
Nöbet tutuyorlar
BDP İstanbul İl Kadın Meclisi, Muş E Tipi Cezaevi'ndeki saldırıya ilişkin BDP İstanbul İl Örgütü'nde basın toplantısı düzenledi. BDP İstanbul Kadın Meclisi Sözcüsü Semra Demir, "Adalet Bakanlığı ve hükümetin cezaevi koşullarını iyileştirme politikaları olmadığı gibi aksine cezaevindeki tutsakların yaşam koşullarını zorlaştıran yaklaşımları söz konusu" dedi. Cezaevlerindeki koşulların giderek kötüleştiğinin altını çizen Demir, "Birçok cezaevinde tutsaklar nöbetleşe uyumak zorunda bırakılıyor" dedi. BDP İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar ise, 1980'li yıllarda Diyarbakır Cezaevi'nde tutsaklara uygulanan politikalara dikkat çekerek, bu tür politikaların cezaevlerinde bugün tekrardan hayata geçirilmeye çalışıldığını söyledi.
Van'da sürgün
Bingöl firarisi 12 tutsağın süresiz dönüşümsüz 28 Ekim'de açlık grevi başlattığı, 20 tutsağın da destek açlık grevi yaptığı Van F Tipi Kapalı Cezaevi'nde, 10 tutsak sürgün edildi. TUYAD-DER Van Şube Başkanı Ahmet Aygün, tutsaklar sevk adı altında Muş ve Erzurum cezaevlerine sürgün edildiğini söyledi. Sürgün edilen tutsakların isimleri şöyle: Hikmet Gülce Erzurum Cezaevi'ne; Celal Örge, Cihan Yaşar, Şerafettin Demir, Faysal Erdar, Memduh Özdemir, Rıdvan Turan, Haluk Bor ve ismi öğrenilemeyen 2 tutsak daha Muş Cezaevi'ne sürgün edildi. Aygün, cezaevlerinde artan baskılara paralel olarak sürgünlerin artmasından endişeli olduklarını belirtti.
Diğer tutsaklardan ayrılar
Van Cezaevi'ne konulan Bingöl firarisi tutsakların C Blok'ta tutulduklarını ve tecrit ve izolasyona tabi olduklarını belirterek, 28-29 Eylül'den itibaren durumlarında hiçbir değişiklik yapılmadığından dolayı açlık grevine girme kararı aldıklarını dile getirdi. Tutsakların durumlarına ilişkin cezaevi idaresine sayısız başvuru yaptığını ve A ile B bloklarda bulunan siyasi tutsakların yanına alınmaları konusunda taleplerini dile getirmelerine rağmen bu konuda cezaevi idaresinin kayıtsız kalarak tutsakları "özel güvenlik" kontrollerine tabi tuttuğunu aktaran Aygün, "En nihayetinde tutsaklar koşullarının düzeltilmesi için süresiz dönüşümsüz açlık grevine girdiler" dedi.
Eşyaları verilmiyor
Van Cezaevi'ne götürüldükleri günden itibaren tecrit altında tutulan firari tutsakların maruz kaldıkları bununla sınırlı değil: "Şahsi eşyaları verilmiyor, aileleri tarafından getirilen eşyalarda da orada bulunmadığı halde 'kantinde var' denilerek, tutsaklara verilmiyor. Tutsaklara giden ve tutsakların gönderdiği mektuplar keyfi uygulamalar ile engelleniyor. Cezaevine gönderdiğimiz kitap ve dergilerde ise bir yasaklama olmadığı halde keyfi gerekçeler ile cezaevine alınmıyor. Cezaevine sadece dini ve okul kitaplarının girmesine izin veriliyor. Zaten istenilen ve bizden taraf gönderilen kitaplar, Kürtçe eğitim için Kürtçe alfabe kitapları ve romanlar. Bunların cezaevine girmesine yönelik keyfi uygulamalar nedeniyle girmesine izin verilmiyor. Bu kitapları biz her zaman cezaevlerine gönderirken, bu sefer neden izin verilmediğini hala anlamış değiliz. Tutsaklar bize 'Gardiyanların yaklaşımı tahrik edici, kaba ve çirkindir. Bizimle tehditvari konuşuyorlar. Biz bu tavırlara cevap verirsek kavga ederiz, kötü şeyler yaşarız' diyor. Bingöl'den gelen tutsaklar C Blok'a alınarak siyasi tutsaklardan uzak tutularak tecrit edildikleri gibi diğer bütün hakları da gasp edilerek adeta bir ambargoya tabi tutulmuş durumdalar. Bununla tutsakları sindirmeye çalışıyorlar."
40 günde 49 sürgün
Van F Tipi Kapalı Cezaevi'nde son 40 gün içerisinde toplan 49 tutsağın çeşitli cezaevlerine sürgün edildiğinin altını çizin Aygün, "Cezaevinde yönelimlere karşı çıkan, direnen ve tepkisini gösteren tutsaklar, sürgün ediliyor. Bunlar sevk adı altında sürgün ediliyor. Devlet bu sürgün politikasıyla tutsakların örgütlülüklerini dağıtmak, dirençsiz bırakmak ve ailelerini de çocuklarını uzak illere sürgün ederek cezalandırma yöntemini kullanıyor. Tüm bunlara karşı tutsaklar cezaevindeki eğilim ve irade kırmaya yönelik uygulamalara karşı açlık grevi başlattı" diye konuştu.
HABER MERKEZİ