
Koordinasyon, Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan resmi olarak tedavi için Türkiye'ye giriş yapmalarına rağmen yaralı ve refakatçilere dönük gözaltı ve tutuklama furyasının artarak devam ettiğinin altını çizdi. Urfa'da 4 Aralık'ta düzenlenen operasyonla yaralı Kobanêli ve refakatçiler ile aralarında ev sahibinin de bulunduğu 10 kişinin gözaltına alındığını, sorguları ardından ev sahibi Mustafa Çiçek, refakatçi Nebi Tavukçu ile Heybet Hasam ve tedavi gören iki yaralı olmak üzere 5 kişinin "örgütü üyeliği" iddiası ile tutuklandığını hatırlattı.
Sahte raporla gözaltı
Raporda, 15 Aralık'ta ise Balıklıgöl Devlet Hastanesi'nde tedavisine devam edilen kafasından şarapnel parçası ile yaralanan Emine Mahmud adlı kadın yaralının gözaltına alındığı ve polislerin isteği üzerine Harran Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildiği, ardından da Harran Üniversitesi Hastanesi yerine 500 yataklı devlet Hastanesi'nde hastanın geçmişi ve gördüğü tedavi gizlenerek "gözaltına alınabilir" raporu alınarak gözaltına alındığı kaydedildi.
Yaralı gözaltında fenalaştı
16 Aralık tarihinde de Urfa'da sağlık kontrolleri devam ettiği için bir evde kalan 4 yaralının da aralarında bulunduğu 16 kişinin ise, "örgüt üyeliği" iddiasıyla sorgularının yapılmasının ardından serbest bırakıldığı belirtildi. Yine 18 Aralık'ta Urfa'dan Amed'e sevki yapılan 4 yaralının gözaltına alındığı belirtilen raporda, durumu ağır olan yaralılardan birinin gözaltında fenalaştığı ve Siverek Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındığı sorgularının ardından da serbest bırakıldıkları belirtildi. Raporda ayrıca aynı tarihte Urfa'dan Adana'ya sevki yapılan 2 yaralının da Osmaniye'de gözaltına alındığı ve hala gözaltı işlemlerinin devam ettiği kaydedildi.
Sindirme çabası
Gözaltına alınan yaralıların her ne kadar örgüt üyesi olmakla suçlansalar da gözaltında yöneltilen soruların örgütsel faaliyet ve fiilere dair olmadığı vurgulanan raporda, "Kobanê'den gelen yaralılara ve yaralıların refakatçilerine dönük gerçekleşen gözaltılar ve tutuklamalar Hükümetin Kobane/Rojava politikasının bir sonucudur. Hükümet bu yaklaşımı ile birlikte bir kez daha hukuken karşılığı olmayan operasyonel bir tutuma girmiş ve aynı zamanda BM'nin sığınmacıları yönelik sözleşmesi ile temel insan haklarını ihlal etmiştir" ifadelerine yer verildi.
Uygulamanın Kobanê ile dayanışma içinde olanları sindirme anlamını taşıdığını vurgulayan Koordinasyon, "başta Kürt halkı olmak üzere tüm halkların ve demokrasi güçlerinin kalbinin attığı yerdir bugün Kobanê. Bu kapsamda gözaltı ve tutuklamalarla bu milyonların yılacağını, sindirileceğini düşünmek adeta bir aymazlıktır. Hükümet bu tehlikeli politikadan derhal vazgeçmelidir" dedi.
Bir yaralı Kobanêli daha tutuklandı
Koordinasyonun raporu ardından Kobanê'de ağır yaralanan ve Ankara'ya sevk edilen tıp öğrencisi Esra Yakar da "örgüt üyesi" olduğu gerekçesi tutuklandı.
Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi altına alınanan ancak Ankara'da özel bir hasteneye sevki yapılan Yakar, Diyarbakır Savcılığı tarafından "örgüt üyesi" olduğu iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında tutuklanarak Sincan Kapalı Ceza Evi'ne gönderildi. Yakar'ın başında şarapnel parçaları bulunurken, doktorlar tarafından verilen raporlarda, durumunun ağır olduğu belirtilerek, tedavisinin acil bir şekilde yapılması gerektiği kaydedildi.
DİHA/URFA