Awêl Kemal (Ewêl Kemal, Hawêl Kemal) 1922'lerde dünyaya gelmiş. 1.65 boylarında, 80 kilo ağırlığındadır. Dişlerinin üçte biri dökülmüş. Beyaz saçları seyrekleşmiş. Arada bir sakal bıyık uzatır. Bazen sakal uzatıp bıyıklarını keser. Bazen de sakallarını kesip bıyık uzatır. Şalvar, gömlek, yelek, ceket giyip beline acem kuşağı bağlar. Eskiden şapka takardı başına, şimdilerde ise küllah takıyor. Kundurasını topuklarını kırdıktan sonra giyer. Sürekli olarak üzerinde bıçak taşır. Diyarbakır'ın en küfürbaz insanlarındandır. Kendi kendine konuşur, sinirlenir, acaip küfürler savurur. O sinirli ve agresif tavrına rağmen saldırgan biri değil. Eskiden kendi çapında cesur bir kabadayıymış. Bir gün arkadaşlarıyla Dicle nehrinin kenarına gidip alem yaparlar. Kemal çok içer, kafası müthiş dumanlanır, ayağa kalktığı gibi suya düşer. Bu durumu gören arkadaşları, “Ula sen ne awêlsen êle! (ulan sen ne aptalmışsın öyle)'' derler ve o günden sonra adı Awêl* Kemal olarak kalır. 

Dediklerine göre, Pişo Meheme’nin yakın arkadaşlarındanmış. Yolda yürüdüğünde sağına soluna hiç bakmaz, sanki at gözlüğü takmışçasına yürür. Keskin gözlerle insana bakar. Tanıyanlar bazen onu aralarına alıp saatlerce dalga geçer. O da jeton düşünce, yani durumu farkedince sinirlenir ve ardından sağı solu küfür bombardımanına tutar. Eskiden eski halin oralarda kamyon simsarlığı yapardı. Yaşlı olduğu için artık çalışamıyor. İki tane kamyonları var. Çocukları kamyonları çalıştırarak evin geçimini sağlıyor. Evleri, Şehitlik semtinte. Arada bir Eski Hal'in oralara gider, eski arkadaşlarıyla buluşup sohbet eder. Arkadaşlarıyla buluştuğunda muhakkak onu makaraya sarıp kafa bulurlar. Tiftikli Şeyho (Şêxo) adında 50 yaşlarında ayyaş bir oğlu var ki, yeleğinin iç cebinde devamlı olarak içine votka ilave edilmiş kola şişesi bulunur.


Awêl Kemal'in serüvenleri!

“Bir gün köylünün birinden bir bakraç yağ satın alır. Aldığı yağı eve götürüp boşaltır, boş bakracı getirip köylüye verir, ardından da, 'Bana 500 lira borçlusun, paramı ver' der. Köylü, 'Nasıl olur' diye sorar. Kemal, 'Yağı tarttım 5 kilo çıktı, darası ise 6 kilo çıktı. Bu durumda sen bana borçlusun'  diye cevap verir. Köylü, Awêl Kemal’e durumu izah etmeye çalışır ama maalesef onu ikna edemez. Awêl Kemal, '500 liramı ver, sonra da bakracını al git' der. Köylü çaresiz çıkarıp 500 lira verir ve sonra da boş bakracıyla birlikte çeker gider. Awêl Kemal awêldi ama insanları suya götürüp susuz getiren türden bir awêldi.” (Şahin Güler’in anlatımı.)

"Urfa Kapısı’nda, eski halin oralarda kamyon simsarlığı yaptığı dönemlerde ot (esrar) çeker, efelik yapardı. İri yarı, cesur ve belalı biriydi. Üzerinde sürekli silah taşırdı. Zaman zaman insanları kandırır, haksız yere paralarını alır, olmadık hakaretler ederdi. Yük dolu kamyonlarıyla şoförler gelip, 'Buradan Adana’ya kaç kilometre var' diye sorduklarında Awêl Kemal alıklığından mı yoksa fırlamalığından mı nedir bilmiyorum ama, 'Şu karşıdaki binayı görüyor musun, binadan öte Ergani’dir, Ergani’den öte de Adana’dır' diyerek zavallı kamyon şoförlerine yalan yanlış bilgi verirdi.” (Kadri Bayar’ın anlatımı.)

* Awêl: Aptal, alık.