Almanya’nın Türkiye ile yaptığı İş Göçü Anlaşması’nın 50. yıl kutlamaları çerçevesinde ‘Münih’te 50. yılında Kürtler’ adıyla resim sergisi, toplantı, panel ve müzik dinletileri biçimde bir dizi etkinlik yapıldı. 15-18 Aralık tarihleri arasında yapılan etkinlikler, Münih Mezopotamya Derneği, Münih SPD Teşkilatı, Yeşiller Partisi, Münih Şehir Belediyesi Kültürlerarası Bölümü’nün desteği ile yürütüldü. 
Cuma günü yaklaşık 300 kişinin katıldığı ve 3 bölümden oluşan panel serisi saat 14:00’te başladı, saat 21:00’de sona erdi. Panel öncesi, Türkiye’den gelen siyasetçi, insan hakları temsilcileri ve Mezopotamya Kültür Derneği temsilcilerinin içinde yer aldığı bir heyet, Alman kurum temsilcileriyle görüştü. Heyette BDP Milletvekili Leyla Zana, Milltevekili Erol Dora, İHD eski Başkanı Yusuf Alataş, YEK-KOM İkinci Başkanı Bahattin Doğan, Münih Mezopotamya Kültür Derneği Başkanı Songül Akpınar ve yazar Haydar Işık yer aldı. İlk görüşme Yeşiller Partisi Belediye Meclis üyeleri ile yapıldı. Heyet, daha sonra Münih Büyükşehir Belediye Başkanı Christian Ude’yi ziyaret etti.

Ude: Silah değil diyalog
Ude görüşmede, „Münih’te de büyük bir Kürt ve Alevi topluluğu yaşıyor. Münih’te yaşayan 70 kişilik Türkiyeli Alevi bir aile hakkında araştırma yaparak, kitap haline getirdim. Biz, Türkiye’de de insan hakları ihlallerini takip ederek buna karşı mücadele veriyoruz. Bu tür etkinlikler özgürlük ve barışın gelişmesi için atılan adımlardır ve önemlidir. Türkiye’de Kürt sorunu, dini azınlıkların sorunu silahla değil diyalogla çözülmeli“ dedi.

Zana, Dora ve Alataş ise, Türkiye’deki baskılar ve ‘KCK operasyonu’ adı altında yürütülen tutuklamalara ilişkin bilgi verdi. Heyet, Münih Parlamentosu’nda ise SPD Milletvekili Natascha Kohnen ve Yeşiller Partisi Milletvekili Margarete Bause ile görüşmelerde bulundu. Görüşmelerde Kürt Özgürlük Hareketi’nin ‘terörist’ olarak suçlanmasının Kürt sorununda bir çözümü ortaya çıkaramayacağı vurgulandı. Yeşiller Partisi milletvekili Bause şunları söyledi: „Türkiye’de ziyaretlerde bulundum. Bize Kürtlerin dili ve dinlerinde özgür yaşadıkları söylendi. Onun için sizin anlattıklarınıza değer veriyoruz. Talepleriniz doğrultusunda somut çalışmalar yürütmek istiyoruz.“


‘Münihliler bunu istiyor’
Münih Alten Rathaus’da düzenlenen paneller ise, Kürtlerin Almanlarla birlikte yaptığı önemli bir etkinlikti. Bu panellerin ilk bölümünde Songül Akpınar ve Dr. Margret Spohn’un açılış konuşmasından sonra, Münih Belediye Başkanı Hep Monatzeder söz aldı. Monatzeder, „Kim düşünebilirdi ki, günün birinde ‘Münih’te 50. yılında Kürtler ve Münih, Kürtlere 50 yıl için teşekkür ediyor!’ programı düzenlenecek diye. Bu yapılan anlaşmayla bütün etnik gruptan insanlar Almanya’ya gelip çalışmaya ve yaşamaya başladı. Bu gelen halklar arasında Türkiye’de varlıkları dahi kabul edilmeyen Asuri ve Kürtler de vardı. İnsanların birlikte yaşamaları için birbiriyle konuşabilmeleri gerekir. İçinde xqw harflerin yasak olduğu Kürt dili gibi. İnsan şiddetle değil, diyalogla anlaşabilmeli. Münihliler işte bunu yapmak istiyor“ şeklinde konuştu.
‘Türkiye’de Süryanilerin Durumu’ adlı başlıkta ise, Süryanilerin durumu tartışıldı. Moderatörlüğünü Haydar Işık’ın yaptığı panele, Süryani kökenli milletvekili Erol Dora ve avukat Yusuf Alataş katıldı. Münih’te 70 bin Asuri, Süryani’nin yaşadığını hatırlatan Dora, Süryani nüfusunun günümüzde yoğunlaştığı bölgeler ve göçün nedenlerini anlattı. Dora, BDP’nin halkların kardeşliği için gerçekçi bir mücadele yürüttüğü bundan dolayı da bu partiden milletvekili olduğunu söyledi. 
Avukat Yusuf Alataş ise, „Süryaniler Türkiye’nin en kadim halkıdır. Ama Türkiye Cumhuriyeti süresince halk oldukları dahi kabul edilmedi. Türkiye’deki Kürt sorunu çözülmeden, diğer sorunlar da  çözülmez“ tespitinde bulundu. Panelin ikinci bölümünde ise Kürtlerin durumu ve mücadelesi ele alındı. Yeşiller Partisi Meclis üyesi Gülseren Demirel, Sol Parti Belediye Meclis Üyesi Orhan Akman, avukat Hubert Heinhold ve yazar Haydar Işık bu bölümde sunum yaptı.
Panelin son bölümü ise, ‘Türkiye’de Kürtlerin Durumu’ başlığı altında yapıldı. Moderatörlüğünü Yeşiller Partisi Münih Franksiyonu Başkanı ve Belediye Meclis üyesi Siegfried Baenker’in yaptğı bölümde, BPD milletvekili Leyla Zana ile İHD’nin eski Başkanı Yusuf Alataş konuştu. Zana, Türkiye’nin Kürtler üzerindeki baskıları ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik komplo konusunda bir değerlendirme yaptıktan sonra, „Kürtler kendi topraklarında Demokratik Özerklik ile yaşamak istiyor. Herkesin Kürtlerin istemlerine saygı duyması gerekir. Kürtler kendi aralarında kaderini tartışmalı. Ancak Kürtlerin büyük bir bölümü birlikte, Demokratik Özerklik ve Demokratik Konfederalizm çatısı altında yaşamak istiyor. Bu konuda uygun bir sistem oluşturulabilir“ dedi.  AKP’nin ‘KCK operasyonları’ adı altında Kürt siyasetçilere yöneldiğini belirten Zana, „Erdoğan ve hükümeti, son 12 Eylül askeri darbecisidir“ şeklinde konuştu.
Alataş ise, AKP’nin özgürlük ve demokrasi sorununun olmadığını, eski sistemin bir parçası durumuna geldiğini vurguladı. Panellerin son bölümü Reşat Aras’ın „Münih’te Kürtlerin geleceğe dair perspektifleri“ adlı sunumu ile sona erdi.

İngolstadt’ta halk toplantısı

Öte yandan Leyla Zana, İngolstadt kentinde bir halk toplantısına katıldı. ‘Demokratik Özerklik’ adı altında Halk Eğitim Evi’nde yapılan toplantıya, Zana’nın yanı sıra YEK-KOM İkinci Başkanı Bahattin Doğan da katıldı. Zana toplantıda, „Ulus olarak birlikteliğimizi oluşturmalıyız“ diyerek, Kürtlerin özgürlükleri için birlik olması gerektiğine vurgu yaptı.


GÜL GÜZEL/STUTTGART