Yıllardır yoksul ülkeleri iliklerine kadar sömüren ya da; kar hırsı için bu ülkeleri savaşa sürükleyen kapitalist ülkelerin vicdanlarına emanet edilmiş insan yaşamı. Tam da bu noktada Alman Parlamentosu’nun (Reichtag) yanı başındaki tarihi Brandenburger Kapısı‘nda bu trajedi yaşanıyor. İlticaları kabul edilmeyen İranlı, Irak, Gana ve Senegalli 29 göçmen, 11 gündür süresiz açlık grevindeler. Pazartesi gününden itibaren sıvı maddeleri de almayacaklar. Gecenin soğuğuna ve yağmura karşı sadece şemsiye ve battaniyelerle korunmaya çalışıyorlar.


Seslerini duyuramadılar

Bayern’de seslerini duyurma olanağı bulamadıklarından ötürü, başkent Berlin’e gelmişler. Amaçları; seslerini Almanya Federal Parlamentosu’na iletmek ve burada kalmak için iltica başvurularının kabul edilmesini sağlamak. Hemen yanı başlarındaki Federal Parlamento’ ya henüz seslerini duyuramamışlar. Açlık grevi her geçen gün daha dramatik bir boyut kazanıyor. Salı günü yedi mülteci açlık, susuzluk ve aşırı soğuktan dolayı hastaneye kaldırıldı. Meselenin ne zaman çözüleceği ise meçhul. Devletin bu sesi de duymaya niyeti yok. Zira Federal Entegrasyondan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer “açlık grevleri hiçbir zaman çözüm olamaz” diyerek mültecilerin talepleriyle ilgilenmeyeceklerinin mesajını vermişti.
Sol Parti Berlin Eyalet Parlamentosu Milletvekili Hakan Taş, mültecilere destek olmak için grevcileri ziyaret etti. Taş, mültecilerin talepleriyle ilgili konuşurken grevcilerden biri fenalaşıyor. İlk yardım aracıyla hastaneye götürülüyor. Taş “Haklı ve insani bir talep. Şu ana kadar her hangi bir yetkili buraya gelmiş değil. Sorunlarını yetkililere iletmek ve olası bir polis müdahalesine karşı destek vermek istiyoruz” diyor.


HIDIR ATEŞ/BERLİN