Musa bize gel 

Forum Haberleri —

16 Eylül 2022 Cuma - 09:00

.

.

  • Musa’yı şikayet edenler Alevi falan değil, düpedüz gammazdır. Gammazdan da Alevi falan olmaz. Onların tepkileri de mahkemeleri de Musa’nın duruşuna sökmez, yani vız gelir tırıs gider.
  • Alevi olsalardı onu kadıya gammazlamazlardı. Yolun gereği var, erkan kurulup darda hesap sorulurdu Musa’ya, varsa suçu düşkün ilan edilir, suçlu bulunmazsa da dardan indirilirdi.

ARİF DİRİK
Sanatçı Musa Eroğlu, keyifle, saygıyla dinlediğimiz, mütevazi kişiliğiyle kendimizden saydığımız bizden biri.

“2.6 ton ve 40 arşınlık kılıcı sallayacak Ali olur mu” cinsinden şeyler söylemiş.

Üslubuna katılmasam da söylediklerinin altına notere gidip imza verebilirim. Hepimizin bilip düşündüğü şeyleri yüksek sesle söylemiş az bile söylemiş.

Bizimkiler de inanmazlar, öyle saçma sapan Ali güzellemelerine. 

Hz. Ali’yi rehber edinip kendini Alevi sayanların zoruna gitmiş. 

Ve bundan birileri rahatsız olup kadıya şikayete gitmişler, hemde ünvanında Alevi kurumu olan birileri. 

Neymiş efendim adamların kutsallarına saldırılmışmış. 

Yalanı kutsarsan, bir insanın 2.5 ton ağırlığında bir kılıcı sallayamayacağını bilip, bunu kutsal sayarsan elbette ki insanların da düşünceleri vardır, bunu sorar sorgular yorumlar vs. 

Asıl mesele bu konunun yalan ya da yanlış olduğu veya birilerinin tahrik olduğu olayı değildir. 

Devletin başının son günlerde Alevi “cemevine” (bir aralar cümbüş evi de demişlerdi) misafir olup, Alevilikle alakası olmayan bir şekilde camiye çevirilerek oranın düzenlenip oraya gelmesi ile bir tuhaflık olduğu ortadaydı. 

Durup dururken enişte öpmüştü, Alevileri. Hiç bir resmi statü tanımadan, onları ziyaret ederek (aslında kendine göre terbiye ederek) “onore” etmişti. 

Zaten son yıllarda Alevilik ile Alicilik karıştırılıp bir islamlaştırma faaliyeti vardı. Ve sonuçta minaresiz camiler alabildiğine çoğaltılmaya başlanmıştı. 

Hiç bir alakası olmayan semboller Aleviliğe teşne edilerek hızla yoldan uzaklaştırılıp bir Şiileştirme faaliyeti devam etmekteydi. 
Fazla uzatmamak adına asıl konuya dönersek.

Musa'yı kadıya gammazlayanların Alevilikle ve yolla herhangi bir alakası olmadığını ve olamayacağını belirtelim. 

Alevi olsalardı onu kadıya gammazlamazlardı. Yolun gereği var, erkan kurulup darda hesap sorulurdu Musa’ya, varsa suçu düşkün ilan edilir, suçlu bulunmazsa da dardan indirilirdi. 

Yapmadılar, yapamazlar çünkü dardan haberi olmayanların gideceği yer devlet mahkemeleridir. 

Bir daha belirtelim; Musa’yı şikayet edenler Alevi falan değil, düpedüz gammazdır. Gammazdan da Alevi falan olmaz. Onların tepkileri de mahkemeleri de Musa’nın duruşuna sökmez, yani vız gelir tırıs gider. 

Ne yani mahkeme, Musa’yı "sen niye 2.5 tonluk yalana itiraz ettin" diye mahkum mu edecek? 

Bir şey çıkmayacak bundan, ama Musa’yı devlete gammazlayarak bundan paye alacak olanlar olacak. Mesela o sözde “alevi” derneği belki bir belediyeden yardım alacak, belki derneklerinin elektrik paralarını Musa’yı şikayet ederek devlete ödetebilirler.....

Gelelim asıl meseleye 

Musa bize gelsin

Nereye mi?

Binboğa’nın hakikatçı bir köyüne gel Musa. 

Bizim köy Binboğalar’da hakikatçıların uzun zaman var olduğu herkesin ötekisi, kimsenin kendinden saymadığı, onların da kimseye benzemediği bir yer. Yani ötekinin ötekisi bir köy.

Biz de ötekileri çok severiz Musam.

Yaklaşık yüz yıl önce “Tarlalarımızın sınırını kaldıralım” diyen Köse Mamo’nun köyü, 
“Aklım ermez ahret eğlencesine
Saygım var bilimin gerçek sesine
Hayal cennetinin has bahçesine 
Softa sürüsünü sürdüm de geldim" diyen İbreti Baba’nın köyü. 

Devletle başı derde düşenlerin sığındığı bir dağ köyü, derisine, düşüncesine, ırkına, diline bakmadan gelenin kabul gördüğü, kendisine sığınanı düşmanına vermeyi illet sayan bir mekan. 

Mesela dedem Deli Hasan, 1915 kırımından kaçan Ermenileri ilk görmüş o sarp koyaklıklarda. O yoksul haliyle günlerce herkesten saklamış ve sonraları bütün köy onları sahiplenmiş ve halen bir çoğunun nüfus kayıtları bizdedir. 

Bize gel Musa.

Seni öyle kadının önüne atacaklarla uğraşma, gel bize.

Onlar varsın 2 tonluk kılıcını sallayacak Alileri ile hasbıhal olsunlar. Sen bize gel.

Onların Ali’si, kılıçla belki gül dikiyordu, olabilir ya belki biz yanlış anladık ama sen gel bize gel.

Belki de kılıçla saz çalıp, semah dönüyordu da biz bilemedik. Ama sen yine de bize gel. 

1970’de çocuktum. Mahzuni de sığınmıştı bizim köye, günlerce kalmıştı. Son zamanlarında gereğinden fazla devlet Alevisi oldu,

Oguz Türkü olmak istedi ama biz yine de varımızı vermekten utanmadık pişman da olmadık.

Ama sen bize gel. 

Ha köyde yaşamam diyorsan, 

Bizimkiler dünyanın bir çok ülkesinde getto gibi yaşarlar, nereyi beğenirsen oraya gel. Ama bizim köye gel.

Musa bize gel. 

Gammazlananların sonu pek hayra alamet olmaz. Sen bize gel.

Senin üzerinden provokasyon yapmak isteyenlere mani ol sen bize gel. 

Varsın onlar 2.5 tonluk kılıcını sallayan Alileri ile baş başa kalsınlar. Sen bize gel. 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.