilerdeki demokratik seçim olarak düşünülen bu durum, söylediğiniz örgütte var diyebilir miyiz" sorusuna ise Wagner rahatsızlığını vücut diliyle yansıttı.
Wagner "Siz terörist bir örgüt ile sivil toplum partilerini karşılaştıramazsınız" yorumunu yaptı.
Wagner şu ifadeleri kullandı: "Bu örgütlemede en çok değişen şey kurum adları ve yeni tüzükleri. Ama kişiler ve ideolojileri aynı. Mesela Yüksel Koç önce NAV-DEM Başkanı’ydı, şimdi KCD-E Eşbaşkanı. Bunun dışında farklı bir değişiklikten bahsetmek zor" şeklinde iddiada bulundu.