Murathan Mungan’ın edebi küratörlüğünü yaptığı ‘Murathan Mungan’ın Seçtikleriyle’ üst başlıklı ‘Merhaba Asker’ ve ‘Kadınlar Arasında’ adlı kitapları Metis yayınları tarafından yayımlandı.

Murathan Mungan edebi küratörlüğünü yaptığı ‘Murathan Mungan’ın Seçtikleriyle’ üst başlığı altında yayımladığı kitaplarında iki yönteme başvuruyor. Birinde, yazarların önceden yayımlanmış kitaplarında yer alan öyküler seçkiye temel oluştururken; diğerinde önceden seçilip belirlenmiş bir temanın izini süren, yazarların bu kitaplar için özel olarak kaleme aldıkları öyküler yer alıyor.
Ressamın İkinci Sözleşmesi, Çocuklar ve Büyükleri, Yazıhane, Yabancı Hayvanlar, Kadınlığın 21 Hikayesi, Erkeklerin Hikayeleri ve  Büyümenin Türkçe Tarihi seçkileri, Murathan Mungan tarafından  yazarların önceden yayımlanmış kitaplarında yer alan öykülerinden seçerek derlediklerinden oluşan kitaplar.
Bir Dersim Hikayesi kitabı ise, 1938’ deki Dersim Katliamı teması etrafında yazarların bu kitap için özel olarak kaleme aldıkları öykülerden oluşmakta. İşte Murathan Mungan’ın  eşzamanlı olarak yayımlanan Merhaba Asker ile Kadınlar Arasında adlı yeni kitapları önceden seçilip belirlenmiş bir temanın izini süren, yazarların bu kitaplar için özel olarak kaleme aldıkları öykülerden oluşuyor.

Temalı ‘tasarım kitabı’

Murathan Mungan yeni kitabı ‘Merhaba Asker’de, seçkinin oluşumuna dair ‘Şüpheli Asker Ölümleri’ başlıklı önsözünde seçkinin oluşturuluşunu açıklarken,  bir tür edebi küratörlük çalışması yaptığını belirtiyor ve yazarları temel bir tema etrafında birlikte harekete geçirerek ortak bir iş kotarmayı amaçlayan bir “tasarım kitabı” oluşturduğunu söylüyor.

Gerçekle örtüşen 16 öykü

Murathan Mungan ‘Merhaba Asker’de yer alan öyküleri değerlendirirken, ‘’Türkiye’nin özellikle son yirmi-otuz yılının önemli ve acılı bir gündem maddesini oluşturan şüpheli asker ölümlerinin etrafında dolaşan, her yazarın, konuyu kendi yazarlık meşrebine uygun bir tutum ve yaklaşımla ele alıp işlediği, özel olarak bu kitap için yazılmış on altı öykü yer alıyor Merhaba Asker’de. Kuşkusuz kurmaca metinler bunlar; yani her biri gerçeklikte birebir yaşanmış bir vakadan yola çıkıp o olayı, o olayın gerçek hikâyesini konu etmiyor. Elbette yaşananlarla benzerlikler içeriyor, onlardan devşirilmiş esinler, izdüşümler barındırıyor olabilir, ama sonuçta bunların, her zaman olduğu gibi gerçek hayatın malzemesinden yola çıkan yazarın, imgelem dünyasında yeniden inşa ettiği birer ‘kurmaca’ öykü olduğu unutulmamalıdır; bize gerçeklikte yaşananları hatırlatması, olan bitenleri yeniden ve uzun uzun düşündürmesi gereken birer ‘öykü’…’’ saptamasında bulunuyor.

Militarizmin kurbanları anısına

‘’Ben her zaman edebiyatın gücüne, sürekliliğine, dayanıklılığına, yazılı hafızanın kudretine inandım’’ diyen Mungan, bu seçkideki amacını ise şöyle ifade ediyor: ‘’Bu öykü seçkisiyle, zorunlu askerlik kurumunun, militarizmin, kirli savaşın açık ve gizli kurbanı olmuş bütün o gencecik ölülerin anısına bir saygı nişanesi olarak, edebiyat toprağına alçakgönüllü bir mezar taşı dikmek, mezarlarına bir demet çiçek bırakmak istedim.’’
‘Merhaba Asker’ seçkisi için özel olarak kaleme alınan öykülerin yazarları ise, Niyazi Zorlu, Sibel K. Türker, Müge İplikçi, Behçet Çelik, Toprak Işık, Neslihan Önderoğlu, Behçet Çelik, Haydar Karataş, Sema Kaygusuz ve Jaklin Çelik.

Yakınlıkların hikayeleri

Murathan Mungan eşzamanlı yayımlanan ‘Kadınlar Arasında’ adını taşıyan seçkisinin  ‘Araya Girip Edilmiş Birkaç Söz’ başlıklı önsözünde ise, ‘’Bu seçkinin teması kısaca ve kabaca, kadınlar arasında aşk” diye tanımlıyor. Devamında ise, ‘’Öte yandan her aşk hikâyesinin aslında kendinden başka şeylerin de hikâyesi olduğunun unutulmaması gerekir. Kadınlar arasında yaşanan adı konmuş konmamış, bir ad konulmasına gerek duyulan ya da duyulmayan gönül bağlarının, duygusal, tensel çekimlerin; kendini gerçekleştiremeyen arzuların ya da sonuçları göze alınıp yaşanan tutkuların; bir ilişkiye dönüşememiş ya da zamanla derin bir dostluk ve himayeden koyu bir çekişme ve rekabete kadar farklı biçimler altında varlığını sürdüren köklü yakınlıkların hikâyesi de olabilir’’  diyor.
Murathan Mungan edebiyatla ‘öteki’nin ilişkisine de değinerek, ‘’Lezbiyenlik gibi “doğal, normal, kamusal” diye tanımlanabilecek “açık alan”da yaşanamayan, kapalı mekânlara, gettolara, kuytu adacıklara; sessizliğin ve dilsizliğin her çeşidine itilen, hapsedilen kimlikler üzerindeki toplumsal tehditler, ancak birbirimizin hikâyelerini tanıdıkça, dokundukça, anladıkça ortadan kalkmaya başlar. Bu seçki biraz da bunun için... Edebiyat “öteki” dediğinin hikâyesinde biraz da kendini bulmak demek değil midir? Yoksa, kendindeki öteki’yle nasıl tanışır insan? Bizi özgürleştiren “ötekiler”dir’’ diyor.
Seçkinin hazırlanmasındaki atölye anlayışını aktarırken;‘’Bugün bir edebiyat metni, yazarının biyolojik cinsiyetinden bağımsız olarak, yazısı’nın cinsiyetini sorgulayarak, yazı’sında kendisinin ne kadar dışına çıkabildiğini ya da dışarıyı ne kadar içine alabildiğini değerlendirmeye çalışarak da okunur, tartışılır oldu. Bu seçki, sanırım ben ve katılan yazarlar için biraz da bunun gözden geçirilmesinin atölyesiydi’’ diyor.
‘Kadınlar Arasında’  adlı bu seçkide Gaye Boralıoğlu, Birhan Keskin, Hakkı İnanç, Mine Söğüt, Figen Alkaç, Murat Yalçın, Barış Pirhasan, Birgül Oğuz, Erendiz Atasü, Hakan Günday, Fatih Özgüven, Barış Bıçakçı, Sine Ergün, Hatice Meryem, Fadime Uslu, Ayşegül Çelik, Karin Karakaşlı, Nermin Yıldırım, Attilâ Şenkon, Mehmet Bilâl, Neslihan Önderoğlu, Yalçın Tosun, Pelin Buzluk’un hikayeleri yer alıyor.

KÜLTÜR SERVİSİ