• KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, "Bizim 50 yıllık pratiğimiz var. Alevilerin inanç özgürlüğü için en büyük mücadeleyi verdik. Ben de bir Alevi Kürt genci olarak bu mücadeleye katıldım. İlk kuruluş olan Çubuk Barajı'nda 6 kişiden 4'ü Alevi Kürt gencidir" dedi.

 

Medya Haber TV'nin sorularını yanıtlayan Karasu, Aleviler üzerinden Kürt Özgürlük Hareketi'ne saldırıyla ilgili şunları söyledi: "Şimdi ‘Aleviler’ deniyor. Bu Alevilerin yarısı Kürt'tür. Bu bilinmiyor mu? Kürt Alevilerin de bu mücadeleye destek verdiği bilinmiyor mu? 10 bin civarında Alevi genci bu mücadele içinde şehit düştü. Hareketimiz Kürt Özgürlük Hareketi ama bütün inançların, bütün baskı altında olan kimliklerin özgürlük hareketidir. Bildiri yayımlayan 53 kişi, Önderliği hedef alıyor. Ya insaf! Biz 50 yıllık hareketiz. Önder Apo'nun 50 yıldır söyledikleri var. Bizim 50 yıllık pratiğimiz var. Aleviler vicdanlıdır. Bu 50 yıllık mücadelede, pratiğimizde ne var? İnsaf! Alevilerin inanç özgürlüğü için Türkiye'de en büyük mücadeleyi bizim hareketimiz vermiştir. Bugün Aleviler inanç özgürlüğü mücadelesi veriyor ve biraz daha görünür hale geldiyse bundan mücadelemizin etkisinin ne kadar olduğu bilinmiyor mu? Hangi parti veya kurum bizim mücadelemiz kadar Alevileri görünür kılan bir mücadele yürütmüştür? Bizim mücadelemiz sonucu Alevilerin görünür kılınmasının zemini ortaya çıkmıştır. Hatta devlet, kendine göre Alevileri mücadelemizden koparmak için 80’li yıllarda yavaş yavaş Aleviler karşısında daha biraz yumuşak yaklaşmaya başlamıştır. Mücadelemizin, demokrasi mücadelesinin sonucudur, olumlu bir sonuçtur.

Duyunca çok tepkilendim

Duyunca gerçekten çok tepkilendim. Aleviler vicdanlıdır ya, böyle vicdansızlık mı olur? Hakkaniyet! PKK, bütün kimliklerin görünür kılınmasını sağladı. Êzîdîler, onlar da Kürt tabii. Kim bu kadar görünür kıldı? Hareket başından itibaren görünür kılmaya çalıştı, Alevileri görünür kılmaya çalıştı. Hareketimiz öyle klasik sol yaklaşımda kimliklere duyarsız, şuna duyarsız, biz sadece sınıf yaklaşımını esas alırız gibi bir yaklaşım içinde olmadı. Türkiye'nin temel sorunlarından birinin de kimlik sorunları olduğunu gördü. Bunların en başında da Alevilerin kimlik sorunu olduğunu gördü. Bunu mücadelesinin parçası yaptı. Böyle olmasaydı binlerce Alevi Kürt ve Türk genci mücadeleye katılır, şehit düşer miydi? Mücadelemizde birçok Alevi Türk genci de şehittir. Hâlâ içimizde vardır, çünkü bizim mücadelemiz aynı zamanda Alevilerin inanç özgürlüğü mücadelesidir. Sadece kendimize özgürlük ve demokrasi isteyerek Türkiye'yi demokratikleştiremeyiz. Böyle bir yaklaşım mı var? Belki o imza atanların böyle bir yaklaşımı var: “Özgürlük olacak ama Kürtler için olmayacak. Demokrasi olacak ama Kürtlere olmayacak."

En fazla biz temsil ediyoruz

Tamam, Alevi olabilir, aydın da olabilir, bir şey demiyoruz ama ne yaptıklarını bilmeleri gerekiyor. Ben çoğunun ne yaptığının farkında olmadığını düşünüyorum. Kendilerini, 'Alevileri temsil ediyor' sanmasınlar. Öyle bir şey yok. Alevileri en fazla biz temsil ediyoruz. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ne yapmış o 53 kişi? İnanç özgürlüğü mücadelesi içinde belli yerlerde yer almış olabilirler ama Hareket'in yaptıklarıyla karşılaştırılınca gerçekten kabul edilecek durum değildir.

Kürt Alevi olarak katıldım

Ben de bir Alevi Kürt genci olarak bu mücadeleye katıldım. Kürt halkının özgürlük mücadelesini vermek için katıldık ama inanç kimliğimizin hiçbirini inkâr etmedik. Apoculuğun ilk kuruluşu olan Çubuk Barajı'nda 6 kişiden 4'ü Alevi Kürt gencidir. Ne yani? Bütün bu gençler, binlerce şehit... 10 bine yakın şehit, hâlâ mücadelemizde binlerce Alevi genci var. Ne demek istiyorsunuz? Biz kandırıldık mı yani? Biraz konuşmalarına, tutumlarına dikkat etsinler. Gerçekten samimilerse, vicdanlılarsa, ahlaklılarsa biraz düşünmeleri lazım. Belli ki belli kesimler tahrik etmiş.

Alevilerin hassasiyetleri var

Alevi toplumunun gerçekten hassasiyetleri var. Tarih içinde ezilmiş bir toplum. İnkâr edilmiş, inancı yok sayılmış. İnancı asimile edilip farklılaştırmak isteniyor. Hassasiyetleri var. Evet, ben bu toplumun içinden geldim. Bu hassasiyetleri biliyorum. Bu hassasiyetler çok yanlış da değil. İşte bu hassasiyetler provoke ediliyor. Çeşitli güçler tarafından kaşınıyor. Alevilerin inanç özgürlüğü için en büyük desteği veren Özgürlük Hareketimize böyle yaklaşım göstermek, Alevilere ihanettir. Gerçekten olacak şey değil. Bazı kesimler de buna alet oluyor. Bizim mücadelemizin pratiği var, söylediklerimiz var, yaptıklarımız var. Bu mücadeleye destek vermek için nasıl çırpındığımızı bilmeleri gerekiyor.

Bu gerçek ortadayken ortalığı bulandırmaktan başka bir şey değil. Alevileri mücadelemize karşı tepkilendirecek biçimde tanıtamazlar. Bunlara güçleri yetmez. Onların bildirileri suya yazılmış yazı gibidir. Alevi toplumu tanıyor bizi, bu açıktır. Avrupa'da da tanıyor Alevi toplumu bizi, Türkiye metropollerinde de tanıyor. Demokratik siyasi alanın yaklaşımı yıllardır belli. Kürt demokratik güçlerinin de içinde olduğu HDP'dir, diğerlerinin tutumu nedir? Hangi parti onlar gibi Alevilerin özgürlüğü için tutum almış, düşünce ortaya koymuş?

Bu süreçte olması manidar

Bu açıdan gerçekten kabul edilecek durum değil ama şu sevindirici oldu: gerçekten Alevi kurumları, örgütler hep tutum aldı. 'Bunlar bizi temsil etmiyor, Alevileri temsil etmiyor' dediler. Çok önemliydi, doğru tutum budur. Demokrasi mücadelesinin en temel iki gücünün; Kürt ve Alevinin ortak mücadelesi açısından gereken tutum budur. Kaldı ki Aleviliğin yarısı Kürt’tür. Bunu da bilecekler. Bu yönüyle gerçekten bu süreçte olması manidardır. Bu konuda Alevi kurumları da cevap verdi. Alevi araştırmaları için gerçekten bilinen değerli yazar Mehmet Bayrak cevap verdi. Birçok cevap verildi. Onlara gereken cevap verildi. Alevi kurumlarının benim bildiğim temsilcilerinin hiçbirisi o bildiriyi sahiplenmedi. Bildirinin yaklaşımını doğru görmedi. Kurumlar bunun içine girmedi. Birileri şey etmiş; şu kişi, bu kişi, Alevi, bilinen kişi... Bu süreci zayıflatmak için böyle bir şey ortaya çıkmıştır. Arkasında kim var bilemiyorum yani. Sağduyuyla yaklaşan Alevi kurumlarını da gerçekten kutluyorum. Onlara gerçekten çok doğru bir tutum için saygılarımı iletiyorum." HABER MERKEZİ