İran Dışişleri Bakanlığı’nın daveti üzerine Tahran’a ziyarette bulunan PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, İran'da üst düzeyde gerçekleştirdikleri temasın olumlu geçtiğini ve diyalogun süreceğini belirtti. Muslim, ikinci görüşmeyi gerçekleştirmek üzere önümüzdeki hafta Türkiye'ye ziyarette bulunacaklarını açıkladı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın davetiyle 25 Temmuz'da Türkiye'ye giden PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, iki gün süren temaslarının ardından Fransa'ya geçmişti. Avrupa'daki temaslarının ardından İran Dışişleri Bakanlığı’nın daveti üzerine Tahran’a giden Müslim, üst düzey görüşmelerde bulundu. Muslim, buradaki görüşmelerini de tamamladıktan sonra önceki gün Hewlêr'e gitti. Muslim, yaklaşık iki hafta süren yoğun diplomasi trafiği içerisinde sürdürdüğü temaslarını DİHA'ya değerlendirdi.
Temaslarının temel nedeninin Rojava'da devam eden savaş olduğunu ifade eden Muslim, Kürtlere yönelik saldırılarda çok sayıda devlet ile birlikte Baas rejiminden, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) cephesine kadar çok sayıda karanlık gücün yer aldığına işaret etti. Muslim, bunlar aracılığıyla kirli savaş elemanlarının Suriye ve Rojava'ya girdiğini vurgulayarak, Rojava halkı ve PYD olarak kendilerinin de saldırılar karşısında savunma ve örgütlenme içinde olmaları gerektiğini söyledi. Türkiye ve İran ziyaretlerinde bu konunun ele alındığını belirten Müslim, saldırılarda Türkiye'nin rolüne dikkat çekerek, ''Suriye'deki olaylarda Türkiye'nin eli var. Aynı şekilde Avrupa'ya ve İran'a gidişimizin de sebebi Suriye'deki olayların içinde ellerinin olmasıdır. Biz halkımızın çıkarları için nereye gitmek ve kiminle görüşmek gerekiyorsa onlarla görüşürüz" dedi.

Türkiye ile ikinci görüşme olacak

Türkiye'deki temaslarına ilişkin kısaca bilgi veren Muslim, Türk Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin kendilerine çete guruplarını desteklemekten vazgeçeceklerine dair söz verdiklerini belirtti. Muslim, "Bunların dışında başka sözler de verdiler. O karanlık güçlere destek vermediklerini söylediler, 'Ama bizim dışımızda başkaları tarafından yapılan şeyler olabilir' dediler. Bilmiyoruz, onların bilgisi dahilinde mi, bilgisi dışında mı ama inanmış gibi yapmak zorundayız'' şeklinde aktardı. Muslim, görüşmelerde Türk devlet yetkililerinin Rojava'daki dönemsel yönetim konusunda ''En doğal hakkınız'' dediğini de hatırlattı.
Sınır kapılarına ilişkin olarak da Türk tarafının kendilerine insani yardımların geçişine izin vereceklerine dair söz verdiklerini söyleyen Muslim, çoğu ilaç ve çocuk mamasından oluşan insani yardım konvoyunun, Kızıltepe'de sekiz gün bekletildikten sonra Rojava'ya gönderildiğini ifade etti.
Muslim, Kürt Yüksek Konseyi ve PYD olarak bundan sonra da görüşmelerinin süreceğini kaydederek, önümüzdeki hafta içerisinde Türkiye'ye ikinci ziyareti gerçekleştireceklerini söyledi. Buradaki temaslarda Rojava'daki gelişmeler ve saldırıların değerlendirileceğini aktaran Muslim, ''Gerekirse oradaki muhalefetle de oturup görüşeceğiz" diye konuştu.

'İran temasları olumlu geçti'
İran'daki temaslarının da olumlu geçtiğini belirten Muslim, İran devlet yetkilileriyle yaptığı görüşmeleri "İran da bu gelişmelerle yakından ilgileniyor. Özellikle Suriye hükümetiyle birebir ilişkileri var. İran'a gidişimiz de bu çerçevede normal bir ziyaretti. Bizim evimizde oturup, yürütülen siyasetler karşısında seyirci kalmamız beklenemez. Bundan dolayı bu tür görüşmeler normaldir ve bundan sonra da devam edecektir'' sözleriyle aktardı. Muslim, görüşmelerde Rojava'da Kürt halkına yönelik saldırıların  ele alındığını, bunun durdurulması için temaslarda bulunduklarını belirterek, ''Halkımıza karşı yürütülen kirli savaşın durdurulması lazım'' dedi. Bu görüşmelerin tanışma toplantısı niteliğinde olduğunu belirten PYD Eşbaşkanı, Kürtlerin saldırılar karşısındaki tutumu ve Rojava'daki taleplerinin ise haklı bulunduğunu vurgulayarak, ''Taleplerimiz konusunda haklı olduğumuzu söylediler. Suriye’nin parçalanmasından yana değiller, zaten biz de parçalanmasını istemiyoruz” dedi.
Muslim çete gruplarına destek veren Katar ve Suudi Arabistan  ile de görüşmek istediklerini belirterek, “Kapılarını çalabiliriz. Fırsat bulursak onlara Kürtlerden ne istediklerini soracağız” şeklinde konuştu.

Sêmalka kapısı açılmadı

Muslim, Güney Kürdistan Bölgesi ile Rojava arasındaki tek sınır kapısı olan Sêmalka'ya ilişkin olarak günlerdir basında yürütülen kapının açık mı, yoksa kapalı mı olduğu tartışmalarına dair de konuştu. Güney yetkililerinin tepkiler karşısında kapının açık olduğu yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatan Muslim, bu konuda şunları söyledi: "İşte, göz önündedir. Şimdiye kadar hiç geliş-gidiş olmuş mu, tek bir araç dahi geçmiş mi? O köprü ne için yapıldı, araçlar için yapıldı. Kapı kapalı, açık değil. İnsani yardım için diyorlar ama hastalar dahi bekletiliyor. Yine ilaç için aynı şeyi yapıyorlar… Semalka'da 'ölme, bekle' diyorlar. Semalka kapısı açık değil. İnanmayanlar gidip kendi gözleriyle görebilirler. Hiçbir şey geçmiyor. Bayramda kimsenin kendisi için şeker dahi götürmesine izin vermediler."

Kapı yardımlara ve halka açılmalı

Muslim, Sêmalka Sınır Kapısı'nın Sorumlu Müdürü Şevki Barbuhari'nin kapının açık olduğunu kanıtlamak için söylediği "Kapı kapalıysa eğer kapının kapalı olduğunu iddia edenler ve arkadaşları sınırdan nasıl geçiyorlar" sözlerine de cevap verdi. Arkadaşlarının geçişinin resmi yollardan olduğunu ve bunun sınır kapısının açık olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Muslim, "Biz diyoruz ki, halka açılsın, ticarete açılsın. Bizim işimiz resmi temaslar, diplomasi heyetleridir. Heyetler örgütlerin resmi heyetleridir. Bu kapının açık olduğu anlamına gelmez. Savaş içinde bile heyetler resmi yollarla görüşmeye gidip gelirler. Kapının açık olduğunu yönelik olarak eğer resmi yollar kastediliyorsa, evet resmi heyetlerin gidiş-gelişine izin veriyorlar. Hatta bazı gazetecilerin de gidiş-gelişine izin veriyorlar. Eğer kastedilen buysa, evet kapı açık. Ama kapı halk için, insani yardımlar için, ticaret için açılmalı. Biraz ilaç gönderene kadar onlarca yere başvurmamız ve izin almamız gerekiyor" diye konuştu.

 DİHA/HEWLÊR