- 7 yıllık hukuksuz tutsaklıktan sonra Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden tahliye olan Selçuk Mızraklı, toplumun kaygı ve korkularının telafi edileceği güven arttırıcı adımların gerekliliğini vurguladı.
- Bunun en önemli faslının şeffaflaşma olduğunu belirten Mızraklı, "Buradan çıkmak lazım. İnsanlar bir yola çıktıklarında varacakları adresleri bilmek isterler ki adımlarını planlasınlar. Önümüzü görmemiz için süreçte şeffaflık gerekiyor" dedi.
Edirne Cezaevi’nden tahliye olan eski Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, birçok hukuksuzlukla karşılaştıklarını ancak Türkiye’de yeni bir süreç başladığını hatırlatarak, “Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığı da gözetilerek, dikkatli ve özenli, hızlı yürütülmesi gerekiyor" diye seslendi.
Selçuk Mızraklı, yaklaşık 7 yıllık tutsaklığın ardından Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nden dün öğle saatlerinde çıktı. Sabahın erken saatlerinde cezaevi önünde toplananlar, “Selçuk Mızraklı hoş geldin”, “Azadî bi xêr be heval”, “Özgürlük yarım olmaz Demirtaş’a özgürlük”, “Mızraklı’nın özgürlüğü sevincimiz, Demirtaş’ın tutsaklığı öfkemizdir” pankartları açtı. Selçuk Mızraklı'yı ailesi ve yakınlarının yanı sıra DEM Parti'li siyasetçiler karşıladı. DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, Sözcü Ayşegül Doğan ile DEM Parti milletvekilleri Saruhan Oluç, Serhat Eren ve Cengiz Çandar, Mızraklı'yı karşılamak üzere cezaevi önündeydi. Mızraklı, kendisini karşılamaya gelenlere teşekkür ederek, cezaevinde bulunan arkadaşlarıyla birlikte güç bulduklarını ifade etti.
Başı dik olmayı ilke edindik
Mızraklı, “Hep bir yürek olmuş kocaman bir kitle görüyorum burada. Birbirimizden ayrı simalarımız olabilir ama yüreğimizde tek bir duygu var. Daha iyi bir gelecek, özgür, kardeşçe, demokratik bir yaşam, hepimizi burada buluşturan temel ilkedir. Ölçü bu oldu. Şu an cezaevinde olan onlarca arkadaşımız, sizler ile birlikte güç buldu. O enerji bize direncimizi katlattıran, hislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerden o gücü alarak, hakkımızda usulsüzce kumpaslarla hukuksuzca kesilen cezalara karşı ayakta durmayı ve buradan başımız dik bir şekilde çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik. Gencecik 17-18 yaşındaki çocuklardan 80 yaşındaki büyüklerimize kadar bu duruşu gördüm” dedi.
Kritik bir süreç var
Birçok hukuksuzlukla karşılaştıklarını, ancak Türkiye’de yeni bir süreç başladığını anımsatan Mızraklı, şunları söyledi: “Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığı da gözetilerek, dikkatli, özenli ve hızlı yürütülmesi gerekiyor. Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde ararsınız, derler. Yüzyılın muhasebesine girmiyorum, 2015 ve sonrasının en temel belirleyicisi, hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır. Süleyman Demirel, 1995-1996 yıllarındaki faili meçhuller, köy baskınları, işkencelerde insanların katli söz konusuyken ‘Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz’ demişti. 2015 ve sonrası hukuk dışılığın zirve yaptığı bir dönemdir. Kaybettiğimiz şey hukuktur. İkincisi demokrasidir. Zaten cılız olan demokrasinin bütün değerlerini aşındıran bir süreç yaşandı.
Demokrasi olmazsa olmazıdır
Artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara’ya, bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır. Ortada bir barıştan; barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi, öyle ‘Hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz’ deme durumu değil. Hafızası olan, geçmişi olan, telafi edilmesi gereken başlıkları olan bir süreçten bahsediyoruz. Dolayısıyla barışın kalıcı olabilmesi; yüreklerde, zihinlerde, hafızalarda karşılık bulabilmesi için olması gereken şey, hakikaten samimi hale getirmektir.
Güven arttırıcı adımlar
Bu anlamda demokratikleşme adımlarının, toplumun kaygı ve korku koridorlarının giderek telafi edilebileceği, güven katsayısının, destek katsayısının artırılacağı adımlara ihtiyaç var. Bunun da en önemli faslı şeffaflaşmadır. Yani bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor ve ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi bilmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını atarlar; ya hızlandıracaklar ya da yavaşlatacaklardır. Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, enformasyonun çoğaltılması gerekiyor.
Demirtaş'ın mesajını paylaştı
Asıl burada olması gereken benden önce sevgili Selahattin Demirtaş’tır. Çok yakın zamanda bu kapının önüne tekrar dönmek istiyorum. İçeriye girmekten korkum yok. İçeri girmek için değil, oradaki yoldaşlarımı Selahattin Başkanı almak için gelmek istiyorum. Girerken de kucaklaşmamız muhteşemdi, çıkarken de öyle oldu. Kardeştik, yoldaştık, fikirdaştık, birbirimize sırtımızı veriyor, yüreğimizi açıyorduk. Hepsinden öte daha iyi dünya, daha özgür bir Türkiye, daha iyi bir yaşam, demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olması üzerine kafa patlattık. Demirtaş’ın mesajı ‘Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm’ oldu.”
Bu mücadeleye güç verin
Mızraklı, son olarak gazetecilere de şöyle seslendi: “Artık Türkiye’de Demirtaş başta olmak üzere, İmralı’da Sayın Öcalan başta olmak üzere hepsi ile dışarıda özgürce herhangi bir kısıtlama olmaksızın mülakatların yapılması zamanının gelmesi temennisini ben söyleyeyim ama sizler de lütfen bu mücadeleye güç verin, destek olun.”
Eşbaşkanlardan telefon
DEM Parti Eşbaşkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, tahliye olan Selçuk Mızraklı ile telefonda görüştü. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Hatimoğulları, şunları kaydetti: "Sesi her zamanki gibi güçlü ve umut doluydu. Temennimiz tutsak edilen tüm arkadaşlarımızın özgürlüklerine kavuşması. Arkadaşlarımızla yeniden yan yana gelecek; barış, demokrasi ve adalet mücadelesini daha güçlü, daha kararlı ve omuz omuza sürdüreceğiz. Hoş geldin…"
Bakırhan da Mızraklı’nın tahliye edilmesinin ardından yaptığı paylaşımda, "Dr. Adnan Selçuk Mızraklı, bugün özgürlüğüne kavuştu. Artık yeniden aramızda. Bugün kendisiyle telefonda görüştük, geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Selçuk Başkan’ın özgürlüğüne kavuşması hepimiz için büyük bir sevinç. Şimdi hep birlikte barış, demokrasi ve halk iradesi için yürüyüşümüze kaldığımız yerden devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. EDİRNE