Koalisyon güçleri de 10 Haziran 2014'te DAİŞ'in kontrolüne giren kentin geri alınması için Irak hükümetine destek veriyor. Musul operasyonuna katılacak Iraklı askerler şu anda yabancı komutanlar tarafından eğitiliyor. Ayrıca Irak ordusuna silah ve mühimmat desteği de sağlanıyor.
Türkiye de dahil oldu
ABD'nin talebi üzerine Türkiye de işe dahil oldu. Detayları görüşmek üzere Türk Savunma Bakanı İsmet Yılmaz dün Bağdat'a gitti. Yılmaz, Irak Savunma Bakanı Halit Ubeydi ile görüşmesinden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, "Musul'a başlatılacak bir operasyonda Irak'ın yanındayız. Türkiye, Irak'ın terörle mücadelesinde her türlü istihbarat ve lojistik desteği vermeye hazırdır" dedi. Bu ziyaretten bir gün önce de Türkiye, Musul operasyonu için Bağdat'a iki uçak dolusu askeri yardım malzemesi gönderdi.
Musul Valisi’nin talebi
Aynı gün Musul Valisi Esil Nuceyfi de "Musul operasyonu için 3 bin kadar aşiret mensubunun eğitilip donatılması konusunda Ankara ile anlaştıklarını" açıklamıştı. Bu talebiyle Sünni Musul Valisi, Şii merkezi hükümet yerine Türkiye'nin eğitip donatmasını umduğu kendi ordusuyla kenti kurtararak, DAİŞ'in ardından kentteki hakimiyeti bir de Şiilere kaptırmak niyetinde olmadığını gösteriyor. Türk Savunma Bakanı ise valinin talebinin hatırlatılması üzerine DAİŞ'le mücadele koalisyonunda yer aldıklarını hatırlatarak, verilecek desteğin bu kapsamda olacağını söyledi.
AKP itibarını kurtarma peşinde
Bu durumu BBC Türkçe'ye değerlendiren gazeteci Fehim Taştekin ise "Musul Valisi kendisinin toparladığı ve Türkiye tarafından eğitilmesini istediği bir olgunun kurtarıcı olmasını istiyor. Böyle bir şey tabii ki Türkiye'nin bölgede yitirdiği prestijin geri kazanılmasına yardımcı olacaktır" dedi. Taştekin, müttefiklerinin baskısı altında olan Türkiye'nin 'eğit-donat' gibi girişimlerle Musul operasyonuna katılabileceğini ifade etti.
Selvi köşesinden açıkladı
Hükümete yakınlığı ile bilinen Yeni Şafak Gazetesi'nin yazarı Abdülkadir Selvi ise dünkü köşe yazısında Türkiye'nin Musul operasyonundaki rolüyle ilgili şunları yazdı:"…Nisan ayı itibariyle IŞİD’e karşı 20-25 bin askerin yer alacağı büyük bir kara operasyonu bekleniyor. Koalisyon güçleri bu operasyona savaş uçakları ve füzelerle havadan destek verecekler. …IŞİD’e yönelik operasyonda bizim konumumuz ne olacak? Kara harekatına katılmayacağız. Lojistik ve askeri malzeme desteği vereceğiz. Üslerimiz operasyon merkezi olarak kullanılmayacak ama zorunluluk halinde savaş uçakları İncirlik’e iniş yapabilecek. Savaş uçaklarımız hava harekatına katılmayacak. Awacs erken uyarı uçakları haberleşme desteği verecek."
Pêşmerge katılacak mı?
Kürtlerin askeri gücü Pêşmerge'nin operasyona katılıp katılmayacağını ise Mesud Barzani ile Haydar Abadi arasındaki pazarlıkların sonucu belirleyecek. Aslında Musul operasyonunun kaderi Kerkük sorununun çözülmesine bağlanmış durumda.
İhtilaf noktası Kerkük
Zira Barzani'nin önceliği Kerkük dahil ihtilaflı bölgelerde Kürtlerin yönetimde olması. Barzani yönetimi, Musul operasyonuna katılmalarının karşılığında merkezi hükümetten Pêşmerge’nin kontrolündeki ihtilaflı bölgelerden uzak durmasını istiyor.
Barzani de Abadi de ısrarlı
Geçen ay Mesud Barzani, Haziran'da Kerkük'ü DAİŞ'e terk eden Irak ordusuna bağlı 12. Tümen'in bir daha petrol zengini kente giremeyeceğini açıklamıştı.
Görünen o ki Kürtler, savaşarak DAİŞ'ten geri aldıkları Kerkük'te yönetimi Bağdat'a bırakmak niyetinde değil. Şii Başbakan Abadi ise Kerkük'ü bırakmak niyetinde görünmüyor.
Abadi’nin bu tavrına karşılık KDP’li Kürtler, "Kerkük gibi ihtilaflı bölgeler Güney Kürdistan’a kalmayacaksa Musul için neden Kürt kanı akıtılsın" diyerek operasyona katılmayı reddediyor. Tüm bunlar da operasyonun başlamasını geciktiren faktörler.
Pazarlık sürüyor
Bölgeyi yakından takip eden gazeteci Fehim Taştekin'in bu konudaki görüşü ise şöyle: "Musul çetrefilli bir mesele. Orada henüz Kürtlerle tam bir işbirliği sağlanmış değil. Musul'un geleceği ne olacak? Kerkük'ün geleceği ne olacak? Bütün bunlar olası bir Musul operasyonunda pazarlık konusu. Henüz bir anlaşma sağlanmadığı için de işler sarpa sarmış gözüküyor. ABD, merkez hükümet ve Pêşmerge arasındaki pazarlıklar anladığımız kadarıyla devam ediyor."
Kurtaran hükmeder!
"Iraklıların bir sözü vardır 'Bir kenti kurtaran o kente hükmeder' diye. Sanırım bu söz bütün meseleyi anlatıyor" diyen Taştekin, tüm bu anlaşmazlıklara rağmen DAİŞ tehdidinden kurtulmak için Bağdat ile Hewlêr'in birbirine ihtiyacı olduğuna dikkat çekiyor.
ABD arabulucu konumunda
Taştekin ayrıca pazarlıkların olumlu son bulmasında ABD'nin de etkili olacağı kanısında. Deneyimli gazeteciye göre "ABD de Irak ordusu, Pêşmerge ve Sünni aşiretlerin ortaklığını İran’ın nüfuzunu geriletecek bir formül olarak görüyor."