
Kurumun amaçlarına ilişkin sorduğumuz soruya Fatnassi şöyle cevap veriyor: “Porto Amal, Mädchenhaus Bielefeld e.V. bünyesinde hizmet veren 5 kurumdan sadece biri. Kurumumuz 16 ay önce mülteci genç kızlara yönelik kuruldu. Ekonomik desteğini Gençlik Dairesi’nden alıyor. Farklı şekillerde şiddete maruz kalmış, kimsesiz, savaştan zarar görmüş, yaşadıkları sorunlardan dolayı psikolojik, sağlık sorunu vb. nedenlerden dolayı Almanya’ya kaçıp gelerek iltica eden kız çocuklara sığınacak, yaşayabilecekleri bir yer sunuyoruz. Bürokratik işlemlerinde yardımcı oluyoruz. Onlara yaşadıkları travmaya tekrar düşmemeleri, yaşama bağlanmaları ve kendileri için perspektifler bulabilmeleri için yardımcı oluyoruz.”
Kızlar Porto Amal’a nasıl ulaşıyor?
Fatnassi, gelen çocuklara nasıl ulaştıklarını ise şöyle özetliyor: “Mülteci gençler ilk olarak Ausländerbehörde (Yabancılar Dairesi) veya Jugendamt’a (Gençlik Dairesi) geliyorlar. Bu çocuklar daha çok kızkardeşleri, ağabeyleri, amcaları, çok nadiren aileleri ve tabii ki bu işi yapan illegal organizasyonlar tarafından Almanya’ya getiriliyor. Burada onların 18 yaşı altında oldukları tespit edildikten sonra kurumlara yerleştiriliyorlar. Yerimizin olması dahilinde bu gençlerin yerleştirildiği kurumlardan bize transferi oluyor. Diğer bir yol ise mülteci kız çocukların ilk olarak bizim kurumlara başvurması durumudur. Direk bize direk gelenleri Gençlik Dairesi’ne kayıt ediyoruz. Gelen ilticacı çocuklar, yaşları belirlenmeyene ve iltica durumları netleşmeyene kadar sınırdışı edilemez ve yanımızda kalırlar. Fakat pasaportu olan yaşı 18’in üstünde olanların ilticaları kabul edilmediği zaman sınırdışı ediliyorlar.”
Neden ve nereden geliyorlar?
Kız çocukların genellikle Irak, Afrika ve Balkan ülkelerinden geldiğini belirten Fatnassi, “Geliş nedenleri farklı. Örneğin Irak’dan gelen kızlar için savaş öncelikli bir gerekçe. Diğer genel nedenler ise anne ve baba veya birisini kaybetmeleri, aile içi şiddet, zorla evlilik, sünnet vb. Çoğunluğu yaşadığı ülkede savaştan etkileniyor, yakınlarını kaybediyor. Büyük tramvalar içinde geliyorlar. Diğer bir neden ise yoksulluk. Bunun dışında bazı aileler kendi rızalarıyla çocuklarını hayat koşullarının daha iyi olabilmesi umudu ile Almanya’ya yolluyor. Porto Amal’a 16 ay içerisinda gelen çocukların çoğunun sorunları aşağı yukarı aynı” şeklinde konuştu.
Günlük yaşam
Peki Porto Amal’da çocukların günlük yaşamları nasıl geçiyor? Fatnassi, bu konuda şunları belirtiyor: “Çocukklar okuldan eve döndükten sonra beraber öğlen yemeğin yiyorlar. Sonrasında temizlik gibi sorumluluklarını yerine getiriyorlar. Ardından ev ödevlerini yapıyorlar. Sonrasında Ergoterapi vb. kurslara katılabiliyorlar. Akşamları ise çalışanlarla birlikte televizyon ya da internet imkanlarından faydalanıyorlar. Ya da derslerine yardımcı olunuyor. Ayrıca Porto Amal gizli bir kurum olmadığından çocuklar istedikleri zaman Almanya’da yaşayan akrabalarını ziyaret etme imkanı buluyor. Ya da onlar çocukları ziyaret edebiliyor.”
18 yaşından sonraki durum
Kız çocuklarının ne zamana kadar Porto Amal’da kalabildikleri üzerine ise, Bayan Fatnassi şöyle açıklıyor: “İltica başvurusu yapan bir kız çocuğu Yabancılar Yasası gereği ilticası sonuçlanıncaya kadar burada kalıyor. Zaten geldiklerinde birçoğu kimliksiz, kağıtsız. Dolayısıyla DNA testleri ile yaşları tespit edilinceye kadar burada kalıyorlar. Fakat yaşı belli olan ve özel sorunu olmayanlar ancak 18 yaşına kadar burada kalabiliyor. Fakat kural gereği 18 yaşından sonra gençler başka yerlere gönderiliyor. Örneğin Betreutes Wohnen veya Pflegefamilie gibi yerlere transfer oluyorlar.”
Birçok dilde hizmet veriliyor
Umut Limanı oldukça zengin dil hizmetine sahip. Çalışanları yüksek eğitim görmüş insanlar. Kızların kendi anadillerinin korunup korunmadığına ilişkin sorduğumuz soruyu, Fatnassi şöyle cevaplıyor: “Burada kesinlikle asimilasyon olayı yok. Her kızdan onun anadilini bilen bir çalışan sorumlu. Onlara Almanca öğretmenin yanında kendi anadillerini koruma imkanını da çalışanlarımız sayesinde sağlıyoruz. Hizmetler onların kendi anadillerinde de sağlanıyor. İsteyen kız çocukları kendi dinlerini yaşama imkanını da buluyor. Şu an kurumda 6 kız çocuğu var. Bunların ikisi Irak’dan gelen Kürt kızları. Onlara psikolojik destek de sunuyoruz. Çalışanlarımız Kurmancî, Arapça, Rusça, Farsça, Fransızca ve İngilizce konuşuyor. Kurumumuzda 6 pedagog, 1 İslam bilimci, 1 Ergoterapist, 1 cinsiyet araştırmacısı, 1 bakıcı, 1 mutfakçı, tercümanlarımız ve üniversiteli çalışanlarımız var. Personelimiz buraya gelen kızların ülkeleri hakkında ekonomik, politik, siyasi vb. konularda bilgiye de sahipler.”
MURAT MANG/BİELEFELD